Ünsal: Ortada terör değil siyasi bir sorun var

2012_0525_unsal

Bakanlar Kurulu tarafından Meclis’e sunulan ve  TBMM İçişleri Komisyonu’nda görüşülen “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı”yla ilgili olarak MAZLUMDER’in  görüşünü Genel  Başkan Ahmet Faruk Ünsal komisyona sundu.

Ünsal, komisyonda yaptığı konuşmada tasarıyla ilgili görüşlerini şöyle ifade etti:

“Gerek tasarının genel gerekçesine gerekse de maddelerin tek tek yazılı gerekçelerine bakıldığında açıkça görülmektedir ki bu tasarı Kürt sorunun barışçı çözümünde ilgili taraf ile yapılan görüşmelere bir yasal çerçeve çizmekte ve hem Meclis’i hem de Bakanlar Kururlu’nu konunun içine resmi muhatap olarak koymaktadir. Bu açıdan bakıldığında ilk defa devlet olarak , kendisiyle ya inkar ve asimilasyon ya da  çatışma ve şiddet üzerinden ilişki kurduğu bir toplumsal kesitin problemini çözmek icin yasal bir çerçeve üzerinden ilişkilenmektedir. Bu bakımdan söz konusu tasarı tarihi öneme sahiptir.

Tasarının genel gerekçesinden ve tasarıdaki madde metinlerinin yazılış uslubundan da açıkça anlaşılacağı gibi, Kürt sorununun tasarıyı hazırlayanlar tarafindan da algılanışı bir terör sorunu olmak yerine bir siyasi sorundur.

Tarihi sorunlar psikolojik baskılarla çözülemez

Eğer bir tasarı, hem gerekçesinde ve hem de madde metinlerinde Kürt sorunu doğrudan adresliyor ama açıkça sorunun ismini anmaktan imtina ediyor ise, halen yüzleşilmesi gereken psikolojik bariyerlerin baskıso altındadır demektir ve tarihi boyutlara sahip devasa sorunlaron böylesi baskılar altında  çözülmesi neredeyse imkansızdır.

Bu itibarla tasarının adında geçen ve sorunun terör sorunu imiş gibi algılanmasına yol açan terör kelimesi başlıktan çıkarılmalı ve doğrudan sorunun adı olan Kürt sorunun adil ve barışçı çözümüne vurgu yapılmalıdır.

2. Madde‘nin 1. Fıkrası‘nın a Bendi kapsamlı ve önemli yetkilendirmeler ihtiva etmektedir.

b Bendi‘nde ifade edilen, gerekli görülmesi halinde diyalog için kurum ve kuruluşların görevlendirilmesi konusu da çok önemlidir. Derneğimiz, bu tarihi misyonda üzerine bir görev düşmesi halinde görevden kaçmayacaktır.

ç Bendi‘nde, sadece silah bırakan örgüt mensupları için çözüm üretilmiş iken halen cezaevinda olan ve görüşmelerin kendileri aracılığıyla yürütüldüğü örgüt yöneticilerinin infaz koşullarının iyileştirilmesi veya görüşmelerin farklı koşullarda yürütülmesi konusuna çözüm getirilmemiş olması bir eksikliktir.

d Bendi‘nde, alınan tedbirlerin izlenmesi  yetkisi sadece Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. Oysa, Parlamentonun daha fazla işin içinde olması ve sürecin şeffaflığı bakımından münhasıran oluşturulmuş bir Meclis Komisyonu’nun kurulması  ve izleme ve gözlemenin bu Komisyon’un uhdesine verilmesi daha uygundur. Bir farklılık yapılarak, bu Komisyon sadece milletvekillerinden oluşmayıp insan hakları kuruluşlarından, barolardan, tabip odalarından ve farklı meslek örgütlerine mensup üyelerin de yer aldıgı bir komisyon olmalıdır.

4.Madde’nin 2. Fikrası‘nda, Hükümetçe verilen görevlerin ifasında yer alan kişilere getirilen idari soruşturma ve yargı muafiyeti konusunun çözüm sürecine muhalif olanların devlet terörüne konu edileceği edilecegi gibi spekülasyonlara sebep olmaması icin, alınan tedbirlerin gözlenmesi ve denetlenmesi işinin söz konusu Meclis Komisyonu’na verilmesi, şeffaflık ve güven ihtiyacının karşılanması bakımından da büyük önem arzetmektedir.”

 

Bir cevap yazın