Sakarya 624. hafta: Halkın ekonomisi iyi gitmiyor

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 624. hafta açıklamasında “Türkiye, bugün tüketim ekonomisinin çarkları arasında geleceğini tüketiyor. El parasıyla büyüdüğümüze, kalkındığımıza inanmak isteyenler var. Ekonominin gerçek haliyse; sokağın, esnafın, tarlanın, pazarın rakamlarına bakıldığında görülebilir.” dedi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 624. hafta basın açıklamasında toplu görüşmeleri, çiftçilerin zararlarını, Meclis’i devre dışı bırakan kanun hükmündeki kararnameleri ve haksız ihraçları gündeme aldı.

 

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 624. Hafta Basın Açıklaması

Değerli platform dostları, Sakarya’nın duyarlı insanları,

İnsan inanmaya hazır olduğunda, kendisine söylenmeyecek yalan yoktur. İnsan, kendisini inandırmak isterse; inanmayacağı yalan yoktur. Gerçeklerin acı olduğu dönemlerde, insanlar yalan hayallere, içi boş söylemlere kanmak ister.

Kanmak, aldanmayı seçmek; rahatı bozmaktan kolaydır. Sorgulamak, eleştirmek, sorundan yahut krizden bahsetmek ise rahatsız edicidir. Bizi kurtaracak olan gerçeklerse, ancak rahatımızı bozmayı göze almakla görülebilir.

Türkiye, bugün tüketim ekonomisinin çarkları arasında geleceğini tüketiyor. Elde avuçta hazır olanı satarak yüzülen denizin sonu yaklaşıyor. Diğer taraftan yüksek faiz oranları, az zamanda çok kazanmak isteyen küresel fırsatçıları akbaba gibi üzerimize çekiyor.

El parasıyla büyüdüğümüz, kalkındığımız masalına inanmak isteyenler var. Ekonominin gerçek haliyse; sokağın, esnafın, tarlanın, pazarın rakamlarına bakıldığında görülebilir.

Eğer ekonomide işler gerçekten iyi gitseydi; o zaman kamu çalışanlarına ve emeklilere yapılan zam oranı daha yüksek olurdu. Toplu görüşmeler, tiyatrodan ibaret de kalsa, sergilenen oyun, herkesin alkışladığı bir perdeyle kapanırdı. Lakin milyonlarca kamu çalışanı ve emeklisi, bir kez daha yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edildi. Yetkili sendika, kamunun, toplumun tüm kesimlerinin hakkını savunmak yerine; makam ve mevki istikbalini seçti.

Faizin, kredinin, hibelerin ve suni desteklerin beslediği bir ekonomi elbette tüketimden ibaret kalacaktır. Kötüsü, gerçek üreticilerin de bu ekonominin kurbanı olmasıdır.

Fındık üreticilerinin hali ortada. Hallerine itiraz etmek istediklerinde ise sesleri Kocaali’de olduğu gibi anında kısılıyor.

Pamukova ve Geyve’de çiftçiler, para etmeyen ürünlerini hayvanlara yem etti. Markette 1 liradan satılan ürünlerinin, tarlada 10 kuruştan alıcı bulamamasına anlam veremediler.

Yerli diye satılan markaların, en temel tarım ürünlerini dahi ithal ettiği bu dönemde, tarımın ve hayvancılığın tüketilmesinin acı sonuçları önümüzdeki dönemde daha iyi anlaşılacaktır.

Tükeniş sadece ekonomide, tarımda değil.

Siyaset de epeydir çözüm üretmek yerine günü kurtarmaya dönük hamlelere sahne oluyor. Gücün tek merkezde toplandığı dar bir alana sıkışan yönetim, Meclis’in devre dışı kaldığı kararnamelerle idare ediliyor. Her kararname, bu anlayışa dönük yeni bir uygulama ortaya koyuyor.

Darbeyle, darbeci yapıyla adalet ve hukuk içinde hesaplaşma çağrıları çoktandır havada kalıyor.

İhraçlar, haklarında ne idari ne de hukuki hiçbir işlem bulunmayan insanları da haksızlığa uğratıyor. İdari kararlarla, bir gecede insanların hayatları mahvoluyor. Artık bu gidişata son verilmelidir.

Değerli dostlar,

Bir mübarek bayramın daha eşiğine geldik. Bayramlarımızı gerçekten bayram kılmak içinse daha çok çabaya ihtiyacımız var. Gerek ülkemizde, gerekse bölgemizde, barışın, esenliğin, adaletin, huzurun hüküm sürdüğü günler için, öncelikle kendi rahatımızı bozmamız şart.

Gerçeklerle yüzleşmediğimiz her gün, kayıp olacak. Yaşadığımız her bayram, içimizde buruk bir acı da kalacak. Bu hali değiştirmek için, gelin bu bayramı, geleceğimizi kurban eden her şeyden arınmanın, kurtulmanın vesilesi kılalım. Özümüzdeki değiştirmeden, Rabb’imizin de halimizi değiştirmeyeceğini unutmayalım.

 Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu

 

Bir Cevap Yazın