Sakarya 619. Hafta: Filistin direnişi, İsrail’in sonunu getirecek!

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu’nun 619. hafta basın açıklamasında Mescid-i Aksa ile dayanışma mesajı verildi.

Platform Adına Diriliş Saati Dergisi’nden Ali Gürler’in okuduğu açıklamada,  1967’den beri ilk kez Filistinli Müslümanların Aksa’da Cuma namazı kılamadığı ve İsrail’in Aksa’ya giriş için dedektör kontrolü şartı getirdiği belirtildi.

Dünya Müslümanlarının yaşanılan iç savaşlar nedeniyle Filistin sorununa duyarsızlaştığına dikkat çekilen açıklamada “Bizi öyle birbirimize düşürdüler ki Filistin davasını unuttuk. Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de iç savaşlarla birbirimizi boğazlıyoruz. Asıl düşmanları unuttuk. Amerika ve İsrail’in bölgemizdeki tuzaklarına düştük. Mezhebi ve etnik ayrışma hastalığına düçar olduk. Tam bir kaos halini yaşıyoruz.  Artık silkinmemiz gerekiyor. Vahdeti sağlamalıyız.  Bölgemizdeki iç savaşları barışçıl müzakerelerle sonlandırıp, tüm enerjimizi Amerika ve İsrail’in bölgemizden kovulmasına harcamak zorundayız.  Filistin sorununu tekrar ümmet için merkezi bir konuma oturtmalıyız” denildi.

Hükümete İsrail ile ilişkileri kesme çağrısı yapılan açıklamada, ” Filistin halkının mağduriyetini giderecek yardımlar kadar, başta Hamas olmak üzere Filistin direnişine her türlü eğitim ve teçhizat yardımı yapmak da hükümetin boynunun borcudur. Gelişmiş silahlarla donatılmış Filistin direnişi Siyonistlerin kabusu olacaktır. Türkiye, İran ve Pakistan gibi ülkelerle işbirliği yaparak Filistin direnişini güçlendirmelidir” ifadelerine yer verildi.

Son olarak boykot çağrısı yapılarak açıklama sonlandırıldı: “Buradan halkımıza sesleniyoruz: Siyonistlerin ürettiği tüm ürünler ve Siyonist kuruluşlara karşı boykot duyarlılığımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Aldığımız her ürünün, yemek yediğimiz ya da kahve içtiğimiz her mekanın kime ait olduğunu irdeleyelim. Paramızla Siyonistlere hizmet etmeyelim. Filistin halkına ve direnişine maddi ve manevi yardımlarımızı gönderelim. Dualarımız kadar, tüm maddi imkanlarımızı Filistin için seferber edelim. Filistin’de yaşanan süreci sürekli gündemimizde tutalım. Bu sürecin görmezden gelinmesine izin vermeyelim.  Ümmet bilincini kuşanarak Filistin halkı ile bütünleşelim, Filistin davasını yaşamımızın merkezine yerleştirelim.”

619. Hafta Basın Açıklaması

FİLİSTİN DİRENİŞİ İSRAİL’İN SONUNU GETİRECEKTİR!

Siyonist İsrail’in Filistin’de devam eden zulmü Mescid-i Aksa’da üç Müslümanın öldürülmesiyle yeni bir aşamaya girdi.

Siyonistler 1967 Savaşı’ndan bugüne ilk defa Mescid-i Aksa’da Cuma namazının kılınmasını yasakladılar ve Mescid-i Aksa’ya elektronik dedektörlerin kontrolünden geçerek girebilme şartı getirdiler.

Siyonistler bir yandan Mescid-i Aksa’ya yönelik operasyonları ile Kudüs Müslümanlarına zulmederken, diğer yandan tüm Filistin’den Müslümanların çıkarılması ve Filistin’in bir Yahudi yurdu haline getirilmesi doğrultusunda her tür gayr-i meşru icraati gerçekleştirmeye aralıksız devam ediyorlar.

Buna karşın, Kudüs’ün, Gazze’nin, Batı Şeria’nın, tüm Filistin’in evlatları Siyonistlere karşı bütün güçleri ile direniyorlar.

İsrail polisi ve askeri, Mescid-i Aksa’nın girişinde namaz kılarak, dua ederek nöbet bekleyen Müslümanları yaşlı, kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın tartaklamaya ve tutuklamaya devam ediyorlar. Son bir haftadır yüzlerce Filistinli yaralandı.  Dün Cuma günü Kudüs’te meydana gelen olaylarda üç Filistinli Müslüman şehit oldu, yüzlercesi yaralandı. Siyonistler Mescid-i Aksa üzerinden kendi gücünü ve pervasızlığını Filistinli Müslümanlara dayatmaya çalışıyor. Mescid-i Aksa ile ilgili her tür kararı ben veririm mesajını dünyaya ilan ediyor.

Filistinli Müslümanlar her şeye rağmen Mescid-i Aksa direnişini onurlu bir şekilde, her geçen gün yoğunlaştırarak devam ettiriyorlar. Onlar; her sabah helalleşerek evlerinden ayrılan, zilleti değil izzeti tercih eden ve bu yolda tüm bedelleri ödemeye hazır olan Filistin’in yiğit insanları…

Onlar; dünyayı değil, ahireti tercih eden, “Hayat iman ve cihaddır” düsturu ile hareket eden, şehadeti şiar edinen özgür Kudüs gönüllüleri…

Ya biz, Müslüman halklar ve Müslüman ülkeler ne durumdayız? Ne ölçüde sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz? Kutsal beldemiz Kudüs, kutsal mescidimiz Mescid-i Aksa için ne yapıyoruz?

Bizi öyle birbirimize düşürdüler ki Filistin davasını unuttuk. Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de iç savaşlarla birbirimizi boğazlıyoruz.

Asıl düşmanları unuttuk. Amerika ve İsrail’in bölgemizdeki tuzaklarına düştük. Mezhebi ve etnik ayrışma hastalığına düçar olduk. Tam bir kaos halini yaşıyoruz.

Artık silkinmemiz gerekiyor. Vahdeti sağlamalıyız.  Bölgemizdeki iç savaşları barışçıl müzakerelerle sonlandırıp, tüm enerjimizi Amerika ve İsrail’in bölgemizden kovulmasına harcamak zorundayız.  Filistin sorununu tekrar ümmet için merkezi bir konuma oturtmalıyız.

Filistin sorununun çözülmesi demek, Amerika ve İsrail’in Ortadoğu’dan kovulması demektir.

Filistin sorunun çözülmesi demek, Amerika’nın bölgemizdeki 15 Temmuz benzeri operasyonlarının sonlanması demektir.

Filistin sorununun çözülmesi demek, Amerika’nın bölgemizdeki Sisi, Kral Selman gibi uşaklarının sonunun gelmesi demektir.

Filistin sorununun çözülmesi demek, İhvan, Hamas ve Hizbullah gibi İsrail’e karşı direnen yapıların amansız düşmanı olan ve İsrail ile gizli işbirliği yapan  Suudi yönetiminin sonu demektir

Buradan Ak Parti Hükümeti’ne sesleniyoruz: İsrail ile diplomatik, ticari ve askeri ilişkilerinizi kesin.

Siyonist İsrail’in anladığı tek dil güçtür, yani direniştir.

Siyonist İsrail ile masaya oturularak yapılan tüm müzakerelerden şimdiye kadar hiçbir sonuç alınamamıştır.

Siyonistler için öncelikli hedef tüm Filistin’in Yahudi toprağı haline gelmesini sağlamak, sonraki hedef ise Nil’den Fırat’a uzanan, Arz-ı Mev’ud kabul ettikleri toprakları ele geçirmektir.

Ak Parti Hükümeti bu gerçeğin artık farkına varmalı ve bazı menfaatler için Filistin davasını rayından çıkarmamalıdır.

Filistin halkının mağduriyetini giderecek yardımlar kadar, başta Hamas olmak üzere Filistin direnişine her türlü eğitim ve teçhizat yardımı yapmak da hükümetin boynunun borcudur.

Gelişmiş silahlarla donatılmış Filistin direnişi Siyonistlerin kabusu olacaktır. Türkiye, İran ve Pakistan gibi ülkelerle işbirliği yaparak Filistin direnişini güçlendirmelidir.

Buradan halkımıza sesleniyoruz: Siyonistlerin ürettiği tüm ürünler ve Siyonist kuruluşlara karşı boykot duyarlılığımızı en üst seviyeye çıkarmalıyız. Aldığımız her ürünün, yemek yediğimiz ya da kahve içtiğimiz her mekanın kime ait olduğunu irdeleyelim. Paramızla Siyonistlere hizmet etmeyelim.

Filistin halkına ve direnişine maddi ve manevi yardımlarımızı gönderelim. Dualarımız kadar, tüm maddi imkanlarımızı Filistin için seferber edelim.

Filistin’de yaşanan süreci sürekli gündemimizde tutalım. Bu sürecin görmezden gelinmesine izin vermeyelim.

Ümmet bilincini kuşanarak Filistin halkı ile bütünleşelim, Filistin davasını yaşamımızın merkezine yerleştirelim.

Allah (c.c), Filistinli mücahidlerin yar ve yardımcısı olsun.

Yaşasın Filistin Direnişi!

Yaşasın Aksa İntifadası!

Adalet ve Özgürlükler Platformu

Bir Cevap Yazın