MAZLUMDER Sakarya: Çatışma ve Şiddet Ortamı Toplumsal Barışı Tehdit Ediyor

?
?

MAZLUMDER Sakarya Şubesi Başkanı Av. Nurullah Fatih Şentürk, şiddet ortamının toplumsal bir çatışmaya doğru evrildiğine dikkat çekerek; herkesin sağduyu ile hareket ederek toplumsal barış ve kardeşliğe zarar vermemesi gerektiğini vurguladı

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ

Çatışma ve Şiddet Ortamı Toplumsal Barışı Tehdit Ediyor

Türkiye, son iki aydır giderek ağırlaşan bir şiddet ikliminde nefessiz kalıyor.

Adaletin tesis edilerek onlarca yıldır çok canlar yakmış bir sorunun barışçıl yollarla çözüleceğine dair umutların yükseldiği bir süreçten, yeniden çatışmaların başladığı bir sürece gerilemenin bedeli; her geçen gün daha acı bir hâl alıyor. Başta can güvenliği olmak üzere, en temel insan haklarının ihlal edildiği günlerden geçiyoruz.

Özellikle, Hakkari ve Iğdır’da gerçekleşen PKK saldırıları sonucunda yükselen gerilim; etnik kimlik temelli bir toplumsal ayrışma ve çatışma ortamına zemin hazırlayarak, barışı ve kardeşliğimizi tehdit eden bir hâl almaya başladı.

MAZLUMDER Sakarya Şubesi olarak, böylesi kritik bir eşikte, şehrimizdeki herkesi akl-ı selime ve sağduyuya davet etmeyi önemli bir sorumluluk addediyoruz.

Öfkeyi şiddete dönüştüren, insanlarımızı etnik aidiyetleri üzerinden ayrımcılığa uğratan yada siyasi kimliğinden ötürü ötekileştirilmesine yol açan her türlü söz ve fiilden mutlak surette uzak durulmalıdır.

Bu bağlamda, PKK protestoları esnasında HDP il binasının hedef alınması, doğudaki illerden Kaynarca’da fındık toplamaya gelen tarım işçilerinden kiralık tuttukları evden çıkarılmaları ve bazı iş yerlerinde Kürt vatandaşlarımıza ayrımcılık yapılarak hizmet verilmemesi gibi eylemlerin, toplumsal barışı ciddi şekilde yaraladığını hatırlatmak istiyoruz.

Her gün yeni acıların yaşandığı şu kriz ortamında; şehrimizin şiddet, hamaset, nefret ve linç eylemlerine sahne olmamasını temenni ediyoruz. Bunun için mülki idare amirlerinin, protesto gösteri ve yürüyüşlerinin şiddete dönüşmemesi konusunda gereken önlemleri almaları gerekiyor.

Basın ve yayın kuruluşlarına, siyasi parti temsilcilerine ve sivil toplum örgütlerine; bu kritik süreç içinde kullandıkları dilin, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı olmamasına en üst düzeyde hassasiyet göstermeleri çağrısı yapıyoruz.

Toplumun bütün kesimlerine, yaşanan acıların ağırlığına yakışan bir vakarla hareket etmelerini; insanlar arasında kapatılması imkânsız yaralar açacak her şeyden kesinlikle uzak durmalarını hatırlatıyoruz.

Çatışmaların ve ölümlerin, toplumu getirdiği hâl ve içine soktuğu psikoloji doğru anlaşılmak zorunda. Onlarca yılda defalarca denenmiş ve her seferinde çözümsüz kalmış yöntemlerin, hiç ders alınmamışçasına bir kez daha yürürlüğe koyulması kesinlikle doğru değil.

MAZLUMDER Sakarya Şubesi olarak, bir an önce yeniden çatışmasızlık ortamının sağlanması çağrısı yapıyoruz.

Ölmeyi değil yaşatmayı, haksızlığı değil adaleti, ayrılığı değil birliği, ötekileştirmeyi değil beraberliği sağlamak hepimiz için gerekli. Barış ve adalet, hava kadar, su kadar, ekmek kadar hayati ve değerli. Bunun içinse şiddetin değil, diyalog ve müzakerenin çözüm yolu olarak seçilmesini ve gereklerinin acilen yerine getirilmesini istiyoruz.

MAZLUMDER Sakarya Şubesi

Bir Cevap Yazın