Sakarya 599. Hafta: Darbelerin asıl aktörleriyle hesaplaşmalıyız

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 599. hafta açıklamasında, 28 Şubat’ın  muhasebesinin doğru yapılmamasından 15 Temmuz’un çıktığına dikkat çekerek, darbelerin asıl aktörleriyle adaletle hesaplaşılması çağrısı yaptı

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 599. hafta açıklamasında, 28 Şubat’tan 15 Temmuz kalkışmasına gelen darbe süreçlerini değerlendirirken; 28 Şubat darbesinin en önemli mağdurlarından Necmettin Erbakan’ı andı. KHK ile yapılan ihraçlardaki mağduriyetlere de değinilen ve Diriliş Saati Dergisi’nden Ali Fethi Gürler’in okuduğu basın açıklamasında “28 Şubat post modern darbesinin üzerinden 20 yıl geçti. Bu darbenin Amerika’nın ısmarlaması ile içerideki işbirlikçileri tarafından tezgahlandığı artık hepimizin malumu. Acı olan taraf; bu darbenin asıl sorumlularının ceza almadan kurtulmalarıdır. On binlerce insanı mağdur eden darbeciler hiçbir şey olmamış gibi aramızda dolaşıyorlar, hatta televizyon ekranlarında boy gösteriyorlar. Görünen o ki; 28 Şubat darbecileri ile hesaplaşmayı mevcut iktidar göze alamadı.  Temennimiz aynı durumun 15 Temmuz darbecileri için tekerrür etmemesidir.” denildi.

Açıklamanın devamında Necmettin Erbakan da anılarak “Erbakan Hoca’nın anti emperyalist duruşunu, bu ülke kaynaklarını bir avuç rantiyeciye bırakmamak için verdiği mücadeleyi hiç unutmadık, unutturmayacağız. Büyük Şeytan Amerika ve Siyonist İsrail ondan rahatsızdı. Çünkü o, D8 gibi bir proje ile İslam Birliği idealinin temellerini atmıştı. Çünkü o, batının ne denli ikiyüzlü olduğunun farkındaydı. Ülkemizin büyük sermaye grupları da Erbakan Hoca’dan rahatsızdı. Çünkü o, onların faiz gelirlerinin önünü kesecek bir dizi tedbir almıştı. Çünkü o, sermayenin değil, emekçilerin yanında tavır almıştı. Bugün Erbakan Hoca’yı anmak için yola çıkanların önce onu anlamaları gerektiği kanaatindeyiz.” ifadelerine yer verildi.

KHK mağduriyetlerine de yer verilen açıklamada “15 Temmuz darbe teşebbüsü davalarının görülmeye başladığı bir süreçteyiz. Darbe teşebbüsünün planlama ve yürütmesinde sorumluluk alanların en ağır cezalara çarptırılmasının doğru olacağını düşünüyoruz. Ancak bu darbeden haberi olmayan, sırf manevi hislerle bu cemaate yakınlık duymuş birçok insanın işten atılma, mal varlığına el konulma, tutuklama gibi ağır mağduriyetlerle cezalandırılmasını doğru bulmuyoruz. İslam’a göre en büyük erdem “adalet”tir. Müslümanın en önemli vasfı adil olmaktır. Adaletin olmadığı yerde İslam’dan söz edilemez.”

 599. Hafta Basın Açıklaması

ERBAKAN HOCAYI DOĞRU ANLAMALIYIZ!

28 Şubat post modern darbesinin üzerinden 20 yıl geçti.

Bu darbenin Amerika’nın ısmarlaması ile içerideki işbirlikçileri tarafından tezgahlandığı artık hepimizin malumu…

Acı olan taraf; bu darbenin asıl sorumlularının ceza almadan kurtulmalarıdır. On binlerce insanı mağdur eden darbeciler hiçbir şey olmamış gibi aramızda dolaşıyorlar, hatta televizyon ekranlarında boy gösteriyorlar.

Görünen o ki; 28 Şubat darbecileri ile hesaplaşmayı mevcut iktidar göze alamadı.  Temennimiz aynı durumun 15 Temmuz darbecileri için tekerrür etmemesidir.

Birkaç sene sonra 15 Temmuz ana davasının sulanmasından da endişe duyduğumuzu belirtmek isteriz.

Bu vesile ile 28 Şubat darbesinin en önemli mağduru olan Erbakan Hoca’yı rahmetle anıyoruz. Erbakan Hoca’nın anti emperyalist duruşunu, bu ülke kaynaklarını bir avuç rantiyeciye bırakmamak için verdiği mücadeleyi hiç unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

Büyük Şeytan Amerika ve Siyonist İsrail ondan rahatsızdı. Çünkü o, D8 gibi bir proje ile İslam Birliği idealinin temellerini atmıştı. Çünkü o, batının ne denli iki yüzlü olduğunun farkındaydı.

Ülkemizin büyük sermaye grupları da Erbakan Hoca’dan rahatsızdı. Çünkü o, onların faiz gelirlerinin önünü kesecek bir dizi tedbir almıştı. Çünkü o, sermayenin değil, emekçilerin yanında tavır almıştı.

Bugün Erbakan Hoca’yı anmak için yola çıkanların önce onu anlamaları gerektiği kanaatindeyiz.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, Amerika ve İsrail ile uzlaşmamak demektir.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, Ortadoğu’da Amerika’nın uydusu Suudi Arabistan ile ittifak kurmak değil; Amerika, İsrail ve Suud’un karşısında yer alan ittifakın içinde olmak demektir.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, mezhep ve etnik kökenli her türlü ayrışmaya hayır demektir.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, sermayenin değil; emeğin yanında yer almak demektir.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, batı ya da Suud sermayesine bu ülkeyi mahkum etmemek demektir.

Erbakan Hoca’yı anlamak demek, bu ülkenin önemli kaynaklarını özelleştirmeler yoluyla yerli ya da yabancı sermayeye peşkeş çekmemek demektir.

15 Temmuz darbe teşebbüsü davalarının görülmeye başladığı bir süreçteyiz.

Darbe teşebbüsünün planlama ve yürütmesinde sorumluluk alanların en ağır cezalara çarptırılmasının doğru olacağını düşünüyoruz. Ancak bu darbeden haberi olmayan, sırf manevi hislerle bu cemaate yakınlık duymuş birçok insanın işten atılma, mal varlığına el konulma, tutuklama gibi ağır mağduriyetlerle cezalandırılmasını doğru bulmuyoruz.

Çocuklarını yasal statüdeki cemaat okullarına gönderenlerin, paralarını yasal statüdeki Bank Asya’ya yatıranların, cemaate yakın yasal statüdeki sendikalara üye olanların ağır şekilde cezalandırılmasının adil olmadığını düşünüyoruz. Özellikle de bu insanların ailelerinin dahi bu cezaya dahil edilmesini büyük bir vebal olarak görüyoruz.

Cemaatin tabanında yer alan söz konusu insanların Gülen Hareketi’nin ihanetlerini kavrayamaması bir hatadır. Ancak bu hatadan geç de olsa dönenlerin ya da tereddütte olanların çoğunlukta olduğu da unutulmadan söz konusu cezalar gözden geçirilmelidir.

Açığa alma, mal varlığına tedbir koyma, tutuksuz yargılama gibi daha hafif cezalar uygulanarak bu insanların tekrar düşünmesine ve hatadan dönmesine zaman tanınmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

Son süreçte cemaate dönük operasyonlar bahanesiyle, cemaatle ilgisi olmayan iktidara muhalif bazı akademisyenlerin işten atılması büyük bir hatadır.

28 Şubat’ı eleştirenlerin bugün 28 Şubat uygulamalarının benzerlerini muhaliflerine reva görmesi ibretliktir.

İslam’a göre en büyük erdem “adalet”tir. Müslümanın en önemli vasfı adil olmaktır. Adaletin olmadığı yerde İslam’dan söz edilemez.

Ülkemizde adaletin tam anlamıyla tesis edileceği, düşünce ve ifade özgürlüğünün teminat altına alınacağı günlerin yakın olmasını temenni ediyoruz.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

Bir Cevap Yazın