Sakarya 499. Hafta: Ortadoğu’da Amerikan Maşası Olmaya Hayır!

2015_0406-sakarya-499-hafta

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 499. hafta basın açıklamasını Diriliş Saati Dergisi adınaMuhammed Emin Duman okudu.

Açıklama metninde öncelikle Suud öncülüğündeki Yemen saldırına tepki gösterildi. Amerika-Suud şer eksenine ve bu eksene dâhil edilen bazı Arap ülkelerinden oluşan ittifaka dikkat çekilen açıklamada, “Gazze denince dut yemiş bülbül sessizliğine bürünen, Siyonist İsrail’e karşı bırakın ordu oluşturmayı, Siyonistlere psikolojik ve istihbari destek sunan bu Arap ülkeleri; efendileri Amerika’nın talebi üzerine Müslüman Yemen halkını katletmek adına Yemen’i havadan ve denizden bombalamanın yanında karadan da müdahalenin planlarını yapıyorlar. Ak Parti iktidarı da bu koalisyona lojistik destek vereceğini açıkladı. Bir yandan Mısır diktatörü Sisi’ye veryansın edeceksin, bir yandan da Sisi ile beraber Yemen’e müdahalenin içinde yer alacaksın. Bu ne yaman çelişkidir! Anlaşılan o ki cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti ile Türkiye bölgede yeni bir sayfa açmış durumda… Türkiye; Amerika-Suud şer eksenine dâhil edilme sürecinde… Bu eksenin önemli unsurlarından biri de Sisi’nin Mısırı” ifadelerine yer verildi.

Savcı Mehmet Kiraz’ın öldürülmesi olayına da değinilen açıklamada, “Türkiye’de geçtiğimiz hafta gerçekleşen menfur saldırılar toplumsal gerginliği arttırdı. Sevgi, hoşgörü, saygı gibi kavramların anlamını yitirdiği, ötekileştirmenin zirve yaptığı, barışın dili yerine çatışmanın dilinin hâkim olduğu zor bir süreçten geçiyoruz. Siyasilerin toplumu kamplaştırmaya hizmet eden dillerini değiştirmeleri zorunludur. Düşünce ve inançtaki sapkın olmayan farklılıklarımızı normal olarak addeden bir anlayışı topluma hâkim kılmalıyız” denildi.

499. Hafta Basın Açıklaması

Ortadoğu’da Amerikan Maşası Olmaya Hayır!

Amerika-Suud şer ekseni ve bu eksene dâhil edilen bazı Arap ülkelerinden oluşan ittifak, Yemen halkının üzerine bomba yağdırmaya devam ediyor.

Yıllardır Yemen’e tahakküm eden, Yemen’i bir arka bahçe olarak görmeye alışmış Amerika ve Suudi Arabistan, Yemen’deki anti-emperyalist ve anti-siyonist halk ayaklanmasına tahammül edemiyor. Denizden ve havadan yapılan bombalamalar sonucu şu ana kadar yüzlerce sivil katledildi.

Suudi Arabistan liderliğinde kurulan Arap koalisyonunda Mısır, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Fas ve Sudan var. Bu koalisyon ülkeleri Yemen’e müdahale için ortak bir ordu kurulması üzerinde anlaştılar.

Gazze denince dut yemiş bülbül sessizliğine bürünen, Siyonist İsrail’e karşı bırakın ordu oluşturmayı, Siyonistlere psikolojik ve istihbari destek sunan bu Arap ülkeleri; efendileri Amerika’nın talebi üzerine Müslüman Yemen halkını katletmek adına Yemen’i havadan ve denizden bombalamanın yanında karadan da müdahalenin planlarını yapıyorlar.

Ak Parti iktidarı da bu koalisyona lojistik destek vereceğini açıkladı. Bir yandan Mısır diktatörü Sisi’ye veryansın edeceksin, bir yandan da Sisi ile beraber Yemen’e müdahalenin içinde yer alacaksın. Bu ne yaman çelişkidir!

Anlaşılan o ki cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti ile Türkiye bölgede yeni bir sayfa açmış durumda… Türkiye; Amerika-Suud şer eksenine dâhil edilme sürecinde… Bu eksenin önemli unsurlarından biri de Sisi’nin Mısırı.

Erdoğan’a Arabistan ziyaretinde rüşvet niteliğinde sunulan teklifi tahmin etmek zor değil…

Türkiye’nin cari açığını kapatmak için ihtiyacı olduğu Suud-Körfez sermayesinin musluklarının sonuna kadar açılacağı vaadi bu rüşvetin en önemli kısmını oluşturuyor. Ayrıca seçim dönemi öncesinde hükümete yönelik hiçbir psikolojik veya istihbari operasyonda yer alınmayacağı garantisinin de Amerika ve İsrail’den alındığını düşünüyoruz.

Diğer bir deyişle, bazı çıkarlar adına Yemen halkının kan ve gözyaşı dökmesine katkı sağlandı. Bu çıkar ilişkisinin hesabının çok çetin olacağını hükümete hatırlatmak istiyoruz.

Yapılan dış politika hatalarının bütün yönleriyle halkımız tarafından sorgulanacağı, iktidar medyasının oluşturmaya çalıştığı algıların yerini hakikatlerin alacağı günlerin yakın olduğuna tüm kalbimizle inanıyoruz.

Adalet yerine gücün yanında yer almayı tercih edenler için ahirette Allah’ın azabının kaçınılmaz olacağını bir kez daha hatırlatmayı görev biliyoruz.

İktidara yakın duran tüm vicdanlı insanları bu gidişe son verilmesi bağlamında harekete geçmeye davet ediyoruz.

Türkiye’de geçtiğimiz hafta gerçekleşen menfur saldırılar toplumsal gerginliği arttırdı. Sevgi, hoşgörü, saygı gibi kavramların anlamını yitirdiği, ötekileştirmenin zirve yaptığı, barışın dili yerine çatışmanın dilinin hâkim olduğu zor bir süreçten geçiyoruz. Siyasilerin toplumu kamplaştırmaya hizmet eden dillerini değiştirmeleri zorunludur. Düşünce ve inançtaki sapkın olmayan farklılıklarımızı normal olarak addeden bir anlayışı topluma hâkim kılmalıyız.

Zorbalığın, baskının, işkencenin olmadığı, adalet ve özgürlüklerin tesis edildiği bir toplum düzeni tüm halkımızın özlemidir. Ülkeyi yönetenlerin veya yönetmeye talip olanların bu sese kulak vermesini umutla bekliyoruz.

Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın