SADAKAT, “Nekbe Artık Filistin’e Dönüş Günüdür” dedi

2014_0515_sadakat-nekbe

Sakarya’da faaliyet gösteren İslami kimlikli sivil toplum örgütlerinin çatı kuruluşlarından olan Sakarya Dayanışma ve Kardeşlik Topluluğu (SADAKAT) 15 Mayıs Nekbe günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, Filistin mücadelesine olan desteğini yineledi.  

SADAKAT adına Muhammed Emin Duman’ın okuduğu basın açıklamasına, Manisa/Soma’daki maden faciasına değinilerek başlandı. “Soma’daki trajedi, sermayenin amansız bir büyüme ve kâr hırsıyla rekabet ettiği kapitalist ekonomi modelinin insanlığı nasıl bir felakete sürüklediğini acı bir şekilde göstermiştir.” denilen açıklamada,  böylesi bir acının bir daha yaşanmaması için bu düzenin sorgulanması ve gerekli tavrın gösterilmesi hususunda tüm Sakarya halkı duyarlı olmaya davet edildi.

Maden faciasında hayatını kaybeden emekçiler için fatihaların okunmasının ardından, basın açıklamasının ikinci kısmına geçildi.

Bu günün neden “Nekbe” olarak anıldığının izahının yapıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “15 Mayıs 1948, felaketin başladığı tarih değildir ama önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihe kadar siyonist terör çeteleri Filistin topraklarının birçok yerinde katliamlar ve köy baskınları gerçekleştirmiş ve Filistin halkını topraklarını bırakıp gitmeye mecbur etmiştir. Terörle kurulan gasıp Siyonist rejim, Filistin halkına ve bölge halklarına karşı her türlü terörü uygulamaya devam etmektedir. O günden bugüne Filistin halkı ve İslam ümmeti için her gün Nekbe’dir, işgaldir ve felakettir. Nekbe, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın esaretidir. 1948 yılından bu yana Filistin topraklarının adım adım işgalidir. Nekbe Filistin halkının bitmek bilmeyen seri katliamlara maruz kalmasıdır. Nekbe, 7 milyon Filistinlinin vatanlarından uzakta, mülteci kamplarında yaşamak zorunda bırakılmasıdır.”

Açıklamada, 66 yıllık sürgünü temsil eden Nekbe kavramının artık Filistinliler tarafından kullanılmak istenmediğini hatırlatan Duman, bu günün daha umut dolu bir çağrışım uyandıran “Filistin’e Dönüş” ismiyle gündeme taşınması noktasında karar alındığına dikkat çekti.

“Bugün burada toplanan bizler Filistin halkının 15 Mayıs 1948’de işgal edilen topraklarına dönüşünün pek yakın olduğunu gür bir sesle haykırmak için bir araya geldik. ” ifadelerine yer verilen açıklamada, Filistin davasının herhangi bir mezhep veya meşreple münhasır kılınacak bir dava olmadığı vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, ümmetin yarası olan Filistin’in özgürlüğünün ABD ve İsrail gibi zalimlerden aman dilemekten değil, İslam ümmeti olarak tüm ihtilafları bir kenara bırakarak yekvücut mücadelede etmekten geçtiği belirtildi.

İsrail ile uzlaşı sinyalleri veren AKP Hükümeti’ne de seslenen SADAKAT, hükümete şu çağrıda bulundu: “Siyonist İsrail’in basit manevralarla başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini Filistin davasında etkisiz eleman haline getirmesine müsaade etmeyin. İsrail’in güvenliği için kurulan patriot füzeleri ve füze kalkanını söküp atın. 1949’da İsrail’i tanıyan ilk İslam ülkesi olma kara lekesini alnımızdan silmek için İsrail büyükelçiliği ve konsolosluğunu kapatın.”

Filistin davası yolunda can vermiş şehidlerin de hatırlandığı açıklamada, “Bizler Sakaryalı Müslümanlar olarak şehitlerimizin çizdikleri rotayı sebatla takip edeceğimize, bedeli ne olursa olsun onların izinden ayrılmayacağımıza ve onlardan devraldığımız sancağı kanımızın son damlasına kadar dalgalandıracağımıza and içiyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Açıklama yapılan dua ile sona erdi.

BİR GÜN MUTLAKA FİLİSTİN’E DÖNECEĞİZ!

