ARŞİV- 6. Yılında Sakarya’daki Adalet ve Özgürlükler Eylemleri (2010-2011)

2015-sakarya-platform-yil-6-00

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, eylül 2010 tarihine geldiğinde, haftalık eylemlerinde 262. haftaya ulaştı ve platformun kuruluş yıldönümünde verdiği kararlılık mesajıyla 6. yıl eylemlerine başladı.

Hem iç siyasetin gündeminin yoğunlaştığı, hem de bölgedeki eskimiş rejimlere karşı başlayan toplumsal hareketliliğin yükseldiği bu dönemde, SAGİR bileşenleri, despotik yönetimlere karşı halkların adalet ve özgürlük taleplerinin yanında durduklarını deklare ederlerken; dış müdahalelere giderek açık hale gelen bu süreçlerin, son tahlilde emperyalist ve siyonist hesaplara hizmet edecek bir noktaya varmaması noktasında çağrılarını yineledi.

2010-2011 yılları arasında yapılan haftalık basın açıklamalarına bakıldığında, ülkedeki siyasi atmosferin kutuplaşmaya başladığı, siyasal sorunların toplumsal çatışma zeminine dönüşme sinyallerinin verildiği kaygısından hareketle yapılan “barış ve kardeşlik için önce adalet” çağrılarının dikkat çektiği görüldü. Bu dönemde özellikle NATO konsepti içinde Meclis gündemine gelen Füze Kalkanı projesine karşı ısrarlı bir kamuoyu oluşturmaya çalışan SAGİR, bölge halklarının esenliğinin küresel egemenlerin projelerine bağlanarak gerçekleştirilemeyeceği hatırlatıldı.

Başörtüsü yasağının devam etmesi ve bunun yargı kararlarıyla sık sık gündeme gelmesi karşısında siyasal iktidarın oyalayıcı ve sorunu kendi politik ajandasına endekslemesinin eleştirildiği basın açıklamalarda, başörtüsü sembolü etrafında buluşan platformların amacının herkes için hak ve adaleti tesis etmek olduğuna da vurgu yapıldı. Yine bu dönemdeki açıklamalarda kapitalist ekonomi politikalarının yol açtığı toplumsal tahribata ve başta asgari ücret olmak üzere emek sömürüsüne karşı itirazlar da açıklamalarda göze çarpmaya başladı.

Aşağıda 2010 ve 2011 yılları eylül ayları arasında yapılan 6. Yıl eylemlerindeki haftalık açıklamalardan bazı pasajlar bulacaksınız.

2015-sakarya-platform-yil-6-01

6. YILDA, İLK GÜNKÜ KARARLILIKLA

17 eylül 2005 tarihinde 10-15 civarında arkadaşımızla inananların üzerine çöken o derin sessizliği yırtabilmek, bir nebze olsun Rabb’imizin bize yüklediği “yaşadığı ana şahitlik” görevini ifa edebilmek kasdı ve arzusuyla, kesintisiz başörtüsü zulmüne karşı kesintisiz direniş kararı aldığımızı kamuoyuna deklare etmiştik. O tarihten beri başörtüsü direnişi 11 ile yayıldı ve tüm olumsuz koşullara rağmen sizlerin desteğiyle sözünün arkasında durdu.

Yasakların sona erdirilmesinde bir arpa boyu yol alabildik belki ama en önemlisi yenilsek bile teslim olmayacağımızı dosta düşmana göstermiş olduk. Bu gururu, bizleri hiç yalnız bırakmayan, sesimize ses sözümüze söz katan tüm kardeşlerimiz ve duyarlı Sakarya halkıyla paylaşıyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 262. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-2

OKULLAR, KAMPÜSLER BAŞÖRTÜSÜNE HÂLÂ KAPALI

Üniversiteler yeni bir öğretim yılına daha yasakla başladılar. Birkaç istisna dışında, Sakarya Üniversitesi’nin de içinde bulunduğu diğer tüm üniversiteler, yıllardan beri devam ettirdikleri başörtüsü yasağını uygulamaya bu yıl da devam etmektedirler. Temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan, daha özgürlükçü yeni bir anayasa taleplerinin yüksek sesle toplumun tüm katmanlarınca seslendirildiği, CHP’nin yeni genel başkanının bile , “başörtüsünü biz çözeriz” diyerek başörtüsü sorununu, çözülmesi gereken bir sorun olarak kabul ettiği, yıllardır hak etmedikleri ve sahip olmadıkları yetkileri kullanarak, haksız güç ve servet edinenlerin, her türlü hukuksuzluk ve zorbalıklarına rağmen kendilerine dokunulamayanların, kendilerinin dokunulmaz olduklarını zannedenlerin, mahkeme kapılarında hesap vermeye başladıkları, askerin arkasına sığınarak siyaset yapanların seslerinin ve güçlerinin zayıfladığı bir ortamda özgür düşünceye en fazla sahip çıkması gereken üniversitelerimizde, bu yasağın halen uygulanabilmesini anlamak ve kabul etmek mümkün değildir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 263. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-3

DİNDARLIK KAPİTALİZME UZLAŞTIRILMAK İSTENİYOR

Batılı egemenler artık Türkiye’ye Kemalizm’in yerine yeni bir elbise biçtiler. Bu elbisenin kumaşı ılımlı İslam ve liberalizm ipliklerinin karışımından dokundu. Dolayısıyla Türkiye’de Kemalizm devri kapanmıştır. CHP de bunu fark ettiği için yeni sürece intibak sinyalleri vermeye başlamıştır. Yeni sürecin yani ılımlı İslam&liberalizm koalisyonunun halkımız için ne anlama geldiğini biraz müzakere edelim istiyoruz. Her fırsatta dünyanın efendisi olduğunu söylem ve tavırlarıyla ortaya koyan ABD ve Avrupa merkezli oligarşik yapı; başta İslam coğrafyası olmak üzere tüm dünyada kendi hegemonyalarına kafa tutan devlet, örgüt, sivil toplum kuruluşu tarzındaki her türlü muhalif yapıyı çökertmek için oyun içinde oyun planlamaya var gücüyle devam ediyor.

2015-sakarya-platform-yil-6-4

Egemen güçler bir yandan İran, Afganistan, Hamas, Hizbullah gibi sıcak direnme noktalarını askeri güçleri ile son derece kanlı bir şekilde ortadan kaldırmaya çalışırlarken; bir yandan da diğer bölgelerdeki Müslümanları kendi kontrolleri altındaki rejimlere entegre etmeye gayret ediyorlar. Dünya Müslümanlarını aşırı ve ılımlı gibi tanımlarla bölerek zulme karşı direnişi zayıflatmaya çalışan egemenler, ülkemizde de dindarları kapitalizmle uzlaştırarak pasifize etmeye çalışıyorlar. Ak Parti’nin öncülüğünde yürüyen bu proje; sistemi dönüştürmeyi hedefleyen muhalif kesimleri iktidar nimetleriyle tanıştırarak sisteme entegre etmeyi başarmıştır. Batılı egemenler siyasi, ekonomik ve sosyal menfaatleri ile çelişmeyen muhafazakâr söylemi tüm İslam coğrafyasında ısrarla desteklemektedir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 264. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-5

BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNDE HÜKÜMET OYALAMAYA DEVAM EDİYOR

Başörtüsü oyunları tüm hızıyla devam etmekte ve bizler de bunu ibretle seyretmekteyiz. Evet, ibretle! Ne hükümetin ne muhâlefetin ve ne de diğer kurum-kuruluş ve şahısların dişe dokunur bir şey yaptıkları yok. Tabii ki konuşmaktan ve insanların kafasını karıştırmaktan ve de zulme uğrayan inanmış, inancının gereği olarak da başını İslâm’ın tesettür emri gereğince örtmüş bacılarımızın ara malzemesi yapılmasına sebep olmaktan öte yaptıkları bir şey yok.

Hükümet aymaz bir şekilde devamlı çâresizliğinden dem vurmakta, muhâlefet hep hakâret dolu tezler gevelemekte, AYM ve YÖK Başkanları ile birçok hukukçu, gazeteci ve fikir adamları ise böyle bir yasağın olmadığını söyleyip durmak-talar. Ancak net bir şekilde âdil ve kalıcı bir çözüm ortaya koyup ta bunu uygulayan babayiğit ise henüz ortalarda gözükmemektedir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 265. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-06

BAŞÖRTÜSÜNE MÜSAMAHA DEĞİL HERKES İÇİN ADALET!

Devletin toplum üzerindeki hoyratça buyurganlığının görünümlerinden biri ve en önemlilerinden olan başörtüsü yasağı gündemi belirlemeye devam ediyor. İslam’ın aydınlık yüzünü yasaklayanlar şimdi yol açtıkları çürümenin sonuçlarıyla baş etmek zorundalar. Başörtüsü ne salt bir fıkhi konu, ne de eğitim hakları meselesidir. Başörtüsü bu toprakların istiklalinin ve ümmetin bir parçası olduğunun sembolüdür. Ve başından beri savunduğumuz gibi “İslami Kimliğin” ayrılmaz bir parçasıdır. Kemalist rejimin ülkeyi ümmetten kopararak batıya eklemleme çabalarının bir parçası olarak cumhuriyetin ilk yıllarından beri bir çatışma alanı oluşturulmuş ve Başörtüsü bu alan içine hapsedilerek güncel politikanın malzemesi haline getirilmiştir.

Bu noktada şunun altını kalınca çizerek bir kez daha belirtmek istiyoruz ki; Başörtüsü mücadelesi “Başörtüsüz”lere karşı değil devlet zorbalığına karşı yürütülen bir direniştir. Başörtüsü direnişi, İslam’ın “Adalet” hedefinin biz Müslümanlara yüklediği tarihsel sorumluluğumuzdur ve ülkemizde verilen Hak ve Adalet mücadelesinin bütünlüğü içinde anlamlıdır. Başörtüsünü savunmak herkesin kendi kimliği ile varolabilmesi ve kendini ifade edebilmesini savunmaktır. Başörtüsü mücadelesi herhangi bir parti, cemaat ya da genel anlamda “dindarlar”ın “rahatlatılması”nın değil daha adil ve yaşanabilir bir ülkenin inşası mücadelesidir. Bu noktada başörtüsünün partiler arası bir medya malzemesi haline dönüştürülmesini reddediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 266. Hafta basın açıklamasından.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

FÜZE KALKANI PROJESİNE HAYIR!

Füze kalkanı projesi Türkiye için çok ciddi bir soruna dönüştü. Ankara’yı sıkıştırmak amacıyla ABD merkezli diplomatik ve psikolojik bir harekât yürütülüyor. Türkiye füze kalkanı projesini kabul ederse, başta İran olmak üzere, Suriye ve Rusya gibi sorunsuz ilişki noktasına geldiği ülkelerle arası açılacak ve büyük bir güven bunalımı yaşanacaktır. Füze kalkanı projesini Türkiye kabul etmez ise, NATO ve Amerika tarafından eksen kayması ile suçlanacak ve karşı cephede olmakla itham edilecektir. Dünyanın efendileri kölelerinin sadakatini deniyor. İktidar her şeye rağmen adaletten yana tavır alarak Füze kalkanının bu topraklarda kurulmasına izin vermemelidir. Füze kalkanına izin verilirse, bunun sorumluları hem bu dünyada hem de ahirette ağır bir hesaba muhatap olacağını unutmamalıdır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 268. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-23

13 YILLIK ZORUNLU EĞİTİM DAYATMASINA HAYIR

Tüm öğrencileri tek tip bir kafa ile resmi ideoloji doğrultusunda yetiştirmek için kurgulanan zorunlu eğitimi de sorgulamanın zamanının geldiğine inanıyoruz. Önce 5 yıl olan, sonra 8 yıla çıkarılan ve son olarak da 13 sene olması tartışılan zorunlu eğitimden bahsediyoruz. Çocuklarımıza modernizm elbisesini giydirmek, kendi değerleri ile kuşatmak adına yürütülen bu zorunlu eğitim zorbalığının sona erdirilmesi için tüm halkımızı mücadele etmeye davet ediyoruz. Bırakın da aileler çocuklarının nasıl eğitileceğine ve ne giyeceğine karar versinler.

2015-sakarya-platform-yil-6-09

DİYALOG SÜRECİNİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ

Kürt sorununun kısmen de olsa bir diyalog sürecine girmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Yüzyıllardır bu topraklar üzerinde kardeş olarak yaşayan Türk ve Kürt haklarını birbirine düşürmeye çalışan karanlık senaryolara karşı akl-ı selimin galip geldiğini görmeyi arzu ediyoruz. Cumhuriyet ideolojisinin Türk etnisitesi üzerine kurulması ve Kürt realitesinin reddedilmesi ile başlayan süreç bugüne kadar bir sorun yumağı olarak geldi. Kaynağını İslam’dan alan ümmet olgusu yerine kaynağını cahiliyeden alan kavim olgusunun resmi ideolojiye hâkim kılınması ile başlayan bu problemin, ümmet bilincinin tekrar yeşertilmesi ile giderilebileceğini her fırsatta tekrarlıyoruz. Ümmet bilincine sahip halklarda kavmi farklar bir üstünlük nedeni olamaz. Ümmet bilincine sahip halklarda insanlar kardeştir.

Türkiye’de parmaklar tetiklerden bir an önce çekilmeli, bugüne kadar yapılan yanlışlar düzeltilmeli ve akan kan durdurulmalıdır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 269. Hafta basın açıklamasından.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

SORUNLAR İÇ İÇE GEÇMİŞ HALDE

Memleketimizin o kadar çok problemi, o kadar çok derdi var ki, biz onları da gündeme getirelim diyoruz ama ne oluyorsa kâh hükümet, kâh muhalefet, kâh devlet erkânı veya yakınları tarafından ikide bir başörtüsü konusunda ahkâm kesmeler güm diye gündeme düşüyor… Hâlbuki bir Kurban Bayramı geliyor ve kurbanlık vardı-yoktu, ucuzdu-pahalıydı aylardır sürüp giden bir acı durum var ve dışarıdan bir sürü hayvan ithal ediliyor. Gerçekten durum acı, çünkü yanlış tarım politikaları yüzünden bu memlekette hayvancılık bitmek üzere, çiftçilik bitmek üzere, ormanlar talan edilmekte.

2015-sakarya-platform-yil-6-10

Ülke tam bir yabancı banka-sermaye kuşatması altına girmektedir. Bankalar, medya, büyük işletmeler, araziler hızlı bir el değiştirme, yabancı emperyalist sermaye gücünün eline geçmektedir. Böyle giderse yakın gelecekte bunların çok acı sonuçlarını göreceğiz ve kendi yurdumuzda garip bir şekilde kalacağız. İnsanlar asgari ücret diye uydurulan bir ücretle çalıştırılarak emeği, alın teri çalınmakta ve işten çıkarma tehditleri savrulmakta, olmazsa işten çıkarmalar almış başını gidiyor. Herkes doğuştan sâhip olduğu dilini rahatça öğrenebilmeli ve konuşabilmelidir. Herkes dininin de gereğini serbestçe öğrenebilmeli, yaşayabilmeli ve gereğince giyinebilmelidir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 270. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-21

İSRAİL’E KALKAN OLMAYIN!

