Kapitalizme, asgari ücrete, 4/C’ye tepki!

Dünyadaki ekonomik krizin faturasını yoksul kesimler ödemek zorunda kalırken, mevcut kapitalist sistem, insanca yaşama şartlarını yok ediyor. TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen tarafından ortaklaşa düzenlenen bir eylemde mevcut küresel ekonomi politikaları ve bunun sonucunda ortaya çıkan krizler, işsizlik, kredi faizleri, asgari ücret uygulaması, özelleştirmelere bağlı mağduriyetler, 4/C yasası ve TEKEL işçilerinin mağduriyeti gündeme getirildi. Özgür Eğitim-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Örs, kısa bir konuşma yaparak “Kapitalizmin acımasız kuşatması altında her geçen gün daha çok ezilen halkımızın sorunlarını dile getirmek için buradayız. Açlık sınırında yaşamlarını sürdürmeye çalışan yoksulların, işlerini kaybeden milyonlarca insanın sesi olmak için buradayız. Asgari ücret ahlaksızlığıyla yapılan köleleştirmelere karşı çıkmak için TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen olarak buradayız.” dedi. Ortak basın açıklamasını ise TEKEL işçilerinden Şinasi Uludoğan okudu.

Basın açıklamasının tam metni:

ASGARİ ÜCRET KÖLELİKTİR!

TEKEL ÇALIŞANLARININ YANINDAYIZ!

Değerli basın mensupları, Duyarlı Tokat Halkı;

Kapitalizmin acımasız kuşatması altında her geçen gün daha çok ezilen halkımızın sorunlarını dile getirmek için buradayız. Açlık sınırında yaşamlarını sürdürmeye çalışan yoksulların, işlerini kaybeden milyonlarca insanın sesi olmak için buradayız. Asgari ücret ahlaksızlığıyla yapılan köleleştirmelere karşı çıkmak için TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen olarak buradayız.

Bilindiği gibi asgari ücret bu yıl 16 yaşından büyükler için 577, 16 yaşından küçükler içinse 499 lira olarak açıklandı. Bu ücret hiçbir akıl ve vicdan sahibi tarafından kabul edilemez. Bu ücretle hiç kimse insan gibi yaşayamaz. Bu ücretle hiçbir aile ayakta kalamaz, hiç kimsenin öğrencisi okula gidemez, hiçbir baba çocuğuna bisiklet alamaz!

Şimdi soruyoruz: Asgari ücreti açlık sınırının bile en az 200 lira altında açıklayanların nasıl bir vicdanı vardır? Bir ay boyunca her gün saatlerce makinelerin, tezgâhların başında en ağır koşullarda ter döken insanların hakkı bu mudur? Asgari ücretliler kapitalizmin acımasız çarklarını döndürmek için modern köleler olarak çalıştırılıyor. Bugün sendikalar yoksulluk sınırını 2500 lira olarak belirliyor. Bütün bunlara bakıldığında asgari ücret bırakın açlık sınırını ancak ölüm sınırını ifade eder!

Türkiye ve dünya geçtiğimiz yıldan bugüne ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya. Ama bilinmesi gereken bir şey var ki bu krizi işçiler, emekçiler, yoksullar çıkarmadı. Dünyayı doymak bilmez bir iştahla tüketen, sömüren kapitalistler çıkardı ancak her zaman olduğu gibi fatura ezilen kesimlere kesildi. Adaletsiz gelir dağılımının mağduru yoksul kesimlerin durumu her geçen gün daha da kötüleşirken bankalar rekor kârlar açıkladılar. Kapitalist sınıflar halkın acıları üzerinden zenginliklerine zenginlik kattılar. Bugün çaresiz bırakılan halkımızın önemli bir çoğunluğu krediler ve kredi kartlarıyla bankalara tutsak edilmiştir.

