Sakarya 575. hafta: FETÖ’nün 28 Şubat’ta Mağdur Ettikleri İçin Adalet İstendi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 575. hafta basın açıklamasında 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası FETÖ suçlamasıyla ihraç edilen hâkimlerin 28 Şubat sürecindeki siyasi davalarda mağdur ettiği kesimler için yeniden yargı yolunun açılmasını istedi

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 575. hafta basın açıklamasında, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası FETÖ suçlamasıyla ihraç edilen savcı ve hâkimlerin, özellikle 28 Şubat süreci ve sonrasında yürüttüğü siyasi nitelikli davalarda mağdur ettiği mahkûmlar için yeniden yargı yolunun açılmasını istedi. Platform adına Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman’ın okuduğu açıklama, bayram sabahı Van’da yapılan bombalı saldırının kınanması ile başladı. Hac ibadetinin gerçekleştiği Mekke’de bu yıl güvenliğin İsrail dostu G4S Şirketi tarafından sağlanmasına tepki gösterilerek devam eden açıklamada “Müslümanların kardeşlik iklimini soluduğu Hacc’a, mezhep kardeşliğini kendisi için tehdit olarak algılayan Suudi rejimi değil, İslami vahdet düşüncesini özümsemiş bir kurumsal yapının ev sahipliği yapması en doğru olandır. Bu konuda alim, aydın ve öncü şahsiyetlerimizin inisiyatif alarak Kabe’nin Müslümanlar tarafından ortak yönetileceği bir zemin oluşturmaya katkı sağlaması gerekmektedir.” denildi.

Basın açıklamasında, 15 Temmuz sonrasında çıkarılan af düzenlemesinde 28 Şubat süreci ve sonrasında özellikle FETÖ iddiasıyla ihraç edilen hakimlerin verdiği siyasi kararlarla mağdur ettiği kesimlerin kapsam dışı bırakıldığına dikkat çekilerek “Madem ki; bu yargıçların adaletine güven olmuyor, öyleyse zamanında siyasi mülahazalarla içeri attıkları insanlar için yeniden yargı yolu açılmalı ve adalet yerini bulmalıdır. Bu insanların halen gayr-i insani muamelelere maruz kaldığına dair haberler alıyoruz, ki bunun son örneği Tekirdağ F Tipi 2 No’lu Cezaevi’dir. İslami kimliklerinden ötürü yıllarca mahpus yatan Yusufi kardeşlerimizin davalarının takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.” denildi. Açıklamada 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamuda işten çıkarmalarla ilgili olarak da “Süreç öyle bir hal aldı ki bahsi geçen yapılarla ilişkisi olmayan ve hiçbir şiddet eylemine bulaşmamış insanlar da mağdur edildi.” denilerek, söz konusu mağduriyetlerin acilen giderilmesi ve adil bir muhakeme yapılması çağrısı yapıldı.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 575. Hafta Basın Açıklaması

28 ŞUBAT VE FETÖ MAĞDURLARINA ÖZGÜRLÜK!

Bir Kurban Bayramı’nı daha geride bıraktık. Bu mübarek bayramın coğrafyamız için hayırlar getirmesini umarken, Van’dan gelen patlama haberi hepimizi derinden sarstı.
Doğusu’ndan batısına tüm Türkiye halkını hedef alan bu alçak saldırıyı lanetliyor, ülkemizi iç savaşa sürüklemeye çalışan yapılara halkımızın asla prim vermeyeceğini hatırlatıyoruz.
15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamuda işten çıkarmalar sürüyor. FETÖ ve PKK ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle binlerce memur açığa alındı.
Ancak, süreç öyle bir hal aldı ki bahsi geçen yapılarla ilişkisi olmayan ve hiçbir şiddet eylemine bulaşmamış insanlar da mağdur edildi. Bu mağduriyetlerin acilen giderilmesi ve adil bir muhakeme yapılması bağlamında hükümet yetkililerini göreve çağırıyoruz.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da, dünya Müslümanları Kabe-i Muazzama’da toplanarak hac farizalarını yerine getirdiler. Ancak, milyonlarca Müslüman’ın güvenliğini İsrail dostu G4S Şirketi sağladı. Filistinli Müslümanların işkence gördüğü İsrail hapishanelerinin güvenlik ekipmanlarını tedarik eden bu şirket, İsrail İstihbaratı ile de yakın ilişkilere sahip.
İsrail ile ilişkilerini günden güne sıkılaştıran Suudi Arabistan rejimi, böylesi mübarek bir ibadeti de İsrail İstihbaratı MOSSAD için eşsiz bir fırsata dönüştürüyor. İslam coğrafyasının yönetimleri, medya organları ve alimleri ise bu duruma kayıtsız kalıyor.
Halbuki vicdan sahibi her Müslüman tarafından bu konuda itirazlar yükseltilmelidir. Suriye’den Yemen’e, Libya’dan Filistin’e kadar tüm Ortadoğu sathında Amerika ve İsrail ile tescilli ittifaklara imza atan Suudi rejiminin Allah’ın evinin bekçiliğine çöreklenmesine izin verilmemeli, bu işbirlikçi rejimin Allah’ın evinden elini çekmesi için İslam coğrafyasında kamuoyu oluşturulmalıdır.
Müslümanların kardeşlik iklimini soluduğu Hacc’a, mezhep kardeşliğini kendisi için tehdit olarak algılayan Suudi rejimi değil, İslami vahdet düşüncesini özümsemiş bir kurumsal yapının ev sahipliği yapması en doğru olandır. Bu konuda alim, aydın ve öncü şahsiyetlerimizin inisiyatif alarak Kabe’nin Müslümanlar tarafından ortak yönetileceği bir zemin oluşturmaya katkı sağlaması gerekmektedir.
Dikkat çekmek istediğimiz bir diğer husus ise zindanlarda haksız yere çile dolduran Müslümanların akıbetidir. 15 Temmuz sonrasında çıkarılan af düzenlemesinde 28 Şubat ve FETÖ mağdurları kapsam dışı bırakıldı. Buna karşın, onları yargılayan hakimlerin kahir ekseriyeti FETÖ suçlamasıyla görevden alındı.
Madem ki; bu yargıçların adaletine güven olmuyor, öyleyse zamanında siyasi mülahazalarla içeri attıkları insanlar için yeniden yargı yolu açılmalı ve adalet yerini bulmalıdır. Bu insanların halen gayr-i insani muamelelere maruz kaldığına dair haberler alıyoruz, ki bunun son örneği Tekirdağ F Tipi 2 No’lu Cezaevi’dir. İslami kimliklerinden ötürü yıllarca mahpus yatan Yusufi kardeşlerimizin davalarının takipçisi olacağımızı buradan ilan ediyoruz.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

Bir Cevap Yazın