İHD ve MAZLUMDER Sakarya Şubeleri Barış Çağrısı Yaptı

2015-08-mazlumder-ihd

İHD (İnsan Hakları Derneği) ve MAZLUMDER (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği) Sakarya Şubeleri tarafından ortak yayınlanan deklarasyonda çatışmasızlık ortamı sağlanarak barış sürecinin geliştirilmesi çağrısı yapıldı.

İHD Sakarya Şubesi Başkanı Muhammet Işık’ın okuduğu açıklamada “Son haftalarda Türkiye’de yaşanan olumsuz gelişmeler hepimizi derin kaygılara sevk etmektedir. Ortadoğu halklarının mevcut çatışmalar ve savaşlar yüzünden yıllardır çektikleri acılar hâlâ tazeyken, onların çektikleri zulümler gözümüzün önündeyken, şimdi biz de, hem geçmişteki gibi bir iç çatışmanın, hem de bölgesel sonuçlar doğurabilecek bir savaşın eşiğinde duruyor olabiliriz. Gerek Suriye politikasının sarsıcı etkileri sebebiyle, gerekse 2013 yılından beri devam eden Çözüm Süreci’nin fiilen bitirilmesiyle, tüm ülke hızlı bir şekilde savaş alanına dönüşmeye başladı. Bu çerçevede, son günlerde gerçekleşen tüm ölümlerden, çatışmalardan ve her türlü şiddet eyleminden derin bir üzüntü ve kaygı duyuyoruz. Yaşanan acıları paylaştığımızı, doğrudan doğruya yaşam hakkına yönelik saldırıları kimden gelirse gelsin kınadığımızı belirtmek istiyoruz.” denildi.

İHD ve MAZLUMDER şubelerinin barış deklarasyonuna, KESK, Eğitim-Sen, Emekli-Sen, Moira Sakarya Kadın Dayanışma Derneği, Sakarya Dayanışma Platformu ve Hayvan Hakları Aktivistleri gibi sivil toplum kuruluşları ve sendikalar ile Halkların Demokratik Partisi, Emek Partisi, Yeşiller ve Sol Partisi de imza attı. Açıklamada “Kürt sorununun çözümünde bir diyalog ve müzakere süreci başlamışken; yeniden geçmiş hataları tekrarlamak kesinlikle kabul edilemez. Bu sebeple barış sürecinin, bir müzakere biçiminde yeniden yürütülmesini sağlayacak mekanizmaların acilen ve kalıcılığı sağlanarak hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şiddet sarmalına daha fazla girmeden, Devlet, askeri ve siyasi operasyonlarını derhal durdurmalıdır; uyguladığı şiddeti sona erdirmeli, temel insan haklarını ihlal eden kamu görevlilerine yönelik sürdürülen cezasızlık politikasına son vermelidir. Kalıcı bir barışın önündeki engelleri kaldırmak üzere PKK ateşkesi mutlak surette muhafaza etmeli, kim olursa olsun yaşam hakkını ve can güvenliğini ihlal eden her türlü fiiline ve silahlı eylemine ivedilikle son vermelidir. Tüm halklar olarak, barıştan yana tavrımızı sürdürmek zorundayız. Hiçbir can savaşa kurban verilemez. Barış yaşamsal bir haktır, vazgeçilemez!” denildi.

BASINA VE KAMUOYUNA

SAKARYA BARIŞ İSTİYOR!

Son haftalarda Türkiye’de yaşanan olumsuz gelişmeler hepimizi derin kaygılara sevk etmektedir.

Ortadoğu halklarının mevcut çatışmalar ve savaşlar yüzünden yıllardır çektikleri acılar hâlâ tazeyken, onların çektikleri zulümler gözümüzün önündeyken, şimdi biz de, hem geçmişteki gibi bir iç çatışmanın, hem de bölgesel sonuçlar doğurabilecek bir savaşın eşiğinde duruyor olabiliriz.