Dün Lisbon’da toplanan tarihi NATO zirvesinde kamuoyunda “füze kalkanı sistemi” olarak bilinen yeni konsept Türkiye’nin de onayı ile kabul edildi. Tüm dünyanın bildiği gibi bu sistemin muhatabı Türkiye’nin komşusu Doğu-İslam ülkeleri ve yine herkesin bildiği gibi Amerika’nın öncelikli düşman ilan ettiği İran İslam Cumhuriyeti idi. Her ne kadar bunun bir savunma sistemi olduğu söylense de gerçekte biliyoruz ki Batının ve bu arada NATO’ya katılması konuşulan İsrail’in çıkarlarını ve güvenliğini esas alan bir proje bu.

ABD ve İsrail’in balistik füzelerinin tehdidine karşı hiçbir yaptırımı olmayan başta İran olmak üzere İslam ülkeleri bu yeni konseptle ABD ve İsrail’in nükleer güç karşısında bir denge oluşturabilmek şansından dahi yoksun bırakılacaklar. Bu konseptin tam meali ABD ve Batı dünyanın istediği bölgesini istediği zaman vurabilir ama kimse onlara karşılık veremez, hatta bunu aklından dahi geçiremezdir. Türkiye’nin İslam ülkeleri nezdindeki itibarını ve Ortadoğu halklarının kaderini belirleyecek böyle önemli anlaşmaya dönük hükümetin geliştirdiği; “Anlaşmada hiçbir ülkenin adı geçmiyor, İran düşman olarak gösterilmiyor” şeklindeki savunuları kamuoyu ile alay atmaktan başka bir şey değildir.

2015-sakarya-platform-yil-6-17

Komşularla sıfır sorun gibi bir sloganı diline pelesenk eden “Davutoğlu konsepti”, Irak seçimlerinde ABD’nin planına alet olduktan sonra son NATO konseptini de onaylayarak inandırıcılığını yitirmiştir. Bu sürecin devamında İsrail’in de aynı kalkan içine alınarak İran’a karşı dokunulmaz kılınması meselesi konuşulmaktadır. Bu noktada “One minute” çıkışlarının “İsrail bizden özür dileyecek” laflarının samimiyetini kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 271. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-24

BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK!

Ülkemiz, “Kürt Açılımı”, “Demokratik Açılım”, “Hoşgörü”, “Ötekine Saygı” gibi sloganlarla oyalandırılırken, vesâyet anayasalarının arkasına sığınanlar, hâlâ düşünce ve inanç özgürlüğü önündeki en büyük engel olarak durmakta, özellikle inancını yaşamak isteyen dindar kesime karşı baskı ve zulümlerini devam ettirmeye çalışmaktadırlar. Hâlâ başörtüsü sebebiyle kız çocukları okullarına alınmıyor, YÖK Başkanlığının beyanatlarına rağmen kanunsuz uygulamalar devam etmektedir. Yetkililerden, keyfi ve hukuksuz uygulama yapan bu rektörler hakkında, eğitimde eşitlik ve özgürlüğü ihlâl etmeleri sebebiyle gereken hukuki süreci başlatmalarını talep ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 272. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-26

NATO PROJESİ MECLİS’TEN GEÇMEMELİ

Füze Kalkanı ihanetine Türkiye’nin ortak edilmesi ile doğacak sonuçlar yeterince tartışılmadan konu gündemin dışına itildi. Geleceğimize sahip çıkmak adına bu ihanetin tartışılması ve engellenmesi gerektiğine inanıyoruz… Ortadoğu’da İran’ı etkisiz hale getirmek ve İsrail’i korumak adına NATO, Füze Kalkanı projesi ile yeni bir adım attı. Bu projenin Amerika ve İsrail hedefleri doğrultusunda inşa edildiği kesin bir gerçeklik olmasına rağmen, Türkiye’nin projeye dâhil olması hiçbir vicdan tarafından kabul edilemez. Türkiye’nin şöyle veya böyle bir şekilde kalkan olmayı kabul etmesi vebal olarak Ak Parti hükümetine yeter.

Milyonlarca Afganlı, Iraklı, Filistinli Müslüman’ın ahı Türkiyeli Müslümanlara büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Gaflet ve hıyanet içinde olmadığımızı göstermek için Türkiye sınırları içerisinde Füze Kalkanı kurulmasına “hayır” diyelim. Bu projenin uygulamaya geçirilmesi için meclis onayı gereklidir. Tıpkı 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi meclisteki milletvekillerini ablukaya alarak projenin meclisten geçmesini engelleyelim. Sonuç tüm halkımız için bir insanlık ve Müslümanlık sınavı olacaktır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 273. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-22

HİÇBİR İKTİDAR KUTSAL DEĞİLDİR!

Son öğrenci protestolarına değinmek istiyoruz. Birçok Avrupa ülkesinde sokakları harekete geçiren öğrenci olaylarını hepimiz izliyoruz. Ve fakat olayların belki binde biri ülkemizde meydana gelince birden herkesin gözü kararıyor. Hele bir de protestoların haşa hükümete dönük bir yönü varsa. Bizler şuna inanıyoruz ki tüm ideolojik yapılar, buna Başörtüsü düşmanları da dâhil, ideolojik mücadelelerini açık, halkı kandırmaksızın, herhangi bir entrikaya tevessül etmeksizin, dürüst ve ahlaklı bir tarzda yapma hakkına sahiptirler. Buna yumurta atma hakları da dâhil… Zira “haksızlığa karşı koyma hakkı”nı tartışmaya açtığınız anda ne Başörtüsünü savunabilirsiniz ne de İslami Direnişi.

Polis tarafından orantısız şekilde darp edilen öğrenciler kendilerince haklı gerekçelerle, hükümete karşı bir protesto eylemi gerçekleştirmenin ötesinde bir şey yapmadılar. Ancak maalesef hükümet yanlısı medyamız bu durumu; yediği tekme yüzünden çocuğunu düşüren bir insanın nikâhını tartışacak kadar seviyesiz bir üslupla tartıştı. Ve kendisini Başörtüsü düşmanlığı tescillenmiş medya ile aynı seviyeye düşürdü maalesef. Burada sanırım hiçbir hükümetin ve iktidarın kutsal olmadığı gerçeğini hatırlatmamız gerekiyor. Ki Muaviye’nin ordusunda İslam fethine çıktığını zanneden gafil Müslümanların durumuna düşmeyelim.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 275. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-12

KAPİTALİZME KARŞI MÜCADELE ÇAĞRISI

2011 yılı net asgari ücret 629 TL olarak açıklandı. Kapitalizmin bütün boyutlarıyla hayata geçirilmeye çalışıldığı ülkemizde bu ücret, modern köleliği tanımlamaktadır. Tüm sendikal hakların yok sayıldığı, taşeronluk sisteminin bir kâbus gibi emekçilerin üzerine çöktüğü bu sürecin halkımız tarafından doğru anlaşılması ve kapitalizme karşı tüm mazlumların ortak bir cephe oluşturması acil bir gerekliliktir. Hükümetin uluslararası sermaye ve ulusal sermayeyi ihya etme çabaları ve buna bağlı sanal büyüme değerleri ile halkımızın gözünü boyama girişimleri deşifre edilerek, kapitalist değerlerin hayatımız kuşatmasına karşı topyekûn bir mücadelenin ortaya konulması zaruridir. Tüm halkımızı kapitalizme karşı mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 277. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-15

BAŞÖRTÜSÜNE AYRIMCILIK HER YERDE!

