Namazınız Size Neyi Emrediyor? – 1 Mayıs Şahitliği

2014_0501_1-mayis-istanbul-8

Boğaziçi Mekteb’den Ömer Carullah Sevim, 1 Mayıs’ta Fatih’te gerçekleştirilirken, polis müdahalesi ve gözaltılar ile sonuçlanan yürüyüşü, izlenim ve değerlendirmeleriyle birlikte yazmış.

Bazı pasajları alıntıladığımız yazının tamamını Boğaziçi Mekteb’in sitesinden okuyabilirsiniz. 

Tokad ve Eğitim İlke Sen’in çağrısına kulak veriyor ve 1 Mayıs sabahı Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami önünde buluşuyoruz. Pankartlar paylaştırılıyor, marşlar ve sloganlar kararlaştırılıyor.

* * *

İslamcılığın devlet içerisinde eritilmeye çalışıldığı, muhalif seslerin duyulmak istenmediği bir dönemde Fatih’in farklı yerlerinden toplanıp harekete geçen Müslümanların birleşmesi görüntüsü, birlikte getirilen tekbirler, okunan dualar…

Biliyoruz ki her devirde insanlığa “Bu gidiş nereye?” ayetini yöneltenler olacak.

İsyanın ortaklaştığı bu anda hep beraber tekrar ediyoruz; “Bu gidiş nereye? ”

Çok geçmeden polis önümüze bir barikat daha çekiyor. Vazgeçmişler, Eminönü’ne de yürütmeyecekler. Yassak hemşerim yassak diyorlar yani.

Barikat önünde konuşmalar başlıyor.

Dua ediyoruz.

Duamız bir şey hatırlatıyor, bir kesişim alanı yakalıyor olabilir miyiz?

* * *

Zorbalıkla yürüyüşümüz engelleniyor, dokuz arkadaşımız göz altına alınıyor.

İslam; insanı ebedi kurtuluşa götürecek iman, bilinç, amel.

Müslüman; bu yolu seçen.

Yıllardır dini tekeline almaya çalışan devletin başında şimdi dindarlar oturuyor.

Sizin dininiz, belli bir grup insanın çıkarlarını korumak adına mı kurulu?

İslamcılığınızı, bir çeşit milliyetçiliğe mi çevirdiniz?

Biz “Hakkı ayakta tutan adil şahitler” olmayı seçiyoruz.

“Ben anlattıkça kavmim benden uzaklaştı” diyen Nuh’un yoluna talibiz, verirse fethi Allah verir. Zaferin değil seferin asliliği itikadımızdandır.

Devlet kibrinin taşıyıcılığını yapan, her şeyin satın alınabilir kılındığı düzeni savunanlar, alış veriş merkezleri etrafinda yeni kapitalist şehirler inşa edenler bugün dindarlar. Bize saldırıp yürüyüşümüzü engelleyen, kardeşlerimizi günlerce gözaltında yoktan yere sürükleyen sistemin tepesindekiler de onlar.

Biz gidişattan rahatsızız.

İşçinin emeğinin patronun cebine girmemesi için, meydanları halka kapatma kudretini kendinde gören devlete karşı bir seda yükseltmek için 1 mayısta bir grup müslümanla beraber alandaydık. Bizim gibi pek çok müslüman da belki çeşitli sebeplerle 1 mayısta evlerindeydi; başka türlü tepkiler geliştirdiler, geliştirecekler. Öyle veya böyle sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

Siz bize sorun. Barikatın niye bu tarafındayız? Konuşalım.

Ama siz ne cevap vereceksiniz bilemiyoruz;

Size namazınız bunu mu emrediyor gerçekten?

 

Bir cevap yazın