Bugün 15 Mayıs. Filistin halkı için Nekbe, yani “Büyük Felaket” günü… Ve maalesef bugün biz, başka bir büyük felaketin daha yasını tutuyoruz. Soma’da bir kömür işletmesinde meydana gelen faciada, 282’den fazla madencinin hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzmüştür.

Sakarya Dayanışma ve Kardeşlik Topluluğu olarak hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyor, ailelerine sabır niyaz ediyoruz. Geride kalanların sağ salim çıkabilmesini ümit ediyor, yaralıların sağlığına kavuşmasını diliyoruz.

Hepimize acı ve keder veren böylesi bir felaketin tekrarlanmaması için denetim ve ceza sisteminin, işçilerin can sağlığı ve güvenliğini korumak üzere etkin bir şekilde işletilmesi gerekmektedir.

SADAKAT olarak büyük can kaybına yol açan bu felaketin tüm yönleriyle soruşturularak sorumluların belirlenmesini ve yargılanmasını talep ediyoruz. Ucunun nereye dokunacağı dikkate alınmadan soruşturma yapılmasının, vicdanları bir nebze olsun rahatlatacağını hatırlatıyoruz.

Soma’daki trajedi, sermayenin amansız bir büyüme ve kâr hırsıyla rekabet ettiği kapitalist ekonomi modelinin insanlığı nasıl bir felakete sürüklediğini acı bir şekilde göstermiştir. Böylesi bir acının bir daha yaşanmaması için bu düzenin sorgulanması ve gerekli tavrın gösterilmemesi hususunda tüm Sakarya halkını duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Duyarlı Sakarya halkı,

Bugün acısını yüreğimizde hissettiğimiz diğer bir hadise ise bundan tam 66 yıl önce gerçekleşti.-

15 Mayıs 1948 tarihinde, Siyonist işgalin neticesinde coğrafyamızın kalbine İsrail rejimi yerleşti.

Filistin halkı tarafından 66 yıldır “Nekbe” (Büyük Felaket) ismiyle hafızalarda yer eden bu tarih, aynı zamanda milyonlarca Filistinlinin vatanlarından sürülmesinin de miladıdır.

Peki nedir Nekbe, ne anlama gelir?

15 Mayıs 1948, felaketin başladığı tarih değildir ama önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihe kadar siyonist terör çeteleri Filistin topraklarının birçok yerinde katliamlar ve köy baskınları gerçekleştirmiş ve Filistin halkını topraklarını bırakıp gitmeye mecbur etmiştir. Terörle kurulan gasıp Siyonist rejim, Filistin halkına ve bölge halklarına karşı her türlü terörü uygulamaya devam etmektedir. O günden bugüne Filistin halkı ve İslam ümmeti için her gün Nekbe’dir, işgaldir ve felakettir. Nekbe, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın esaretidir. 1948 yılından bu yana Filistin topraklarının adım adım işgalidir. Nekbe Filistin halkının bitmek bilmeyen seri katliamlara maruz kalmasıdır. Nekbe, 7 milyon Filistinlinin vatanlarından uzakta, mülteci kamplarında yaşamak zorunda bırakılmasıdır; Gazze ve Batı Şeria’da kalanlar için ise her türlü maddi manevi işkence ve siyonist rejimin savaş makinalarının altında bedenlerinin parçalanmasıdır. Hulasa Nekbe, siyonist rejimin varlığının niçin gayri meşru olduğunu ortaya koyan tarihi bir vakıadır.

İşte, tam 66 yıldır bu uzun felaket döneminin karanlığını yaşayan Filistin halkı için bu tarih, aynı zamanda bu karanlık dönemden kurtulmanın umudunu da içinde barındıran bir dönüm noktasını ifade ediyor.

Bu yüzden Filistinli Müslümanlar “karamsar” bir çağrışım uyandırdığı için bu günü “Nekbe” adı yerine daha umut dolu bir isimle gündeme taşıma kararı aldılar: “Filistin’e Dönüş”.

Bugün burada toplanan bizler Filistin halkının 15 Mayıs 1948’de işgal edilen topraklarına dönüşünün pek yakın olduğunu gür bir sesle haykırmak için bir araya geldik.

Bugün bizler “Filistin’e dönüş” umudunu diri tutmak ve kökleştirmek amacıyla Filistin davasına olan bağlılık ahdimizi tazelemeye geldik.

Aziz Filistin Dostları,

Yaşadığımız zaman diliminde emperyalist ve Siyonist güçler mezhebi ve meşrebi birtakım refleksleri İslam ümmetinin Filistin davasına duyarsızlaştırılması planı çerçevesinde önemli bir argüman olarak görmektedir. Unutulmamalıdır ki, Filistin davası herhangi bir mezhep veya meşreple münhasır kılınacak bir dava değildir. Filistin bütün mezhep ve meşrepleriyle ümmetin kanayan yarasıdır. Bu yarayı onarmak yaranın müsebbipleri olan Amerika, İsrail ve batılı müttefiklerinden aman dilemekle veya çözüm beklemekle mümkün olamaz. Bu yarayı onarmak ancak ve ancak ümmetin vahdetini sağlayarak oluşturulacak ortak güç ile mümkün olabilir.

Filistin direnişinin zaferi için tüm mezhebi ve meşrebi ihtilafları bir kenara bırakarak “zalime karşı mazlumun yanında” ortak şiarının çatısı altında buluşmalıyız.

Şimdi yeniden kardeşlik bilincini kuşanma ve toparlanma vaktidir.

Kanımızı emen Siyonistlere, kapitalistlere emperyalistlere karşı tüm farklılıklarımızla beraber kardeş olma ve mazlumların yanında saf tutma vaktidir.

Buradan iktidara sesleniyoruz: İsrail ile ilişkilerin Mavi Marmara özrü ve tazminat üzerinden normalleştirilmesi oyununa gelmeyin. Siyonist İsrail’in basit manevralarla başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini Filistin davasında etkisiz eleman haline getirmesine müsaade etmeyin. İsrail’in güvenliği için kurulan patriot füzeleri ve füze kalkanını söküp atın. 1949’da İsrail’i tanıyan ilk İslam ülkesi olma kara lekesini alnımızdan silmek için İsrail büyükelçiliği ve konsolosluğunu kapatın.

Ve direnişimizin sönmeyen meşaleleri… Şehitlerimiz… Aziz Filistin’i, Kudüs’ü, Aksa’yı İsrail’in tasallutundan kurtarmak için canını hiç çekinmeksizin feda eden, kanlarıyla bu direnişin zaferle nihayete ereceğinin en açık ispatları olan direniş öğretmenlerimiz! Selam Şeyh Ahmed Yasinlerin, Rantisilerin, Fethi Şikakilerin, Abbas Musavilerin, Ahmet Cabirilerin, Furkan Doğanların, Çetin Topçuoğullarının ve adını burada tek tek zikredemediğimiz bütün şehitlerimizin ve önderlerimizin üzerine olsun. Bizler Sakaryalı Müslümanlar olarak şehitlerimizin çizdikleri rotayı sebatla takip edeceğimize, bedeli ne olursa olsun onların izinden ayrılmayacağımıza ve onlardan devraldığımız sancağı kanımızın son damlasına kadar dalgalandıracağımıza and içiyoruz.

Bugün, 15 Mayıs’ta, dünyanın her yerinde ümmet bilinciyle bir araya gelen Direniş’in dostları, bundan sonra her 15 Mayıs’ın artık Filistin halkı ve İslam ümmeti için değil, siyonistler için Nekbe (büyük felaket) günü olduğunu ilan etmektedir.

Bizim için artık Nekbe sona ermiş, Filistin’e Dönüş başlamıştır.

Bu vesile ile bir kez daha tüm Müslümanlara hatırlatıyoruz ki aramızdaki tüm ihtilafları bir kenara bırakarak ümmetin ortak düşmanı İsrail’e karşı örgütlenmeli, bilinçlenmeli, vahdeti tesis etmek için çaba sarf etmeli, Siyonist projeleri yok edecek küresel bir direniş cephesi oluşturmalıyız.

Rabbimiz! Ayaklarımızı sabit kıl! Zillete düşmekten, yeryüzündeki bozgunculardan aman dilemekten bizi muhafaza eyle! İzzeti kuşanıp sırat-ı müstakim üzere olmayı bize nasip eyle! Çevresini mübarek kıldığın Aksa’da namazlarımızı eda etmeyi, özgür bir Filistin’de, Kudüs’ün aydınlık şafağında buluşmayı bizlere nasip eyle!

YAŞASIN FİLİSTİN DİRENİŞİMİZ!

YAŞASIN ONURLU FİLİSTİN MÜCADELEMİZ!

Sakarya Dayanışma ve Kardeşlik Topluluğu(SADAKAT)

– See more at: http://www.islamianaliz.com/haber/sakaryada-nekbe-eyleminde-sadakat-bir-gun-mutlaka-filistine-donecegiz/5069/#sthash.J6olavh2.dpuf

Bir cevap yazın