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı (TESEV)’in ”Başörtüsü Yasağı ve Ayrımcılık” başlıklı raporu başörtüsü yasağının, sadece kamu sektöründe değil, özel sektörde de çalışma hayatında kadınların aleyhine etkilendiğini ortaya koymuştur… Her türlü ayrımcılığın engellenebilmesi için, ayrımcılıkların görünür olması gerekli olduğu vurgulanan raporda, oysa kadınların başörtüsü üzerinden iş dünyasında maruz kaldıkları ayrımcılıkların görünür olmadığını kaydetti. Özel sektörde de yasak olmamasına rağmen iş hayatının yapısı gereği, kamu ile özel sektörün birbirleriyle ilişkileri nedeniyle, özel sektörde başörtülü uzman meslek sâhibi kadınların tercih edilmemeleri gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi, işverenlerin önyargılarından kaynaklanmıyor. Yasak var olduğu sürece, kamu ile ilişkisi olan her türlü özel kuruluş, başörtülü kadın eleman çalıştırmayı, bir işin yapılması açısından bir eksiklik olarak görüyor. Dolayısıyla her toplantıya, her kamu binasına başörtülü çalışan gönderemiyor.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 278. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-13

BAŞÖRTÜSÜ İKTİDARIN DEĞİL İKTİDARI DENETLEYENLERİN SEMBOLÜDÜR

Beş senedir yapmakta olduğumuz açıklamalarda, temel şiarımız; doğrunun, haklının, iyinin yanında olabilmek çabası olmuştur. Ancak semboller üzerinden yürütülen bir iktidar savaşında, savunduğunuz değerlerin istismar edilebilme tehlikesi ile de sürekli yüzleşmek zorundasınız. Bizler “Başörtüsü”nü diğer insanlara inancımızı zorla kabul ettirmek, herkes bizim takımın taraftarı olsun, herkes bizim dediğimiz gibi oturup kalksın, iç dediğimizi içsin, içme dediğimizi içmesin diye savunmuyoruz.

2015-sakarya-platform-yil-6-46

Başörtüsü ne adaletsiz bir ahlakçılığın ne de kör bir muhafazakarlığın sembolüdür. Başörtüsü insanlar arasında adaleti hakim kılmak, insanlara tevhidi ulaştırmak ve onları her türlü iktidarın köleleştirici politikalarından özgür kılmak çabasının sembolüdür. Başörtüsü iktidarın değil, iktidarı denetleyenlerin/denetlemesi gerekenlerin sembolüdür. Bu hatırlatmayı son hafta içinde yaşanan tartışmalar dolayısıyla yapmak ihtiyacı hissettik.

2015-sakarya-platform-yil-6-12

Doğayı talan edecek kanuni düzenlemeler yapan, küçücük bir protesto gösterisine bile tahammül edemeyen, asgari ücreti temel ücret haline getiren, sendikasızlığı dayatan ekonomik politikaların yürütücüsü, yeni RTÜK düzenlemesi ile medyaya aba altından sopa gösteren hükümet, maalesef tüm bunları yaparken seçmenine mesaj vermek için Başörtüsünün arkasına saklanmaya devam ediyor. Bizler bu çirkin siyaseti reddediyoruz. Başörtüsünü savunanlar, günlük siyasetlerin, halkın genel maslahatını gözetmeyen uygulamaların, iktidar şımarıklıklarının tarafı olamazlar.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 279. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-29

DANIŞTAY HUKUKSUZLUĞUNA TEPKİ

Danıştay 8. Dairesi’nin başörtülülere sınava girme hakkı tanıyan 2010 ALES Klavuzu’na, çok komik bir gerekçe ve hukuksuz bir tavırla müdahale ederek durdurma kararı alması, yargının ne denli siyasallaştığının; hatta ondan da öte ne denli ideolojik bir yapıya büründürülmek istendiğinin bir göstergesidir. Toplumsal mutabakatın sağlanması yönünde ortaya koyulan tüm girişimler, çağdışı bir zihniyetle engellenmeye çalışılmaktadır. Danıştay, idarenin hukuksuzluğuna karşı vatandaşın hak ve hukukunu koruma için oluşturulmuş bir üst yargı kurumudur. Dolayısıyla düşünce, inanç ve ifade özgürlükleri kanunsuz bir şekilde engellenen bireylerin, hukukunu savunması gerekirken bizzat kendisi vesayetçi bir zihniyetle 12 Eylüllerin, 28 Şubatların bir uzantısı olarak hukukun ve özgürlüklerin önünde en büyük engel haline gelmiştir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 280. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-11

HALKLAR, İŞBİRLİKÇİ YÖNETİMLERİ İSTEMİYOR

Dünya sömürgeci emperyalist devletleri geçtiğimiz yüzyıllarda yaptıkları istilâlar neticesinde o ülkelerin insanlarını ya kaçırıp köle olarak kullandılar veya vahşî bir şekilde yönettiler. Ancak bu istilâlar onlara pahalıya mal olmaya başlayınca yeni bir yol tuttular. O ülkelerin içinden ismi kendilerinden olan, ancak sömürge ülkelerine bağlı, onların kuklası olan insanlarca istediklerini daha ucuz, daha sağmal bir şekilde devam ettirdiler. Ne var ki artık bu numaralar tutmuyor. Mazlum ve mağdur hâle getirdikleri insanlar artık uyandılar ve canları pahasına da olsa hem dünya emperyalistlerine hem de yerli işbirlikçilere kafa tutar oldular.

İşte Tunus, Mısır, Yemen, Ürdün, Arnavutluk gibi ülkelerde halk artık kendilerine biçilen sömürülme ve sürüleştirilme operasyonlarını bertaraf etmek için hayatları ortaya koyuyorlar. Bir taraftan Lübnan’ın yiğit evlatları olan Hizbullah, diğer taraftan Filistin’in mücâhid evlatları bu oyunlara dur demeye ve yerli işbirlikçileri alaşağı etmenin destansı mücâdelesini vermekteler, hem de bütün kuşatılmışlıklara ve yokluklara aldırış etmeden. İstiklâl mücâdelesi veren yeryüzünün bütün mazlum ve mustazaf insanlarına selâm olsun.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 281. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-14

ORTADOĞU’DAKİ GELİŞMELER AMERİKAN HEGEMONYASINI SARSMALI

Firavun’a karşı izzetli bir duruş sergileyen Mısır halkına selam olsun. 31 yıldan beri Mısır’ı demir yumrukla yöneten zalim mübarek rejiminin sonlandırılması amacıyla devam eden ayaklanmayı tüm kalbimizle destekliyoruz. Allah yar ve yardımcıları olsun. Ortadoğu’daki son gelişmelerin, amerikan hegemonyasına vurulan bir darbe olmasını diliyoruz. Müslüman Ortadoğu halklarının kurtuluşu; amerikan emperyalizmine karşı direnerek adaleti hakim kılmaktan geçmektedir. Dünyanın mazlum halklarının, amerika ve onun doğal müttefikleri Avrupa ve İsrail ile hesaplaşma zamanının geldiğine inanıyoruz.