Ülkeyi yöneten iktidarlar değişse de yoksul kesimlere, işçilere, emeklilere uygulanan politikalar değişmiyor. Ak Parti hükümeti, adındaki “adalet” kavramının gereğini yerine getirmeye yanaşmaktansa sermaye çevrelerine göre ekonomi politikaları belirliyor. Patronlar reklamlara çıkıp fakir halkın gözüne bakarak işlerinin “tıkır tıkır”” yürüdüğünü söylerken işsizler, işçiler borç yükünün altında her zamankinden daha çok eziliyor. Aldıkları asgari ücret patronların daha da zengin olmasını sağlıyor. Hükümet de bunu kanunun kılıfına uyduruyor.

Arkadaşlar,

İşsizlik rakamları her geçen gün büyürken özelleştirmeler sonucu yeni mağduriyetler yaşanıyor. Hepinizin bildiği gibi Tokat sigara fabrikasının da aralarında bulunduğu özelleştirmeler sonucu binlerce Tekel çalışanı âtıl duruma düştü. Son bir yıldır Yaprak Tütün işletmelerinde bekletilen Tekel çalışanları şimdi de hemen hemen bütün özlük haklarını kaybederek 4/C kapsamında çok düşük ücretlerle yılda en fazla 11 ay çalışabilecekleri alanlara kaydırılıyorlar. Açlık sınırındaki bir ücretle çalıştırılmak istenen bu insanlar bir aydır haklarını alabilmek için meydanlardalar. Dolayısıyla asgari ücret köleliğinin bir diğer adı da 4/C olmuştur!

Kapitalizme teslim olanlar devleti kâr mantığı ile yönetmek istiyor. Fabrikaları kapatmak, şehirlerin ekonomisini öldürmek bahasına özelleştirmeler yapanlar ortaya çıkardıkları toplumsal yaraların farkında değiller mi? İşini, aşını kaybeden insanların yaşadığı travmayı anlayamayanlar nasıl olur da bu halka yöneticilik yaparlar? Nasıl olur da onları kış mevsimin soğuğunda Ankara’nın havuzlarına doldururlar?

Haklarını arayan Tekel çalışanlarına çok sert açıklamalarla cevap veren başbakanın bu süreçteki tavrını kabul etmek mümkün değildir. İşçilerin çalıştırılma garantisi olmadan fabrikaları özelleştiren hükümet bunun hesabını vereceği yerde hak arama mücadelesini kendince “ideolojik” diyerek mahkûm etme yolunu seçmiştir. Elbette insanların ideolojileri olacaktır. Velev ki ideolojik olsun, ekmeğini, geleceğini talep etmek en temel insan haklarından değil midir?

Değerli arkadaşlar,

Yaşadığımız bütün sorunların iç içe geçmiş olduğunu görmek zorundayız. Halkının en temel haklarını yasaklayanlar, okul ve iş yerlerinde başörtüsüne izin vermeyenler, insanların dil ve kimliklerine ambargo koyanlar aynı egemen mantığın farklı tezahürlerindendir. Saygı gösterilen, ekmeği ve geleceği çalınmayan, inanç ve kimlikleri yasaklanmayan özgür kişiler olmanın yolu kendi irademizi kararlılıkla savunmaktan geçer.

Tekrar ediyoruz ki, asgari ücret köleleştirmedir, insanların ekmeğini gasp etmek zulümdür. Allah zulmedenleri sevmez. Adaleti ve iyiliği emreder. Yetimi, yoksulu doyurmaya ön ayak olmayı ister.

Bu vesile ile biz TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen olarak asgari ücret köleliğine asla razı olmayacağız! Halkımız için insanca yaşanabilecek standartları talep edeceğiz! Milyonlarca emeklinin, asgari ücretlinin ve asgari ücretin de altında çalışan kayıtsız işçinin ve sayısız işsizin yanında olacağız! Onların sesi olmayı sürdüreceğiz.

TOKAD (Toplumsal Dayanışma Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği) & ÖZGÜR EĞİTİM-SEN adına

 Şinasi ULUDOĞAN (Tekel Çalışanı)

Sohbete katılın

1 yorum

  1. toplumsal ve siyasal ilişkileri yozlaştıran bilindik tüccarca bakışı mahkum eden, iktidardan yana değil emekten yana bir duruşu söylem ve eylem anlamında hayata geçiren dostları selamlıyorum.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir