Sakarya 534. Hafta: Asker-AKP İttifakı, Ülkeyi Kaosa Sürüklüyor

2015-12-sakarya-534-hafta

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu534. hafta basın açıklamasında Rus uçağının düşürülmesi ve Tahir Elçi’nin öldürülmesi sonrası gelişen olaylar gündeme getirildi.

Sakarya Dayanışma Derneği‘nden Şafak Yeşil’in okuduğu açıklamada, Rus savaş uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak yapılan “Rusya güzellemeleri”nin son derece sıkıntılı olduğuna vurgu yapılırken, “Rusya bölge halkları açısından, ABD’den farklı olmayan emperyalist bir güçtür. Suriye olayına dahli, kendi bölgesel hesapları dolayısıyladır. Suriye de, İran da bunun farkındadırlar. Ancak bölgeye bizzat Türkiye Devleti tarafından davet edilen emperyal-Nato güçleri ve yine coğrafyamızda başta ABD ve Türkiye olmak üzere palazlandırılan “tekfirci” sürüler karşısında, bu ittifaka mahkum olmuşlardır. Dolayısıyla Rusya, Suriye ve bölge açısından “kurtarıcı” değil, şartların mahkum kıldığı dönemsel bir müttefiktir” ifadelerine yer verildi.

Geçen hafta Diyarbakır’ın ortasında katledilen Tahir Elçi’nin dosyasına ilişkin gösterilen ciddiyetsizliği de eleştiren platform, söz konusu ciddiyetsizliğin 90’ların “beyaz torosları”na takınılan müsamahadan bağımsız olmadığına dikkat çekti.

Açıklamanın sonunda, Türkiye halklarının mevcut siyasal denkleme mahkum olmadığını belirtilirken, “Bugün emek sorunundan, çevre meselesine, Kürt sorunundan mülteci krizine kadar her alanda parlamento dışı siyasetin daha örgütlü ve güçlü ses çıkarmasına ülkenin gerçekten ihtiyacı vardır” ifadeleri kullanıldı.

SAÖP 534. Hafta Basın Açıklaması

7 Haziran seçimlerinden sonra “Kaos”la korkutulup, Kasım seçimleri öncesi “istikrar” söylemi üzerinden koşullandırılan kesimlerin son bir aydaki gelişmeleri nasıl algıladıkları önemli.

“İstikrar”a kavuşan ülkede son beş ayda yüzlerce insan çatışmalarda hayatını kaybetti, Suriye politikasında içine girilen çıkmaz yol bir bataklığa dönüştü.

Ancak bu bataklık içinde yönümüz kaybetmemek meselesi önemlidir.

Bu açıdan platformumuz, Rus savaş uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak yapılan “Rusya güzellemeleri”ni son derece sıkıntılı bulmaktadır. Rusya bölge halkları açısından, ABD’den farklı olmayan emperyalist bir güçtür. Suriye olayına dahli, kendi bölgesel hesapları dolayısıyladır.
Suriye de, İran da bunun farkındadırlar. Ancak bölgeye bizzat Türkiye Devleti tarafından davet edilen emperyal-Nato güçleri ve yine coğrafyamızda başta ABD ve Türkiye olmak üzere palazlandırılan “tekfirci” sürüler karşısında, bu ittifaka mahkum olmuşlardır.

Dolayısıyla Rusya, Suriye ve bölge açısından “kurtarıcı” değil, şartların mahkum kıldığı dönemsel bir müttefiktir. Siyasette, özellikle bölge siyasetinde böyle taktik ittifaklara odaklanıldığında uzun vadeli yönelimleri gözden kaçırma riski büyüktür.

Aslolanın, anti-emperyalist duruşu kaybetmemeye odaklı, uzun vadeli siyasetler üzerine mesai harcamak olduğu gerçeğinin akıldan çıkarılmaması bugün her zamankinden daha hayatidir.

Aziz dostlar!

Geçen hafta bugün, güpegündüz, Diyarbakır’ın ortasında katledilen Tahir Elçi’nin dosyasına ilişkin gösterilen devlet ciddiyetsizliği, 90’ların “beyaz torosları”na takınılan müsamahadan bağımsız değildir.

Kürt meselesini çözeceği iddiasıyla, önemli miktarda Kürt oyunu iktidarına payanda eden AKP, bugün devletin bölgede  “ibret-i alem” mantığıyla işlediği cinayetlerin ortağı durumuna düşmüştür.

Kemalist statükoyla hesaplaşma iddiasında olanlar, bugün kendi iktidarlarını korumak adına “rejim muhafızı ordu”nun güvenlikçi siyasetlerinin arkasına takılmış durumdadır.

Her türlü siyasal teamülü çiğneyen, muhalif tüm kesimleri şeytanlaştırarak tasfiye etmek çabasında olan, basını “hükümet bülteni”ne çeviren AKP iktidarı, bugün statükoya teslim olmak dışında kendine siyasal bir seçenek bırakmamış durumdadır.

Asker-AKP ittifakı, ülkeyi hem içerde hem dışarda gerçek bir kaosa sürüklemek temayülündedir.

İçerde sıkıyönetim uygulamaları, muhalefeti sindirme çabalarıyla, bölgede kirli ve şaibeli bir takım entrikalarla, ülke topraklarını topyekûn NATO üssüne dönüştürmekle ve dahası Avrupalı diğer emperyalist iktidarları da Suriye topraklarına davet etmekle gidilebilecek bir yer yoktur.

Türkiye halkları, mevcut siyasal denkleme mahkum değillerdir. Bugün emek sorunundan, çevre meselesine, Kürt sorunundan mülteci krizine kadar her alanda parlamento dışı siyasetin daha örgütlü ve güçlü ses çıkarmasına ülkenin gerçekten ihtiyacı vardır.

SAÖP Adına Sakarya Dayanışma Derneği 

Bir cevap yazın