Sakarya 507. hafta: Mavi Marmara Şehitlerini Unutmuyoruz

2015-05-sakarya-507-hafta-1

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 507. Hafta basın açıklamasında Mavi Marmara’da hayatını kaybeden yâd ederken, hakkın ve adaletin hakim olduğu bir dünya özlemini dile getirdi

 Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman’ın okuduğu 507. hafta açıklamasında İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisinde katlettiği gönüllüler yâd edilirken, yaklaşan seçim süreciyle ilgili temenniler dile getirildi. Duman, “Mavi Marmara direnişi, Türkiye Müslümanlarının Filistin davasına olan sadakatinin ölçüsü oldu. Mavi Marmara direnişi sivil direnişin de nasıl tarih yazabileceğini, ümmet coğrafyasının tüm alanlarında zulme karşı sivil direnme olgusunu geliştirmenin ne denli önemli olabileceğini bize gösterdi. Bizler Filistin sorununun tüm dünya Müslümanlarının en hayati sorunu olduğunu, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün tüm ümmetin özgürleşmesi anlamına geldiğinin bilincinde olduğumuzu bir kez daha bu meydanda deklare ediyoruz.” Denilirken, son yıllarda bölgesel gelişmelere bağlı olarak Filistin meselesinin gündemden düşürülmesinin, İsrail işgaline hizmet ettiğine de dikkat çekildi.

 Platform adına yaklaşan seçim gündemiyle ilgili olarak bazı tespit ve temennilerde bulunan Muhammed Emin Duman, “Hakkın ve adaletin galip geldiği bir seçim olmasını temenni ediyoruz. Partilerin vatandaşın cebine dönük çoğu tutarsız vaatlerinin yerine ilkelerin ve ahlakın tartışıldığı bir seçim atmosferinin tüm halkımızın özlemi olduğunu düşünüyoruz. Kapitalizmin halkları maddi ve manevi sefalete götürdüğü bir dünyada; sömürünün, yolsuzluğun, rüşvetin, faizin, iffetsizliğin olmadığı; tevhid, adalet ve barışın hakim olduğu bir düzen tüm halkların beklentisidir. Ülkemizdeki siyasetin de; insanları ötekileştirmeyen, insanı insan yapan ilkeleri ön plana çıkaran, ahlaki çöküşün durdurulması ile ilgili tedbirleri somutlaştıran bir anlayışa kavuşmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Basit çıkar hesaplarının yapıldığı iki yüzlü siyasetin sona ereceği bir Türkiye’yi inşa etmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi bir kez daha deklare ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

 2015-05-sakarya-507-hafta-2

 507. Hafta Basın Açıklaması

 Hakkın ve Adaletin Hakim Olduğu Bir Dünyayı Özlüyoruz!

 31 Mayıs 2010… Mavi Marmara direnişini 5. yılında anıyoruz.

Mavi Marmara şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz ve onların yolunda yürüyeceğimize bir kez daha söz veriyoruz.

Mavi Marmara direnişi, Filistin davasının dünyanın en ücra köşesine kadar taşınmasına vesile oldu.

Mavi Marmara direnişi, Türkiye Müslümanlarının Filistin davasına olan sadakatinin ölçüsü oldu.

Mavi Marmara direnişi sivil direnişin de nasıl tarih yazabileceğini, ümmet coğrafyasının tüm alanlarında zulme karşı sivil direnme olgusunu geliştirmenin ne denli önemli olabileceğini bize gösterdi.

Bu vesile ile Filistin davasının bugün geldiği nokta için birkaç hususa değinmek istiyoruz:

2011 yılından itibaren “Arap Baharı” süreci ile İslam coğrafyasında başlayan hareketlenme, emperyal güçler tarafından manipüle edilerek ümmeti tam bir çatışma ve ayrışma noktasına getirdi. Arap Baharı ile kaybeden Müslümanlar oldu, kazanan ise Amerika, İsrail ve batılı müttefikleri…

İslam coğrafyası bu sürecin kaotik etkisini çok ciddi olarak bugün yaşıyor.

Arap Baharı ile kaybedenler arasında Filistin mücadelesi de var. 2011 yılına kadar tüm dünya Müslümanları için birincil sorun olarak görülen Filistin’in özgürleşmesi; coğrafyamızın dört bir yanındaki hazin durumdan dolayı artık yeterince konuşulmuyor, geri plana atılmış bir görüntü arz ediyor.

Bu durumdan en çok yararlanan ise Siyonist İsrail oluyor. Savaş ile Gazze’yi dize getiremeyen Siyonistler bu kaosu ve unutulmuşluğu fırsata dönüştürmeye çalışıyor.

Ancak her şeye rağmen Filistin’in yiğit Müslümanları, direniş erleri Siyonist İsrail’e karşı direnmeye devam ediyor. Siyonistler Tel Aviv’e kadar ulaşan füzelerin travmasını hala yaşıyor.

Bizler Filistin sorununun tüm dünya Müslümanlarının en hayati sorunu olduğunu, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünün tüm ümmetin özgürleşmesi anlamına geldiğinin bilincinde olduğumuzu bir kez daha bu meydanda deklare ediyoruz.

Seçim maratonu sona doğru yaklaşıyor. Hakkın ve adaletin galip geldiği bir seçim olmasını temenni ediyoruz.

Partilerin vatandaşın cebine dönük çoğu tutarsız vaatlerinin yerine ilkelerin ve ahlakın tartışıldığı bir seçim atmosferinin tüm halkımızın özlemi olduğunu düşünüyoruz.

Kapitalizmin halkları maddi ve manevi sefalete götürdüğü bir dünyada; sömürünün, yolsuzluğun, rüşvetin, faizin, iffetsizliğin olmadığı; tevhid, adalet ve barışın hakim olduğu bir düzen tüm halkların beklentisidir.

Ülkemizdeki siyasetin de; insanları ötekileştirmeyen, insanı insan yapan ilkeleri ön plana çıkaran, ahlaki çöküşün durdurulması ile ilgili tedbirleri somutlaştıran bir anlayışa kavuşmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Toplumun %1’lik kesiminin toplam zenginliğin %50’sine sahip olduğu ülkemizde bu gelir adaletsizliğini çözecek yapısal tedbirlerin neler olacağını tartışmaktan çok, insanımızın gözünü boyamaya dönük vaatlerle siyaset yapmak trajikomik bir durum oluşturuyor.

Herkesin, verimsizliği üzerinde hemfikir olduğu eğitim sistemimiz ile ilgili yapısal değişikliklerden çok; birkaç dersin konulması veya çıkarılması ya da mecburi eğitimin bir dayatma olduğu görülmeksizin 4+4+4 mü veya kesintisiz 12 sene mi süreceği gibi son derece absürt konuları tartışıyoruz.

Diyanet’le ilgili tartışmalar da aynı istikamette devam ediyor. Senelerce “Diyanet” kurumuna karşı çıkanlar şimdi bu kurumun faziletlerini öve öve bitiremiyorlar. Şu anda bu kurumu kaldıracağız diyenler de toplumun dini tercih ve organizasyonlarında gerçek bir özgürlüğü savunmaktan çok, bu kurumu kaldırarak dinin toplum üzerindeki etkisini nasıl azaltabileceklerinin hesabını yapıyorlar.

Basit çıkar hesaplarının yapıldığı iki yüzlü siyasetin sona ereceği bir Türkiye’yi inşa etmek için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi bir kez daha deklare ediyoruz.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın