2015_0104_sakarya-486-hafta

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 486. hafta eyleminde, asgari ücrete yapılan zammın TÜİK tarafından belirlenen açlık sınırının dahi altında kaldığı ve gelir bölüşümündeki iktisadi adaletsizliğin sürdüğü belirtildi

Sakarya’da 10 yıldır aralıksız devam adalet ve özgürlükler eylemlerinde, yeni yılın ilk açıklamasında sosyal adalet çağrısı yapıldı. Platform adına Diriliş Saati Dergisi’nden Serdar Duman’ın okuduğu açıklamada, asgari ücrete yapılan zam, Cizre’de yaşanan gelişmeler ve Doğu Türkistan gündem oldu.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu 486. Hafta Basın Açıklaması

ASGARİ ÜCRET AZAMİ KÖLELİK!

Yeni asgari ücret açıklandı. İlk ve ikinci 6 aylar için %6’lık zam yapıldı. Net asgari ücret ilk 6 ay için 949 TL, ikinci 6 ay için ise 1000 TL olacak.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından belirlenen 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı     1427 TL, yoksulluk sınırı ise 3500 TL… Bu rakamlar asgari ücretle çalışan emekçinin geçim durumunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

Alım gücü baz alınarak yapılan diğer bir araştırmada 1978 yılından bu yana Türkiye ekonomisinin 3.9 kat, kişi başına düşen milli gelirin 2.4 kat büyüdüğü, asgari ücretteki büyümenin ise %12’de kaldığı tespit edilmiştir. Asgari ücret kişi başına milli gelir oranında artış gösterseydi net 1667 TL olması gerekirdi.

Yaklaşık 5 milyon emekçiyi ilgilendiren asgari ücret tutarı ülkemizdeki gelir bölüşümünün ne denli adaletsiz olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye kalkınıyor diyenler; toplam gelir artışının belirli ellerde toplandığını, dolar milyarderi sayımızın son 10 yılda 10 kat katlandığını fark ediyorlar mı acaba?

Milyonlarca insan açlık sınırının altında bir yaşama mahkum iken, kalkınma edebiyatı yapmak ne kadar doğru ve sağlıklıdır?

Kalkınmak bir avuç zenginin daha da zenginleşmesi ile sonuçlanıyorsa, adaletin olmadığı bir düzende yaşıyoruz demektir. Hükümeti adil gelir bölüşümü üzerinden ekonomik değerlendirme yapmaya ve çözümler üretmeye davet ediyoruz. Bunun da ilk şartı olarak uygulanan kapitalist sistemin tartışmaya açılması gerektiğine inanıyoruz.

Cizre’de PKK ile Hüda-Par arasında gelişen olaylar tüm halkımızı tedirgin etti. HDP yönetimi olayları bir grup provokatöre bağladı. HDP’nin bu değerlendirmesini sağlıklı bulmuyoruz. Kendi tabanlarında kontrol edilemeyen unsurların var olduğunu itiraf etseler daha doğru olur kanaatindeyiz. Eğer HDP bu kontrolsüz unsurlara dönük ciddi tedbirler geliştirmezse Güneydoğu’da daha tehlikeli olayların çıkması engellenemeyecektir. Bu durum da çözüm sürecinin tıkanması anlamına gelecektir.

PKK’nın özellikle gençlerden oluşan kontrolsüz unsurları IŞİD ile bölgenin dindarlarını, özellikle de Hüda-Par’ı haksız bir şekilde özdeşleştirerek kendi milletinden, yani Kürt olan insanlara zulmetmektedir.

HDP’yi ciddi bir özeleştiriye davet ediyoruz. İki seneden bu yana Doğu ve Güneydoğu bölgesinde süren çatışmasızlık iklimine zarar verecek virüsleri acilen temizlemeleri gerekmektedir.

Hüda-Par’ın da söylem ve eylemlerindeki dikkatliliği sürdürmesini, oyuna gelmemesini temenni ediyoruz.

Doğu Türkistan’da Müslümanlara uygulanan zulmün şiddeti her geçen gün artıyor. Son olarak yürürlülüğe giren yasa ile resmi kurumlar, okullar ve işyerlerinde Müslümanların namaz kılması yasaklanıyor. Ayrıca dini giysilerle iş yerine gelme, kadınların başörtü takması ve kişinin İslam dini mensubu olduğunu gösteren diğer sembollere de yasak geliyor.

Dünyanın değişik yörelerinde Müslümanlara uygulanan baskı ve yasakların bir halkası da Doğu Türkistan… Çin yönetimi yıllardır Doğu Türkistan Müslümanlarını bir türlü içine sindiremedi. İfade ve inanç özgürlüğü bağlamındaki tüm talepleri şiddetle bastırdı. Şimdi de yeni yasaklarla zulmünü katmerli hale getiriyor.

Biz Adalet ve Özgürlükler Platformu olarak direnen Doğu Türkistan Müslümanlarını tebrik ediyor, onlar için her türlü fedakarlığa hazır olduğumuzu da bu meydandan ilan ediyoruz. Allah (cc) yar ve yardımcıları olsun. Zalim Çin yönetimini de lanetliyoruz. Tüm dünyanın mazlum halklarını Doğu Türkistan Müslümanlarıyla birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. 

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Diriliş Saati Dergisi

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir