Sakarya 492. Hafta: İç Güvenlik Yasa Tasarısına Hayır

2015_0214-sakarya-492-hafta-1

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 492. hafta eyleminde iç güvenlik yasa tasarısına karşı çıkılırken, paketteki bazı değişikliklerin hak ve özgürlükler konusunda çok ciddi sıkıntılar doğuracağına dikkat çekti

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu, 492. hafta eyleminde basın açıklamasını Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman okudu. İç Güvenlik Yasa Tasarısı’nın eleştirildiği basın açıklamasında Duman, “Bu paket ile özürlü hukuk devletinin polis devletine doğru evrildiğine şahit olmanın endişesini taşıyoruz. Tasarıda mülki amirlere, polis ve jandarmaya olağanüstü yetkiler veriliyor. Tasarı ile kolluk kuvveti amirlerinin talebi üzerine her tür aramanın savcılık izni olmaksızın yapılabilmesinin önü açılıyor. Polis ve jandarmaya “toplumsal olay çıkabilir” şüphesi ile tüm yasal toplanmaları engelleme veya dağıtma yetkisi veriliyor. Bu durumda burada yaptığımız basın açıklamaları, kültürel ve sosyal etkinlikler ve benzeri yasal tüm toplanmalar kolluk kuvvetlerinin insafına terk ediliyor.” denildi.

Açıklamanın devamında paketle ilgili diğer değişikliklere de değinen Muhammed Emin Duman, eleştirilerine şöyle devam etti: “Valiler ve kaymakamlar savcının yetkisiyle donatılarak kolluk kuvvetlerine suça dönük emir verebilecek, arama ve müdahale kararı verebilecek bir yetkiye kavuşturuluyor. Diğer bir deyişle mülki amirler bir çeşit savcılık görevine soyunduruluyor. Bu tür yasaların, yani isteyenin istediği gibi yorumlayıp uyguladığı yasaların geçmişte ülkemizde oluşturduğu mağduriyet hepimizin malumu… Hükümetin bu tasarıyı acilen geri çekmesini istiyoruz. Bu tasarı yasalaşırsa Ak Parti bunun vebalini asla ödeyemez.  Halkımızın beklentisi; meşru özgürlüklerin önünü açacak, kolluk kuvvetlerinin ve mülki amirlerin keyfi uygulamalarına meydan vermeyecek, Türkiye’yi kanun devleti olmaktan çıkarıp hukuk devleti haline getirecek bir güvenlik reformunun yapılmasıdır. Ak Parti’nin de bu sese kulak vermesi gerektiğine inanıyoruz.”

492. Hafta Basın Açıklaması

YENİ İÇ GÜVENLİK YASA TASARISINA HAYIR!

İç güvenlik reform paketi Türkiye’nin gündeminde…

Bu paket ile özürlü hukuk devletinin polis devletine doğru evrildiğine şahit olmanın endişesini taşıyoruz.

Tasarıda mülki amirlere, polis ve jandarmaya olağanüstü yetkiler veriliyor.

Tasarı ile kolluk kuvveti amirlerinin talebi üzerine her tür aramanın savcılık izni olmaksızın yapılabilmesinin önü açılıyor.

Polis ve jandarmaya “toplumsal olay çıkabilir” şüphesi ile tüm yasal toplanmaları engelleme veya dağıtma yetkisi veriliyor. Bu durumda burada yaptığımız basın açıklamaları, kültürel ve sosyal etkinlikler ve benzeri yasal tüm toplanmalar kolluk kuvvetlerinin insafına terk ediliyor.

Polise savcılık izni olmaksızın 48 saate kadar gözaltına alma hakkı veriliyor. Bu yetkinin suçüstü hallerini kapsayacağı belirtilse de daha önceki uygulamalardan söz konusu yetkinin işkence dahil ne gibi vahim sonuçlara yol açtığı hepimizin hafızasında…

Örneğin, kolluk kuvvetlerine direnme gözaltına alınma sebebi sayılıyor. Yasal bir eylemde polisin keyfi uygulamalarına direnmeniz durumunda 48 saatlik gözaltı uygulaması devreye girebilecek. Gözaltında neler ile karşılaşılabileceğini tahmin etmek zor değil…

Valiler ve kaymakamlar savcının yetkisiyle donatılarak kolluk kuvvetlerine suça dönük emir verebilecek, arama ve müdahale kararı verebilecek bir yetkiye kavuşturuluyor. Diğer bir deyişle mülki amirler bir çeşit savcılık görevine soyunduruluyor.

Bu tür yasaların, yani isteyenin istediği gibi yorumlayıp uyguladığı yasaların geçmişte ülkemizde oluşturduğu mağduriyet hepimizin malumu…

Hükümetin bu tasarıyı acilen geri çekmesini istiyoruz. Bu tasarı yasalaşırsa Ak Parti bunun vebalini asla ödeyemez.

Halkımızın beklentisi; meşru özgürlüklerin önünü açacak, kolluk kuvvetlerinin ve mülki amirlerin keyfi uygulamalarına meydan vermeyecek, Türkiye’yi kanun devleti olmaktan çıkarıp hukuk devleti haline getirecek bir güvenlik reformunun yapılmasıdır. Ak Parti’nin de bu sese kulak vermesi gerektiğine inanıyoruz.

2015_0214-sakarya-492-hafta-2

Barış süreci zor bir dönemeçte…

30 senelik adı konulmamış bir iç savaşı yaşadık. Binlerce insanımızı kaybettik. Bu acının sona ermesi, bir daha yaşanmaması için müzakerenin taraflarının sorumluluklarının ağırlığının farkında olarak hareket etmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Hükümetin meşru olan özgürlükleri, temel hakları verme konusunda merkeziyetçi reflekslerle değil, bu ülkede yaşayan farklı halkların kardeşliği temelinde pozisyon alması gerektiğine inanıyoruz.

Müzakerelerin kimler arasında yürütüldüğünün detayına değil, bu müzakerelerin Türk ve Kürt halkları açısından neye tekabül ettiğine dikkat etmek zorundayız.

Müzakerelerin karşı tarafında sadece PKK’nın değil, tüm Kürt siyasi unsurlarının, Kürt sivil toplum kuruluşlarının bulunmasının adil bir çözüm için çok önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.

Tüm halkların insanca ve kardeşlik içinde yaşadığı, barışın dilinin hakim olduğu, fesadın boğulduğu, tüm insanların Allah’ın eşit kulları olduğu bilinciyle inşa edilmiş bir sonucun yakın zamanda ortaya çıkmasını ümit ediyoruz.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi

 

Bir cevap yazın