Adımıza işlenen bu günahın ortağı değiliz!

2014_1005_isid

Bismillahirrahmanirrahim,

“Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir.” (Mâide Sûresi, 5:32)

İslam dini nice zamandır ekranlar karşısında kesilen başlar, işgal edilen topraklar ve katliamlarla anılır oldu. Rojava, Musul, Kerkük derken şimdi yeniden Kobanî’de adeta kıyametin bir numunesi yaşanıyor.

Kadim halklar toprakları işgal edilerek katliam, sürgün ve çeşitli zulümlere maruz bırakılıyorlar. Allah’ın meleklerine yaratacağını bildirdiği “beşer”e yönelen bunca zulüm, ne yazık ki kendini “halife” olarak ilan eden bir şahsın önderliğinde, “Allah adına” yapılıyor. Bu zulmün sınırlarını ve süresini bilememek ise durumun vahametini daha da arttırıyor.

“Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın. Fakat haksız yere saldırmayın. Sakın aşırı gitmeyin, muhakkak ki Allah, haddi aşanları sevmez.” (Bakara Suresi, 2: 190)

Savaşmanın ölçüsü ve sınırları açıkça belirtilmesine rağmen ne yazık ki bu örgüt, kendisine karşı savaş açmamış olan masum insanlara ilkesizce, kuralsızca saldırıyor. Bu hukuk tanımazlığın oluşturduğu İslam algısı ise, İslam düşmanlığını beslemekle kalmayıp, aynı zamanda emperyalist güçlerin bir kez daha Ortadoğu’ya müdahale etmesine meşruiyet zemini sağlıyor.

Geçmişteki tecrübelerimiz göz önünde bulundurulduğunda; kendisini yeryüzünün efendisi, geri kalanları ise hizmetçileri olarak gören emperyalist güçlere karşı hiçbir sözü ve eylemi olmayan bu örgütün, şiddetini Ortadoğu halklarına yöneltmesi, onların emperyalist politikaların aracı haline geldiğinin açık bir göstergesidir.

“Ey insanlar! Allah’ın vaadi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!” (Fatır Suresi, 35:5.)

Mızraklarının ucuna kuran ayetleri asan din istismarcısı zalimlerin yaptığı gibi bugün de kelime-i tevhid ve peygamber mührünün kullanıldığı bir bayrakla Müslümanlar “cihad” adı altında işgale davet ediliyor. Ne yazık ki zaman değişse de, Allah’ın gazabından korkmayan zalimlerin karakteri değişmiyor.

Allah’ın ayetlerini vahşete dayanak yapmak, Allah’a karşı savaş açmaktır. Hakk’a rağmen iktidarını koruma güdüsünün götüreceği yer ilahlık iddiasıdır ki Firavun ve Nemrut bunun örnekleridir. Oysa Allah, yarattığı biricik insana içindeki (nefsi) ve dışındaki iktidarlara karşı koymasını ve adil olmasını emretmiştir. Nitekim Adaleti hakim kılmak, Allah’ı hakim kılmak anlamına gelir.

Allah’ın sözü Kuran “oku” emriyle başlar. Çünkü İslam, söz medeniyetidir. Kılıçlarla başlara değil, kelamıyla kalplere yönelir.

Allah’ın dini İslam insanı yerinden eden değil, insana yurt olan sığınağıdır. İslam, İnsan içindir. Ondandır ki bunca zulüm, İsmail’in kurban edilmesine razı olmamış olan Allah adına yapılamaz.

Bizler, merhameti sınırsız olan Rabbe iman edenler olarak;

“İnsan”ın kurban edildiği bir geleneğin sonlandırılmasının nişanesi olan Kurban Bayramı vesilesiyle, işlenen günaha ortak olmadığımızı bildiriyor, bütün Müslümanları mazlum Kobane halkına yönelen bu vahşete karşı olmaya davet ediyoruz.