Gerek Suriye politikasının sarsıcı etkileri sebebiyle, gerekse 2013 yılından beri devam eden Çözüm Süreci’nin fiilen bitirilmesiyle, tüm ülke hızlı bir şekilde savaş alanına dönüşmeye başladı. Bu çerçevede, son günlerde gerçekleşen tüm ölümlerden, çatışmalardan ve her türlü şiddet eyleminden derin bir üzüntü ve kaygı duyuyoruz.

Yaşanan acıları paylaştığımızı, doğrudan doğruya yaşam hakkına yönelik saldırıları kimden gelirse gelsin kınadığımızı belirtmek istiyoruz.

Onlarca yıldır uygulanan güvenlik politikalarının kaosu beslemekten başka sonuç vermediği ortadayken, Kürt sorununun çözümünde bir diyalog ve müzakere süreci başlamışken; yeniden geçmiş hataları tekrarlamak kesinlikle kabul edilemez. Bu sebeple barış sürecinin, bir müzakere biçiminde yeniden yürütülmesini sağlayacak mekanizmaların acilen ve kalıcılığı sağlanarak hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Şiddet sarmalına daha fazla girmeden, Devlet, askeri ve siyasi operasyonlarını derhal durdurmalıdır; uyguladığı şiddeti sona erdirmeli, temel insan haklarını ihlal eden kamu görevlilerine yönelik sürdürülen cezasızlık politikasına son vermelidir.

Kalıcı bir barışın önündeki engelleri kaldırmak üzere PKK ateşkesi mutlak surette muhafaza etmeli, kim olursa olsun yaşam hakkını ve can güvenliğini ihlal eden her türlü fiiline ve silahlı eylemine ivedilikle son vermelidir.

Barış ve Çözüm Süreci’nin devamı için 28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe’de deklare edilen “30 yıllık çatışma sürecini kalıcı barışa götürme” amacına bağlı kalınmalıdır.

7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında yeni bir hükümet kuruluna kadarki sürecin kaotik bir noktaya evrilmemesi konusunda Meclis’teki tüm siyasi partilerin eşit sorumluluk taşıdıklarını kendilerine hatırlatmak istiyoruz. Bu zaman zarfında mevcut Hükümet de, geçici süreliğine görev başında olduğu gerçeğine uygun hareket etmelidir. Aksi takdirde, hepimizin ortak kaderini belirleyecek kritik kararları tek başına almanın, toplumsal meşruiyet sorunu yaratacağı aşikardır.

Meclis’teki tüm vekiller, toplumdan yükselen çağrılara ve beklentilere uygun olarak, adalet, özgürlük ve barış için çalışmalarına hız vermelidir. Bu süreçte devlet kurumları da, Meclis’te temsil hakkı kazanmış siyasal partilere yaklaşımı eşit mesafede olmalı, partileri birbirine karşı ayrıştıran ya da düşmanlaştıran her türlü hareketten uzak durmalıdır.

Bizler, İnsan Hakları Derneği Sakarya Şubesi ve MAZLUMDER Sakarya Şubesi’nin çağrısıyla “Savaşa Karşı Barış İnisiyatifi” çatısı altında toplanmış ve aşağıda isimleri mevcut tüm dernek, oda, sendika ve diğer sivil toplum kuruluşları olarak, ülke içinde ve dışında herhangi bir savaşı istemediğimizi belirtmek istiyoruz.

Tüm halklar olarak, barıştan yana tavrımızı sürdürmek zorundayız. Savaşlar sadece acı, ölüm, tecavüz, düşmanlık, yıkım ve sefalet getirir. Hiçbir can savaşa kurban verilemez. “Savaşa Hayır, Barışa Evet” çağrımıza destek olmak isteyen tüm diğer yapıları ve Sakarya halkını sesimize ses katmaya davet ediyoruz.

Barış yaşamsal bir haktır, vazgeçilemez!

ÇAĞRICILAR: İHD Sakarya Şubesi, MAZLUMDER Sakarya Şubesi

Metne İmza Verenler: KESK, Eğitim-Sen, Emekli-Sen, Hayvan Hakları Aktivistleri, Moira Sakarya Kadın Dayanışma Derneği, Sakarya Dayanışma Platformu, Emek Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Yeşiller ve Sol Partisi

Bir cevap yazın