Kent politikaları insanları köleleştiriyor

2014-0303-lutfi-bergen-1

Lütfi Bergen, EĞİTİM İLKE-SEN İstanbul İl Temsilciliğinde “Kent-Şehir-Kapitalizm” başlıklı bir konuşma yaptı.

Konuşması boyunca şehirleşme-kentleşmeyi kapitalizm, İslam ve Anadolu ekseninde tartışan Lütfi Bergen, çarşı ile pazarın daimi bir çatışma halinde olduğunu, “cami” ve “pazar”ın Müslümanı özgürleştirdiğini, camide aynı safta yan yana dizilenler sonra pazarda da özgür bir şekilde mallarını sattıklarına vurgu yaptı.

“Cuma, şehir olan yerde kılınır. Namazdan sonra rızık aranmalıdır, bu emredilmiştir. Bunun için iktisadi düzenleme yapılmalıdır. Fakihler “ticaret (Pazar) yoksa orası şehir değildir” demişlerdir. “Kadı”nın olmadığı yerde de ticaret olmaz.” diyen Lütfi Bergen, Resulullah’ın insanlara mallarını açık pazarda vergisiz ve haraçsız sattırdığını oysa Yahudilerin bir sabitleme yapmış olduklarını söyledi ve Kur’an kıssalarının bu tartışmalar çerçevesinde yeniden okunup değerlendirilmesi gereğine işaret etti.

2014-0303-lutfi-bergen-2

Batının topyekun burjuva, doğunun ise topyekun proleter olduğunu savunan Lütfi Bergen, Batının doğu toplumlarının mallarını heba ettiğini dile getirdi.

İslamcıların, sürekli olarak cumhuriyet boyunca Kemalist vesayetten bahsettiklerini ancak kapitalist vesayetten bahsetmediklerini belirten Lütfi Bergen kapitalizmin, kent yaşamında İslam fıkhını iptal ettiğini ileri sürerek “Mesela namaz, kentin kuşatmasına teslim oluyor. Bu yeni durumda fıkıh nasıl şekillenecek?” diye sordu ve İslamcıların ilerleme, kalkınma konularında problemli söylemler ürettiklerini ileri sürdü.

Konuşmasını “Şehir bir kanserdir, yediği şey sizsiniz.” diye sürdüren Bergen, kent politikalarının insanları köleleştirdiğini, kentlerin kıtlık ürettiğini söyledi. Toplu konutun Müslümanın topraksızlaştırılması demek olduğunu savunan Bergen, kapitalizmin bütün dünyada da insanı topraksızlaştırmakta olduğunu söyledi ve toprağa dönüş çağrısında bulundu.

2014-0303-lutfi-bergen-3

“Manzara hakkına saldıran, manzarayı kapatan bir kentleşme yaşanıyor. Sabah akşam ortadan kaybolmuş durumda. Bu vaziyette İbrahim olunamaz. Yıldızlar, güneş ve gök kentte kaybolmuştur.” diyen Lütfi Bergen; Kent-Devletlerde yeni iktidarlar oluştuğunu, marka kent kavramının şehri satışa çıkardığını, insanların kenti yükselterek vergilendirilmiş olduklarını, dolayısıyla kent üretim biçiminin, kapitalist üretim biçiminin reddedilmesi gerektiğini söyledi ve otomobillerin suç aletleri olarak dolaştığı şehirlerin bugün protezli bir varlığa döndüklerini iddia etti.

İstanbul’un bugün kapitalist bir merkez olduğunu ve mutlaka bu merkezin yıkılması gerektiğini söyleyen Bergen, sözlerini “Müslüman pazarı AVM’yi yıkmalıdır.” diye sürdürdü. Daha sonra “Türkiye İşçi Partisi tecrübesi önemlidir. TİP, “Kula kulluğa son!”, “Su kullananın, toprak işleyenin!” demiştir ancak ateistlikle suçlanmıştır. Bugün de benzer suçlamalar ortada geziniyor.” diyen Bergen,  Harvey gibi isimlerin “meseleyi kentin içinde kalarak halledelim” dediklerini,  onun dışında çözüm aramanın sağcılık olacağını savunduklarını dile getirdi ve “Toprağa dönerseniz kent devrimine gerek kalmayacaktır.” dedi.

Haber: Sümeyye Sevim

Bir cevap yazın