2015-sakarya-platform-yil-6-52

Son gelişmelerden en çok kaygılananın israil olduğunu gözlemliyoruz. siyonistler yıllardır kullandıkları işbirlikçilerini kaybetme telaşına düştüler. Mısır’da yönetim değişirse Ortadoğu coğrafyasında tüm taşların yerinden oynayacağının farkında olan siyonistler, panik içinde, başta amerika olmak üzere tüm yandaşlarına Mübarek lehine tavır almaları için siyasal abluka uyguluyor. Müslüman Kardeşler’in Mısır’da iktidara gelmesi ihtimali adeta siyonistlerin kâbusu olmuş durumda… Bu gelişmelerin, mazlumların kanından beslenen siyonizm’in sonunu getirmesini yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 282. Hafta basın açıklamasından.

TÜM DARBECİLER ADİL BİR YARGILANMA İLE CEZALANDIRILMALI

Firavun yönetiminin çağdaş uzantısı olan Mübarek rejimi, 18. gününde nihayete ermiş bulunmaktadır. Halk adına halkçılık yaptığı iddiasında bulunan, 30 yılı aşan iktidar hayatında en ufak bir muhalif söyleme bile tahammülü bulunmayan yandaş ve vesayetçi yönetim, sonunda bütün yetkilerini devrederek bilinmeyen bir meçhule doğru yol almak ile meşguldür. Müslüman âlemi olarak tek dileğimiz, bu zatın dünyasının kararması, ahiret yurdunun ise bedbaht olmasıdır. Bu sebeple Müslüman ve mücahit Mısır halkını kutlar, dik duruşlarının istedikleri yönetim tarzının oluşumuna kadar sürmesini dileriz.

2015-sakarya-platform-yil-6-19

Ülkemizde olan gelişmelere sessiz kalmamız da düşünülemezdi elbette.Balyoz davasında da son dönemeç dönülmek üzeredir. Darbe yapmaya teşebbüs suçlamasından sanık sandalyesine oturan muvazzaf ve emekli askerler hakkında tutuklama kararı çıkmış bulunmaktadır. Birkaç ay öncesinde Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramalarda ortaya çıkan belgelerin, savcıların elini kuvvetlendirdiği de aşikârdır. Görevleri, yönetim ve de siyasi hayattan soyutlanmak olan askeri erkân, ülkeyi kötü yönetimin zulmünden kurtarma adına(!) ne şekilde plân yaptıkları bir kez daha gün yüzüne çıkmış bulunmaktadır. Ülkemizde herkes için adalet varsa eğer, adil bir yargılama ile suçluların cezasını bulması tek dileğimizdir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 283. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-33

DİKTATÖRLER GİTTİ, YERLERİNE KİMİN GELECEĞİ DE ÖNEMLİ!

Tunus’un ardından 25 ocakta mısırda başlayan halk isyanı, Mubarek’in ülkeyi terk etmesi sonrası yemen, Libya ve Bahreyn’e de sıçradı. Milyonların sırtına binmiş hantal gövdeleri ile ‘devlet’in kutsallığına ve “tek adam”ların sınırsız otoritesine dayanan rejimler birer birer yıkılmaya başladılar. Bu altüst oluş büyüyerek devam edeceğe benzer. Henüz yeni başlayan bu hareketlerin; halkın sınırsız değiştirme potansiyelini ortaya çıkarması, “Adalet ve Özgürlük” talepleri karşısında, ne kadar kudretli olursa olsun hiçbir iktidarın duramayacağını göstermesi açısından “devrimci” karakterde oldukları yadsınamaz.

2015-sakarya-platform-yil-6-18

Ancak önce Tunus sonrasında ise Mısır’da, kovulan diktatörlerin yerine kimlerin geçeceği meselesinin meçhul kalmasını endişe verici buluyoruz. Halkın başlattığı “sivil” hareketlerin canları bahasına elde ettikleri inisiyatiflerini yine kendi elleri ile “ordu” gibi kadim devlet kurumlarına bırakarak sürecin seyircilerini konumuna düşmeleri, ortaya çıkacak yeni yönetimler ile ilgili belirsizliği tehlikeli bir noktaya taşıyor. Bu yeni durum aslında devrimlerle ilgili bir gerçeği bizlere bir kez daha hatırlatıyor.Örgütü ve liderliği olmayan devrimci kalkışmalar, mevcut kurulu düzenle nihayi bir hesaplaşma içine giremezler ve orta vadede devletin “derin” mekanizmaları tarafından dönüştürülürler. Umarız devam eden süreç bizi yanıltır. Umarız, halkın diktatörlüklere karşı başlattıkları isyanlar örgütünü ve liderliğini bulur ve inşallah bölgenin İslami Hareketleri bu süreci doğru okur ve doğru tavırlar takınırlar.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 284. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-25

28 ŞUBATÇILAR YARGILANMALIDIR

Bugün 28 Şubat’ın yıldönümü münasebetiyle, son söz olarak, 28 Şubat’ın sorumlularının yargılanmasını istiyoruz. 28 Şubat’ın bütün yönlerinin açığa çıkarılması ve sorumlularının hesaba çekilmesi zamanı gelmiştir. Bu konuda 12 Eylül darbesi ile ilgili olarak şeklen yürütülen bir sorgulama sürecine değil, bütün detayların incelendiği ve sorumluların yargılanacağı bir sürece ihtiyaç vardır. Sakarya Adalet Girişimi olarak 28 Şubat sorumluları ile hesaplaşma noktasında hükümeti ve yargıyı duyarlılık göstermeye davet ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 287. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-27

İKTİDARLARIN MÜSTAĞNİLEŞMESİNDEN DERS ALMALIYIZ

Kurtarıcılarından kurtulmaya çalışan ümmet coğrafyası, Tunus ve Mısır’ın ardından Libya, Fas, Cezayir, Bahreyn, Yemen ve Suriye’de tarihi olaylara şahit oluyor. Mısır ve Tunus’ta yaşadıkları ilk şoku atlatan diktatörler ise Batının tereddütlü tavrından da cesaret alarak, halkı silah zoruyla bastırmak şeklinde bir B planı geliştirmeye çalışıyorlar. Libya örneğinde görüldüğü üzere meşruiyetini çok uzun zaman önce yitirmiş iktidarın, halkına karşı gözü dönmüş bir vahşet uygulaması diğer bazıları tarafından da örnek alınmış olmalı ki, Yemen ve Bahreyn’de de benzer şiddet olaylarına şahit olduk. Tüm bu olaylar esnasında bu köhne iktidarlar ile Batılı devletler arasında nasıl kirli menfaat ilişkileri olduğunu da bir kez daha öğrenmiş olduk. Ve yine bu menfaat ilişkilerinin “demokrasi ve insan hakları” için hemencecik kesilemeyecek kadar güçlü olduğunu da.

2015-sakarya-platform-yil-6-50

Gaddafi’ye bu kadar pervasızca halkına saldırma cesaretini veren, Suudi ordusunu Bahreyn’e müdahale cüret etmeye kadar götüren şeyin ellerinde tuttukları bu tür menfaat ilişkileri olabileceğini düşünmeden edemiyoruz. Zira birinci körfez savaşından sonra Saddam’ın nasıl 13 sene iktidarını korumasına izin verildiğini bu arada muhaliflerin uğradıkları katliamlara nasıl göz yumulduğunu ve sonrasındaki Amerikan işgalini unutmadık. Burada batıyı iki yüzlü tavırları dolayısıyla eleştirirken, sözde İslam ülkelerinin düştükleri iradesizliği de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz.

2015-sakarya-platform-yil-6-16

Evet bu olayın bir cephesi, ancak diğer tarafta ise dinamik ancak büyük oranda örgütsüz ve ideolojisiz bu yüzden de büyük oranda kılavuzsuz halklar var. Bu noktada şu öz eleştiriyi de yapmalıyız ki, bu dağınıklıkta bölgedeki İslami yapıların da önemli payı var. Bu geleneksel yapılar, İktidarlar karşısında Hakkı ve Adaleti muhafaza yönünde mücadelelerden çok, mevcut iktidarlara uyum sağlama şeklinde bir gelenek üretmiş ve halka önder olma vasıflarını büyük oranda örselemişlerdir. İslam toplumu tüm bu yaşananlardan muhakkak önemli dersler çıkarmalıdır. Kökeni yada iddiası ne olursa olsun “iktidar” denen şeyin bizatihi kendisinin, müstağniliği, kolayca ilahlığa dönüşmesi, Libya halkı kadar Türkiye halkının ve özelde Müslümanların üzerine kafa yormasını gerektirecek bir husustur.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 288. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-32

LİBYA’DA EMPERYALİST MÜDAHALEYE HAYIR

İslam coğrafyasında halkların isyanı yayılarak devam ediyor. Önceleri halkların özgürlük ve adalet talebiyle doğal bir şekilde ayağa kalkması tarzında yorumlanan süreç, zaman içinde Amerika ve batılı müttefiklerinin manipülasyonuna açık bir pozisyona evrildi. Libya’da halkın diktatör Kaddafi’den kurtularak özgürleşmesi hedefini öne çıkaran muhalifler, bir yandan Amerika, Fransa ve diğer batılı emperyalist güçlerle ortak toplantılar düzenlemek, bu güçlerle birlikte basın açıklaması yapmak ve bu güçler tarafından silahlandırılmak gibi bir dizi ironiyi ortaya koyuyorlar.

2008’de çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 1500 kişinin İsrail tarafından Gazze’de, yine 1992-1995 yılları arasında Bosna’da Sırplar tarafından 350.000 Müslüman’ın katledilmesine seyirci kalan batılı emperyalistleri Libya’da hızla harekete geçiren temel neden nedir acaba? Müslüman halkların diktatörlerinden kurtulmayı hedeflerken, batılı canavarların tuzağına düşmek gibi daha büyük bir tezgaha mı geldiğini sorgulamak zorundayız. Çünkü biz batı emperyalizminin kendi çıkarları doğrultusunda zaman zaman demokrasinin, zaman zaman da dikta rejimlerinin yanında yer aldığını hep gözlemledik.

2015-sakarya-platform-yil-6-48

Eli kanlı batı emperyalizminin insan haklarından ve demokrasiden söz etmesinin ve bu iddialarının ulusal/uluslar arası medya tarafından pompalanmasının ne denli trajikomik olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Irak’ta, Afganistan’da, Somali’de ve daha birçok coğrafyada dökülen kanlar henüz kurumadı… Bizler batılı emperyalistlerin başta Libya olmak üzere tüm İslam coğrafyasındaki müdahalelerini asla kabul etmiyor, tüm halkımızı bu müdahalelere karşı direnişe çağırıyoruz. İslam coğrafyasının geleceğini Müslüman halklar kendi iradeleri ile sadece ve sadece Allah’a kul olmanın bilinci içerisinde belirleyinceye kadar tüm zalimlerle olan mücadelemiz devam edecektir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 289. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-28

TÜPRAŞ’A YASAK PROTESTOSU

İlimizin yüksek tahsil organı Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültelerinden birinde son sınıf öğrencisi olan başörtülü bir kardeşimiz, hazırlamak istedikleri bir ödev için randevu alarak gittikleri Tüpraş tesislerine başı kapalı olduğu için alınmamış. 3 arkadaşı ile ödev yapmak maksadı ile randevu talep ettiklerini ve kabul edilmesi üzerinde, tesislere girmek istediklerine diğer arkadaşlarına problem çıkarılmazken kendisine problem çıkarılmak istenmiş ve bunun sebebini öğrenmek istediğinde, tesislerinin gezmek ya da ödev yapma gayesiyle bile olsa belirli bir kılık kıyafet yönetmeliği olduğu kendisine deklare edilmiştir.  Bunun nedeni sorulduğunda en büyük gerekçenin güvenlik tedbiri olduğu, başörtüsünün ne gibi bir güvenlik zafiyeti çıkaracağı sorusu üzerine ise de, tesislerde bulunan insanların sağa ya da sola takılacak şekilde bir şeyler giymiş olduklarında gerekli tedbirleri almaları gerektiği yönünde gülünç bir karşılık vermişlerdir. Allahın kullarına kesin bir dille emir ettiği başörtüsü, her türlü hakaretlere uğramışken bir de bunu da görecekmiş! Sağa ve sola takılan bir nesne olarak görülen örtünmeden başka acaba daha nelerin o tesisleri gezerken takılma ihtimali olduklarını açıkça beyan ederlerse bundan sonra gelecek olan öğrencilerin zihinlerini daha bir aydınlatmış olurlar fikrindeyiz!!!

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 292. Hafta basın açıklamasından.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
OLYMPUS DIGITAL CAMERA

BAŞÖRTÜLÜ ADAY KAMPANYASI, AKP’NİN TUTARSIZLIĞINI GÖSTERDİ

Adayların hangi kriterlere göre seçildiği ve iktidar partisinin “tek adam partisi” olmaya dönük bir aday profilini tercih etmesi, bu seçim için özellikle üzerinde durulması gereken tartışma başlıklarındandır. Bu aşamada, başörtülü ve açık bir grup bayanın başlattığı “Başörtülü aday yoksa oyda yok” kampanyası ve beraberinde ortaya çıkan tartışmalar boyunca hükümetin ve hükümet ile menfaat birliği içindeki “ev aydınları”nın yaklaşımları ilginç bir o kadar da ibret vericiydi. Bu tartışma; Başörtülü veya açık AKP’de siyaset yapmanın mahiyetini bir yana bırakırsak, Başörtüsünün dindar camianın oy attığı Akp nezdinde dahi nasıl bir sorun olarak algılandığını göstermiş oldu.

Başbakan bu kampanyanın bizatihi kendisini dahi “yakışıksız” olarak değerlendirerek, Başörtüsünü siyasal bir gündem olarak görmediğini izhar etmiş oldu. Bu vesile ile “haddimizi” aşarak Başbakan’a sormak istiyoruz, yakın geçmişte eşlerinizin ve kızlarınızın cumhurbaşkanlığı köşkünden meclis lojmanlarına kadar devletin iktidar mekanlarında görülmelerini içlerine sindiremeyen ve “yakışıksız” gören zihniyet ile aranızdaki farkı artık ne üzerinden izah ediyorsunuz. Toplumsal gelişmenin ve tüm yok saymalara rağmen kesintisiz şekilde sürdürülen Başörtüsü mücadelesinin kazanımlarını hiç utanmadan kendi hanesine yazan, Başörtülü bayanların yaşadıkları ile ise sadece kendi kızları, hanımları üzerinden ilgilenen bu tutumu bir kez daha deşifre etmek istiyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 293. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-40

SURİYE’DE REJİMİN DEĞİL HALKIN YANINDAYIZ

Tunus’ta başlayan, Mısır’da halkın devrimiyle güç kazanan süreç Suriye, Yemen, Libya ve Bahreyn gibi ülkelerde devam ediyor. En kritik noktalardan Suriye’de bugüne kadar yüzlerce insan hayatını kaybetti. Cuma günü Dera’da, Humus’ta halka açılan ateşlerde onlarca insan daha öldürüldü. Böylece Baas rejiminin “reform” ile neyi kast ettiği anlaşılmış oldu. Halk oyunu gördü ve artık bozmadan geri dönmeyecektir.