03.10.2014 Tarihi İtibariyle İmzacılar;

 Abdulaziz Şimşek, Abdulbasit Bildirici, Abdullah Sevgi, Abdüllatif Demirtaş, Abdurrahim Ay, Abdurrahim Çelik, Abdurrahim Güneş, Adem Çaylak, Adem Tuzcu, Adem Seleş, Adil Sisi, Ahmet Aksoy, Ahmet Faruk Ünsal, Ahmet İnan, Ahmet Sevim, Ahmet Yıldırım, Akif Akto, Ali Akel, Ali Bedir, Ali Dal, Ali İhsan Gültekin, Ali Yıldırım, Armağan Erdoğan Sezgin, Arzu Yalnız Zogun, Aslı Ateş Kaya, Aslı Uçar, Asmin Deniz, Aşir Güler, Atıl Yalçın, Ayhan Bilgen, Ayhan Geverî, Ayla Kerimoğlu, Aynur Aydin, Ayşe Bağlam, Ayşe Bostancı, Ayşe Özkan, Azad Özgür, Ayşe Özlem Ekşi, Bahattin Cizreli, Bahri Aydın, Bengîn Botî, Berna Aydın, Berrin Sevimli, Berrin Sönmez, Bilal Akpolat, Botan Diyar, Cahit Koytak, Canan Aydın Bıçak, Cengiz Şen, Cezmi Yakar, Cihan Aktaş, Çetin Kocaman, Deniz Işıker Bedir , Derviş Argun, Dilek Karataş, Dilşad Opengin, Emine Akay, Emine Doğan Karakaş, Emine Öndin, Emine Kaplan, Emine Uçak Erdoğan, Emira Baryaman, Emrullah Okudu, Enes Atila Pay, Erdal Alkan, Esma Güney, Fatih Haras, Fatih Hatipoğlu, Fatma Bostan Ünsal, Fatma Çiftçi, Fatma Pala, Feyza Akınerdem,Filiz Işıker, Filiz Koçer, Goksel Ulubatak, Güler Örengül, Gülnur Kara, Gülsüm Ekinci, Habibe Nübüvvet Keleş, Hale Keleş, Halil İbrahim Yenigün, Hasan Argunaga, Haşim Savaş, Hatice Cidik, Hidayet Tuksal, Hilal Alkan, Hilal Barın, Hüda Kaya, İbrahim Sediyani, Kamer Erkorkmaz, Kasım Yüce, Kelemet Çiğdem Türk, M. Ali Erdoğan, Mahmut Semen, Masum Bilen, Mehmet Ali Devecioglu, Mehmet Arif Koçer, Mehmet Bozkoyun, Mehmet Can Çağlayan, Mehmet Efe, Mela Seîd Girdarî, Meral Dervişoğlu, Merve Zülfikaroğlu, Mine Kılıç, Murat Çiçek, Musa Kazım Arıcan, Mustafa Akmeşe, Mustafa Kızılkaya, Necla Koytak, Necla Saydam, Neslihan Akbulut Arıkan, Nesrin Ayata Demirağ, Nesrin Semiz, Nevin Soysal Aydın, Nezir Akyeşilmen, Nurcan Aktay, Nurcihan Saatcioğlu Rençber, Nurinnisa Bayraktar, Nuriye Nergiz, Nursen Balcı, Osman Örs, Ömer Atalar, Ömer Serdar Çimen, Rabia Tamer, Rabia Yavuz, Rabia Yazıcı, Reha Ruhavioğlu, Rojbin Ulek,Sabri Sayan, Sabri Tur, Saliha Özçelik, Sedat Doğan, Selamet Ekşim, Selma Köroğlu, Selman Dilovan, Selahattin Çoban, Sema Esmer, Senar Yüce Sıdıka Çetin, Suat Yalçın, Suphan Erkan, Süheyla İnal, Suzan Tunç Yıldırım, Süleyman Çevik, Sümeyye Nur Kavuncu, Şafak Sarı, Şükrü Arslan, Teymur Akkuş, Ümit Aktaş, Üstün Bol, Üzeyir Yiğit, Vahdetin İnce, Yakup Aslan, Yavuz Delal, Yıldız Amca, Yıldız Ramazanoğlu,Yusuf İnal, Zehra Anbarcıoğlu, Zelal Dağ, Zeynep Göknil Shanal, Zeynep Kevser Şerefoğlu, Zeynep Naz Berber

Bir cevap yazın