KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu: Ulus devlet kurmaktan vazgeçtik

2015_0506_karasu-kck

KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu, HDP’nin ‘radikal demokratik parti’ olacağını, yeni oluşumu BDP’nin isim değiştirmiş hali olarak görenlerin yanılacağını söyledi.

Karasu, şöyle dedi:

“Eskiden devlet kurma anlayışı vardı. Bundan vazgeçtik. Solun da böyle bir anlayışı vardı. ‘Ulusların kaderini tayin hakkı’ devlet kurma olarak anlaşılıyordu. Bunun doğru olmadığı, ulusların devlet kurmadan da özgür ve demokratik yaşam içinde kendi kaderlerini tayin edebileceği yaklaşımı Böyle bir paradigma içindeyiz. HDP ile Türkiye sınırlarında Türkiye’nin demokratikleşmesi içinde Kürt sorununu çözmeyi hedefliyoruz. Bu bir stratejik projedir. Yani paradigma, strateji değiştirmemizin getirdiği bir sonuçtur. Artık eğer sürekli bir kavgayla, savaşarak devlet kurup sorunu çözmeyeceksek; böyle bir çözüm anlayışımız yoksa, yeni çözüm anlayışına uygun bir mücadele, bir siyasi çözüm yöntemidir. HDP’yi öyle anlamak lazım.

BDP ise, demokratik özerklik, Kürt sorununu demokratikleşme, HDP ile çözme hedefine giderken Kürdistan’da demokratik özerkliği inşa edecek sivil toplum projesini ortaya çıkaracak. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) sivil toplum örgütlenmesinde demokratik anlayışla toplumun örgütlenmesini sağlayacak bir BDP modeli ortaya çıkıyor.”

Karasu, geçmişte sol ve burjuva partilerinin her şeye hakim olmak amacıyla, kadın, gençlik kolları gibi oluşumlarla devlet gibi her alanda örgütlenip bir anlamda ‘Protodevlet’ oluşturduklarını söyledi. PKK’lı Karasu, bu yapılanmanın iktidar, devleti ele geçirmenin modeli olduğunu, kendilerinin bu parti anlayışında olmadıklarını söyledi. Karasu, ‘Önderlik’ olarak nitelendirdiği Abdullah Öcalan’ın Halkların Demokratik Kongresi (HDK) içinde biri 100 kişilik düşünce, politika üretecek bir meclisin yanı sıra Türkiye’deki bütün demokratik özerk bölgelerin temsilini yapan 500 kişilik meclis önerdiğini anlattı. Mustafa Karasu, şöyle devam etti:

“Önderlik, HDK’yi halkların demokratik partisinin toplumsal zemini yapmak istedi. Eskiden olsa bir parti her şeye nüfuz ederdi. HDK’deki iki meclis HDP’nin tabanı olacak, siyasetini yapacak. HDP tüm toplumu örgütleyecek değil. Doğru bir örgütlenme ile toplumun bütün kesimlerinin kendisini örgütlemesini teşvik edecek. BDP de tabandan örgütlenecek. Her şeye gelip HDP karışacak. BDP, DTK örgütlenecek. Toplum kendisini tabandan örgütleyecek. HDP de onun siyasetini yapacak. Toplum kendisini örgütleyecek BDP de onun üzerine politika yapacak. Doğru politika ile halkın oyunu alacak. O politika ile o örgütlenme arasında bir uyum olacak. BDP’nin bütün örgütlenmelere nüfuz edeceği yaklaşımı yanlış. Bazıları, ‘Her şey bizim kontrolümüz altında olsun’ diyor. İyi koordine, uyum olsun. Ama bir parti her şeyi kontrol edemez. O eski, devletçi paradigmadır. Eskiden komünist, sosyalist, burjuva partileri de öyle örgütlenirdi. Şimdi öyle olmayacak. Tabanda örgütlenme örgütlü güçlerle olacak. Her şeye sahip olma anlayışı kolay anlayıştır. Onun devri geçti.”

Kaynak: Radikal

 

Bir cevap yazın