Korku duvarları birer birer yıkılıyor. Firavunluk rejimlerinin susmaya mahkûm ettiği halklar, haklı öfkeleriyle meydanlardalar. Başta Beşar Esad olmak üzere, Tunus ve Mısır’da devrilen zorbaların halini gören diktatörler ise aynı akıbetin kendi başlarına gelmesini engellemek için her türlü yola başvuruyorlar ama nafile! Adalet, özgürlük, onur ve temsil hakkı için ayaklanan halklar, rejimlerin değişmesini istiyor! Artık her yer Tahrir ve direniş her yerdedir.

2015-sakarya-platform-yil-6-45

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, Suriye’deki halk ayaklanmasını şiddetle ve kanla bastırmaya çalışan Esad rejimine karşı Hükümet’in sergilediği yaklaşım ise Libya’da olduğu gibi “Sıfır Sorun” politikasının, halklarla değil dikta rejimleriyle yürütüldüğünü göstermesi açısından ibret vericidir. Sakarya Adalet Girişimi olarak iktidar sahiplerine karşı halkların yanında durduğumuzu bir kere daha ilan ediyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 295. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-31

İKTİDAR KENDİ MÜLKÜNÜZ DEĞİL

Başbakan’ın Edirne mitinginde Trakya Üniversitesine Başörtüleri yüzünden giremeyen öğrencilerin protestosuna karşı takındığı tutum, aslında hükümetin meseleye bakışını da çok net olarak gösteriyor. Başbakan protestolar karşısında çok şaşırıp “yahu sizin meselenizi çözmedik mi? Üniversiteye giriyorsunuz işte…” gibi çok ilginç bir tepki verirken şunu mu söylemek istiyor. “Başörtüsü meselesi öğrencilerin üniversite kapısından girmelerinden ibarettir, bizde bu konuda üzerimize düşeni yaptık , artık kimse bundan ötesini beklemesin.” Biz de buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Sayın başbakan Başörtüsü sorunu sizinde çok iyi bildiğiniz ancak anlamazlığa vurduğunuz üzere; okul kapısından girebilme meselesi değildir. Ki halihazırda böyle bir iyileşme bile sağlanamamış, kısmi serbestlik tamamen hükümetin istikbaline bağlı hale getirilmiştir. Yani hükümet başta olduğu sürece Başörtülüler mihnet altında kapıdan girecekler, ancak sonrasında herkes başının çaresine bakacak denilmektedir.

2015-sakarya-platform-yil-6-30

Sayın Başbakan bir kez daha hatırlatalım kimse sizden bir güzellik filan istemiyor. Ancak AKP’nin böylesine bir iktidar sarhoşluğu içinde olduğunu ve iktidarı kendilerine ait bir mülk gibi algıladıklarını görüyoruz. Tıpkı görme özürlü bir vatandaşa asgari ücretten yakındığı için gazaba gelip “ görmediğin halde sana iş vermişiz daha ne istiyorsun” diye fırça atan bakanın haleti ruhiyesinde izlediğimiz gibi. Bu yüzdendir ki bir kez daha hatırlatma ihtiyacı hissediyoruz; sayın bakan sayın hükümet sizler orada babanızın mülkünü dağıtmıyorsunuz. Halka ait olan imkanları yönetiyorsunuz, ancak görünen o ki halen bunun farkında değilsiniz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 297. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-43

300 HAFTADIR KESİNTİSİZ DİRENİŞ SÜRÜYOR

300.haftamızda tekrar buraya toplanan bizler, tüm yasakçı zihinlere sesleniyoruz. Tüm mazlumlara uygulanan fiziksel ve psikolojik yıldırmalara karşı duracağımızı, hakkın ve adaletin sağlanması için tüm gayretimizle, yüreğimizle ayakta duracağımızı ilan ediyoruz. Başörtüsüyle ilgili keyfi uygulamalara son verilmeli, herkesin hakları güvence altına alınmalıdır. Başörtüsü serbestliği bir lütuf haline getirilmemelidir.

2015-sakarya-platform-yil-6-38

Sakarya Adalet Girişimi olarak başta, başörtüsü yasağı olmak üzere her türlü haksızlığa karşı adalet ve özgürlük mücadelemizi sürdüreceğiz. İslam’ın Adalet hedefini gözeterek; dini, mezhebi, ideolojik görüşüne bakmaksızın, her birey ya da toplumsal gurubun Hak ve hukukunu kim tarafından ve nereden gelirse gelsin; her türlü zulme ve bozulmaya karşı, toplumu esas alan, duruşumuza devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki bu dünya hepimizin.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 300. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-42

SURİYE HALKINA DA MAVİ MARMARA’YA DA ÖZGÜRLÜK

Güneydeki sınırın hemen diğer yakasında Esad rejimi Suriye halkını katlederken, yaşanan sessizliği kaygıyla izliyoruz. Hemen yanımızdaki zulmün siyasetin reel-politiğine kurban edilmesine kayıtsız kalmayalım! Çıkarların vicdanların önüne geçmesine müsaade etmeyelim.

Mavi Marmara, Özgürlük Filosu’na katılamıyor. Bildiğiniz gibi daha önce bu konuda bazı uyarılarda bulunmuş ve 9 kardeşimizin öldürülmesine ilişkin Türkiye’de dava açılmasının siyasi baskı sonucu engellendiğini ifade etmiştik. Görünen o ki; İsrail’le yeni bir kriz yaşamamak adına dava üzerinde kurulan siyasi baskı, şimdi de Mavi Marmara’nın Gazze için yola çıkmasını engellemekle sonuçlandı. Demek ki artık Gazze’yi özgürleştirmek için Mavi Marmara’yı da savunup, özgürleştirmek gerekecek!

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 301. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-35

KANUNA AYKIRI TÜZÜK OLABİLİR Mİ?

İnanç özgürlüğü açısından geçtiğimiz haftanın önemli bir olayı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından, sadece başörtüsüz fotoğraf vermedikleri gerekçesiyle hak ettikleri ‘Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlığı’ Sertifikalarını alamayan hanım mühendislerin durumudur. Bu hanım mühendisler devlet memurluğu görevinde çalışmadıkları ve sertifikalarını hak ettikleri halde kendilerinden başı açık fotoğraf istenmesinin ma’kul ve meşrû bir gerekçesi var mıdır? Türkiye’de hangi kanun başörtüsünü yasaklamaktadır? Kanunlara aykırı tüzük olabilir mi? Devlet memurlarına uygulanan kanunlara aykırı tüzük maddeleri, özel sektör çalışanlarına nasıl uygulanabilir? Bütün bu soruların makul herhangi bir cevabı yoktur ve yasak halen keyfi bir şekilde sürdürülmektedir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 302. Hafta basın açıklamasından.

MUHALİF HAREKETLER, EMPERYALİST OYUNLARA GELMEMELİ

Bugün Suriye’de ve Libya’da olanları emperyalizmin bu ülkeler ve bölgedeki çıkarları doğrultusunda okuyamazsak bir kez daha oyuna geliriz. Bu ülkelerdeki muhalefetin emperyal tahriklere ve provokasyonlara kapılmadan iktidara karşı bir meşru mücadele sürdürmesi hepimizce desteklenecektir. Ancak olup bitenler bize bölgemizde emperyalizmin halkların kışkırtılması; mezhebi ve etnik ayrılıkların körüklenmesi üzerinden yeni bir dizayn peşinde olduğunu göstermektedir. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Sakarya Adalet Girişimi olarak; Şii-Sünni çatışmasını körükleyerek Suriye’yi karıştıran, Ortadoğu’daki direnişi kırmayı hedefleyen emperyal uygulamaların farkında olduğumuzu ve bu emperyal uygulamalara karşı sonuna kadar mücadele edeceğimizi bir kez daha buradan ilan ediyoruz. Suriye’de iktidarı elinde tutan Baas rejiminin de adalet ve özgürlükleri teminat altına alan, seçimle iktidarın belirlendiği yeni bir düzeni hayata geçirmesi zorunludur. Muhalefetin ise emperyalizmin tuzağına düşmeden mücadelelerini sürdürmesi aynı derecede zorunludur.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 303. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-34

TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN ÇATIŞMALARA SON

Sakarya Adalet Girişimi, son iki hafta içinde Van ve Ankara’da iki farklı buluşmaya katıldı. Adalet ve Özgürlükler Platformu’nun Van Buluşması’nda, Türkiye’nin doğusunda ve batısında yaşayan insanların sorunlarına birbirinden farklı ya da zıt tutumlar sergilediği söylenmişti. Doğu-Batı Kardeşlik Platformu Ankara Buluşması’nda ise toplumsal barışın sağlanması için bütün silahların susturulması gerektiği ifade edilmişti.

2015-sakarya-platform-yil-6-47

Tüm bu tespitler ve çağrılar, zorbalık siyasetlerinin ürettiği şiddet sarmalından çıkabilmek içindi. Adil ve özgür bir geleceğin hepimiz için tesis edilmesi yönelikti. Ocaklara yeni ateşler düşmesin, anaların yürekleri yanmasın diyeydi… Nitekim Diyarbakır’dan gelen son haberler, bu çağrıların karşılıksız kalmasının yeni acılar yaşatacağını göstermesi açısından üzüntü vericidir. Geçmişten ders almayarak tekrarlanan hatalar; bu toprakların evlatlarının canına mâl oluyor. Beklentimiz çatışma ve hamaset politikalarına son verilmesi ve adil çözümlerin geliştirilmesidir.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 305. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-37

RAMAZAN TÜKETİM AYI DEĞİL; PAYLAŞMA VE DAYANIŞMA AYIDIR

Kapitalizm bütün vahşiliği ile dünyada egemen sistem olmayı sürdürüyor. Her geçen gün zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğu bir dönemden geçiyoruz. Batıda insanlar ‘obezite’den ölürken; Afrika’da açlıktan ölüyorlar. Bir yanda açlıktan ölmek üzere olan kardeşlerimizin haberleri gelirken; diğer yanda mübarek Ramazan ayının gelmesiyle birlikte alışverişe hücum eden, Afrika’daki insanlara neredeyse bir ay yetebilecek olan yiyeceği, bir iftarda tüketenlerimize şahit oluyoruz maalesef. Sormak istiyoruz; Ramazan ayı günün belli bir kısmında, salt aç kalmaktan mı ibarettir? Ramazan, nefsin her türlü aldatmacalarından arınıp; fıtratı, gereğince hareket etmeye yönelten, nefsi inşa eden bir aydır. Ramazan, infak ayıdır. Kardeşlik bilincini yaşamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde lüks hayatlarımıza, sınırsız harcamalarımıza, hadsiz yeme-içmelerimize sınırlama getirip; kardeşlerimize, mazlum ve aç-susuz insanlara yardımlarımızı ulaştırmanın vakti gelip çatmıştır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 308. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-49

İNSANLIK, SOMALİ İÇİN AYAĞA KALK!

İnsanlık ayağa kalk! Afrika’daki insanlık dramına daha fazla sessiz kalamazdık, kalamayız ve kalmadıkta. Son asrın en büyük kuraklık felaketi ile yüz yüze olan, Afrika Boynuzundaki özellikle Somali de bulunan müslüman kardeşlerimizi bir lokma ekmeğe muhtaç durumda bırakamazdık. Gönül ve din birliği bulunan, dindaş olmasak dahi sefalet içindeki insan görüntülerine daha fazla duyarsız kalmamız müslümanca yaşama mücadelesi veren bizlere elbette yakışmazdı. Vicdan sahibi her gönüllerde derin izler bırakan, bir parça ekmek kırıntısı ile saatlerce oruç tutmayı göze alan bu toplumlara şefkat ve merhamet ellerini uzatan tüm insanlara şükranlarımızı sunmayı bir borç biliriz.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 309. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-54

AMERİKA’YLA GELEN ÖZGÜRLEŞME DEĞİL SÖMÜRÜ OLDU

Libya halkını özgürleştirmek adına operasyon yapanlar şimdi Libya’nın kaynaklarını paylaşma derdinde… Fransa’nın Libya petrollerinin %35’i karşılığında muhaliflere yardım ettiği basın-yayın organlarında yazılıp çiziliyor. İtalyan petrol şirketinin Libya’da alacağı pay gündemi oluşturuyor. Amerika’nın dev petrol şirketleri avuçlarını ovuşturarak Libya’yı seyrediyor. Kısacası tüm sömürgeciler Libya’nın kaynakları ile ilgili hesaplarını yapıyor. Bütün bu hengamede birileri çıkıp Libya’nın özgürleştiğinden bahsedebiliyor. Hayır! Libya özgürleşmedi. Aksine emperyalizmin kucağına tam olarak oturdu. Amerikan ve Fransız bayrakları ile tekbir getirmek özgürleşmek anlamına gelmiyor. Yani sömürgecilik dilinde maalesef bu da var. Yani halkların gazını öyle bir al ki, insanlar Amerikan ve Fransız bayrakları ile tekbir getirsinler ve emperyalist efendilerine ram olmayı sanal bir zafer sarhoşluğu içinde kutlasınlar.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 312. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-39

SURİYE’DE REJİMİN SONUNU HALK GETİRMELİ, DIŞ GÜÇLER DEĞİL!

Ortadoğu da yanan özgürlük ateşi her geçen gün daha da kuvvetlenmektedir. Tunus ile başlayan insani kalkışma Mısır ile devam etmiş ve son olarak ta komşumuz Suriye’ye kadar ulaşmıştır. Baas rejiminin en katı ve sert yüzü maalesef ki bu ülke de sergilenmeye devam etmektedir. Babasından uzatmalı katil Beşar Esad, ülkeyi yönetme adına kendi halkına akla ve mantığa sığmayacak işkenceler uygulamaya devam etmekte, korkunç katliamlarına ara vermeden devam etmektedir. Öyle ki; en çok insan, kutsal günlerimiz olan Cuma günleri öldürülmekte, bayram günleri toplu katliamlara sahne olmaktadır. Halklarının haklı taleplerine göz yummak hiçbir devirde yönetimlere fayda sağlamamıştır. Umarız ki bu rejimin sonu da özgürlük ve daha fazla insanca yaşama adına mücadele gösteren halkı tarafından getirilir, ülkelere “demokrasi getirme” adına mücadele veren rejimler tarafından değil!!!

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 313. Hafta basın açıklamasından.

2015-sakarya-platform-yil-6-55

Bir Cevap Yazın