İstanbul Düşünce Evi’nden İslamcılık 2014 Uluslararası Konferansı

İstanbul Düşünce Evi [İDE], son iki yıldır İslâmcılık konferansları düzenleyen tertip heyetince üçüncü konferansını İslâmcılık 2014 adıyla yıllık uluslararası konferans dizisi kapsamında 24-26 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirecek.

Genel geçer konuların aynı isimlerle tekrar tekrar konuşulmasından ziyade İslâmcılığa ilişkin birçok durumu ve sorununu tespit ve analiz etme, ayrıca yeni açılım önerilerini tartışma gibi amaçlar taşıyan bu üç günlük konferansın bu yılki teması “Arap Baharı Sonrası Dünyada İslâmcılık” olacak.

Başkanlığı Dr. Edip Asaf Bekaroğlu (İstanbul Üniversitesi) ve Dr. Halil İbrahim Yenigün (İstanbul Ticaret Üniversitesi) tarafından yapılan konferans,  Siyasal Vakfı Şehzade Mehmed İmarethanesi Salonu ve Sibyan Mektebi Salonu’ndaki oturumlarla gerçekleştirilecek.

Konferans, güç, iktidar ve sermayenin yol açtığı çarpıklıklardan bağımsız, özgür ve vesayetsiz bilgi üretim ve paylaşma süreçlerini geliştirmek arayışı güden bir düşünce kuruluşu olan İstanbul Düşünce Evi (İDE) tarafından düzenlenmektedir.

2014_1009_ide-islamcilik

One thought on “İstanbul Düşünce Evi’nden İslamcılık 2014 Uluslararası Konferansı

  • ALLAH/TANRI/YÜCE YARATICI GÜÇ; KUR’AN’da neler anlatıyor?
    İslâm dininin ana/temel/TEK kaynağı Allah’ın son ilahi Kitabı KUR’AN, anlaşılmayı, anlamı sorgulanarak, düşünerek okunmayı beklemektedir. Arapça okutulma dayatma zulmü; anlaşılıp, yaşama uygulanabilir olmasında en büyük engeldir. Anlamadan okuyup üfürülecek, kehanetlerde bulunan ya da şifre çözmede kullanılacak bir Kitap asla değildir KUR’AN. “Kur’an’da, herşeyi bulamazsınız” diyenlere inat; Allah, pek çok ayetinde; “Kur’an’da hiçbir eksik bırakmadığını, herşeyi ayrıntıları ile ve örneklerle açıkladığını” söylemektedir. Şekilsellik, şekilsel ibadetler, kıl, kılık, kıyafet, değildir Kur’an’ın derdi! Kendi gibi yaratılmış kullara tapınmanın, onların önünde eğilip bükülmenin, okur-yazarlığı şüpheli din satıcılarına kulluk etmenin/onların boyunduruğu altına girmenin insan onurunu ayaklar altına aldığının, insan özgürlüğüne en büyük zararı verdiğinin uyarıları ile doludur.
    Kur’an’ın içinde VAR olan Allah, Söylemek istediklerini, okuyan kişinin samimiyetine, anlama kapasitesine göre, Allah’ın tek öğreticiliği ile; “din” adına, Peygamber hadisi/sünneti diyerek hikaye/rivayet anlatanlardan, sömürenlerden, kutsallaştırılmışlardan(?!) kurtarıp, özgürlüğünüze kavuşmanızı sağlar. Peygamberlerin ve kutsallaştırılmış kişilerin adı kullanılarak; her birinin tepesinde bir insanın bulunduğu mezhepler/dinler oluşturulmuş. Musa Peygamber-Yahudilik, İsa Peygamber-Hıristiyanlık, Buda-Budizm, Muhammed Peygamber-Sünnilik, Ali-Alevilik, daha sonra alt kollarda da, pek çok kişinin temsil ettiği tarikatlar, cemaatler, dergâhlar!
    KUR’AN(Âli-İmran,105)Mezhep,tarikat-cemaat ayrımına acı azap uyarısında bulunur!
    Peygamberimiz, Allah’a ulaşmada aracı yapılarak şirke düşülmektedir. Peygamberimizin, referansı da, rehberi de KUR’AN’dı! Peygamberimize de, Allah, Kur’an yoluyla rehberlik etmiştir. Tüm aracılardan kurtulabilmemiz için; hepimizin rehberi de referansı da KUR’AN olmak zorundadır!!!
    Kur’an, mezarlıkta, evde ölülere okunan Kitap olmaktan kurtarılmalıdır!!!
    “Din”in çıkar için kullanılması, Tanrı’nın mı, bizim mi sorunumuz ve bu sorunu Tanrı mı, biz mi çözeceğiz?!‏

Bir cevap yazın