İstanbul’da Zile ve Niksar’daki HES Direnişine Destek

2014_0322_istanbul-HES-eylemi-2

EĞİTİM İLKE-SEN, TOKAD ve ÖYB, Tokat’ın Zile ve Niksar ilçelerinde yapılması planlanan HES’lere karşı mücadele veren Tokat halkıyla dayanışmak ve ülke genelindeki HES projelerine karşı çıkmak için İstanbul’da, Aksaray Metro İstasyonu önünde bir protesto eylemi düzenledi. 

Eylemin başında söz alan EĞİTİM İLKE-SEN MYK Üyesi Ahmet Örs, başta Karadeniz olmak üzere Türkiye’de iki bin civarında HES projesi olduğunu, bunlara karşı halkın yıllardır suyunu, toprağını savunmak için direndiğini söyledi.

   HES’lerle suyu beton ve demir borulara alınan köylülerin kapitalist politikalar neticesinde kendi topraklarında tutunamayarak başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlere sürüldüğünü vurgulayan Ahmet Örs, Zile’de suyunu, toprağını savunan halka jandarmanın biber gazıyla müdahale etmesini eleştirdi ve “Sonuna kadar direnen halkımızın yanında olacağız!” dedi.

   Topluluk adına basın açıklamasını TOKAD İstanbul İl Temsilcisi Emre Karaca okudu. Karaca, açıklamasına “Anadolu halkının, kelepçelenmek istenen suyuna, kurutulmak istenen toprağına nasıl sahip çıktığına bizler de buradan tanık olduk. İşte burada bu direnişi desteklemek, selamlamak için bir araya geldik.” diyerek başladıktan sonra yerel ve küresel efendilerin kazanma hırslarının özgürce akan derelere, ovaları bereketlendiren ırmaklara el koymakla sonuçlandığını söyledi.

   Dindar bir geleneğe sahip olan AKP kadrolarının tabiatın insana Rabbimizin bir emaneti ve büyük bir nimeti olduğu gerçeğini unuttuğunu savunan Karaca, konuşmasını “Her şeye para gözüyle bakan AKP iktidarı döneminde dereler, yaylalar, ırmaklar sermayeye kiralanmış ya da satılmıştır.” diye sürdürdü.

   Konuşmasına “Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, Rum Sûresi 41. Ayette insanların elleriyle yaptıklarından ötürü karada ve denizde fesat çıktığını, düzenin bozulduğunu söylüyor. Evet, bugün yağmacı, talancı gözü doymaz kapitalistlerin hırsı yeryüzünü ifsat etmiştir. Bu ifsat, dünyanın pek çok yerini teslim almış, en son Zile’de köylülerin hayat damarı Çekerek Irmağı ile Niksar’ın yaşam kaynağı Çanakçı Deresine göz koymuştur. Anadolu’da yağmalanmadık, paraya tahvil edilmedik ırmak, dere bırakmayan kapitalist saldırganlığa karşı halkımız ayağa kalkmıştır!” diye devam eden Emre Karaca, sözlerini “Dün Rize’de, Ordu’da, ırmaklarımızı esir ettiler; bugün Zile’de, Niksar’da aynısını yapmak istiyorlar. Biz bu saldırganlığa geçit vermeyeceğiz!” diye tamamladı.

   Eylem boyunca pankart ve dövizler taşındı, “Irmaklara Kelepçe Vurulamaz, HES’ler Kuraklık Felâkettir, Yaşasın Yağmaya Direnen Zile Halkı, Kahrolsun Kapitalist Yağma Düzeni, Çekerek Irmağı Özgür Akacak, AKP Elini Suyumuzdan Çek, HES’e Geçit Vermeyeceğiz, HES’lere Karşı Direneceğiz, Tevhid Adalet Özgürlük slogan atılıp tekbir getirildi.

Haber: İbrahim Doğan

Eylemde okunan açıklamanın tam metni şu şekilde:

 2014_0322_istanbul-HES-eylemi-3

SELAM OLSUN HES’LERE KARŞI SUYUNU, TOPRAĞINI SAVUNAN TOKAT HALKINA!

KAHROLSUN KAPİTALİST YAĞMA DÜZENİ!

 

Değerli halkımız,

Kapitalist saldırganlık hayatımızın her yanını kuşatmış durumda.

Bir yandan şehirlerimiz, bir yandan da Anadolu’nun suyu, toprağı, deresi yaylası bir bütün halinde yağmalanıyor, talan ediliyor!

Başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere memleketimizin binlerce noktasına kurulmakta olan HES’ler suyu borulara, betona alıyor, tabiatı esir ederek Anadolu’nun ve halkımızın geleceğini çölleşmeye mahkûm ediyor.

Arkadaşlar,

Geçen hafta bu yağma ve talanın son örneğine şahit olduk. Tokat’ın Zile ilçesinde, Çekerek Irmağı üzerine yapılacak üç adet HES inşaatını protesto eden köylü halkımıza jandarma, biber gazı ile müdahale etti.

Anadolu halkının, kelepçelenmek istenen suyuna, kurutulmak istenen toprağına nasıl sahip çıktığına bizler de buradan tanık olduk. İşte burada bu direnişi desteklemek, selamlamak için bir araya geldik.

Kardeşler,

Kapitalistlerin, zengin sınıfların, yerel ve küresel efendilerin kazanma hırsı gün geçtikçe artıyor. Bu hırsları bugün öyle boyutlara varmış durumda ki, özgürce akan derelerimize, ovalarımızı bereketlendiren ırmaklarımıza el koyuyorlar. Yaylalarımızı, tarım arazilerimizi kiralama sahteciliği altında ele geçirip köylüleri topraklarından sürüyorlar!

Bu muhterisler, kendi üretim araçları için artan enerji ihtiyaçlarını karşılamak için siyasi iktidarları da yanlarına alarak tabiata karşı sefere çıkmış durumdalar!

Tüketimi katlayıp daha çok kazanmak için bütün imkânlarını seferber ediyorlar, bunun için daha çok enerjiye ihtiyacımız olduğu yalanını bize de kabul ettirmeye çalışıyorlar!

Kıymetli halkımız,

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, Rum Sûresi 41. Ayette insanların elleriyle yaptıklarından ötürü karada ve denizde fesat çıktığını, düzenin bozulduğunu söylüyor.

Evet, bugün yağmacı, talancı gözü doymaz kapitalistlerin hırsı yeryüzünü ifsat etmiştir.

Bu ifsat, dünyanın pek çok yerini teslim almış, en son Zile’de köylülerin hayat damarı Çekerek Irmağı ile Niksar’ın yaşam kaynağı Çanakçı Deresine göz koymuştur.  

Anadolu’da yağmalanmadık, paraya tahvil edilmedik ırmak, dere bırakmayan kapitalist saldırganlığa karşı halkımız ayağa kalkmıştır.

Arkadaşlar,

AKP iktidarı, sermayenin, yeryüzünü talan eden hırslarının önünü açmak için cansiperane bir şekilde çalışmaktadır. İzlediği neoliberal politikalar, çıkardığı yasalarla coğrafyamıza dönük saldırganlığın önünü her geçen gün daha da çok açmaktadır.

Dindar bir geleneğe sahip olan AKP kadroları tabiatın insana Rabbimizin bir emaneti ve büyük bir nimeti olduğu gerçeğini unutmuştur.

Her şeye para gözüyle bakan AKP iktidarı döneminde dereler, yaylalar, ırmaklar sermayeye kiralanmış ya da satılmıştır.

Herkesin olması gereken varlıkların sınırsızca sermayeye peşkeş çekilmesi sermaye yandaşlığının, ülkeyi şirket mantığı ile yönetmenin açık kanıtıdır.

Kardeşler,

Bugün “enerji ihtiyacımız artıyor” gerekçesini sıkça duymaktayız. Üretim ve ihracat patlaması olduğundan falan bahsedip duruyorlar.

Biz biliyoruz ki enerji ihtiyacı kapitalistler için artıyor, patronlar için artıyor. Bu yaşamı, bu şehirleşme biçimini onlar örgütledi. Yeryüzünü bitirme noktasına getiren sınırsız tüketim üzerinden rant ve kölelik üretme mekanizmasını onlar oluşturdu. 

Biz bu sisteme karşı, tabiatı, insanı, köy ve şehirlerimizi yağmalayan bu anlayışa karşı tüketimin merkezde olmadığı, insan, toprak ve suyla barışık bir nizamı savunuyoruz.

Suyuna, toprağına el konularak şehirlere sürülen insanların sıkboğaz yaşadıkları bir düzeni reddediyoruz.

Bugün Zile’de köylüler insanı ve tabiatı köleleştirmek isteyen bu modern, kapitalist şirk anlayışına karşı kıyam etmişlerdir. Onların kıyamı, HES’lere karşı yıllardır ayakta olan bütün bir direniş zincirinin son halkasıdır. 

2014_0322_istanbul-HES-eylemi-1

Değerli halkımız,

Şunu biliyoruz ki kapitalistler için her şey para demektir. Onlar bize köyleri de, şehirleri de dar edecek bir kölelik düzeni kurmayı amaç edinmek için yaşarlar.

Dün Rize’de, Ordu’da, ırmaklarımızı esir ettiler; bugün Zile’de, Niksar’da aynısını yapmak istiyorlar.

Biz bu saldırganlığa geçit vermeyeceğiz.

Rabbimizin herkes için yarattığı nimetlerin zalimler tarafından gasbedilmesinin önüne geçeceğiz. Bu işgal ve sömürü düzenine karşı suyu, toprağı savunmak fıtratı ve emaneti savunmak demektir, insanı ve tabiatı savunmak demektir, tevhidi ve adaleti savunmak demektir.

Yaşasın HES’lere karşı suyunu, toprağını savunan Zile ve Niksar halkı!

Kahrolsun kapitalist yağma düzeni!

EĞİTİM İLKE-SEN(İlkeli Eğitim ve Bilim Çalışanları Dayanışma Sendikası),TOKAD (Toplumsal Dayanışma, Kültür Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Derneği), ÖYB (Özgür Yazarlar Birliği) adına Emre Karaca, (TOKAD İstanbul İl Temsilcisi)      

Bir Cevap Yazın