Erdoğan: “Kürtlere özerklik vermeyiz!”

2014-0211-erdogan

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Dolmabahçe’deki ofisinde Al Jazeera‘den Jamal Elshayyal’e konuştu.

Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan Kürt sorununa, Gezi Parkı eylemlerinden cumhurbaşkanlığı seçimlerine pek çok konuda soruları yanıtladı. Al Jazeera’nin “Geçen sene barış süreciyle Kürt sorununda büyük bir adım attınız. Ama sorun tam olarak çözülemedi. Bu sorunu tamamen çözmek için öneriniz nedir? Türkiye’deki Kürtler herhangi bir otonomi biçimine sahip olabilecek mi?” sorusuna Başbakan Erdoğan’ın cevabı ise şu şekilde oldu:

“Bizim bir defa Türkiye’de bir otonomi dağıtma diye bir derdimiz yok. Böyle bir şeye müsaade de etmeyiz. Türkiye çünkü 780 bin kilometrekaresiyle bir bütündür. Ama Türkiye’de 36 ayrı etnik unsur vardır. Bu insanlar birbirinin kardeşidir. Bu vatanın evlatlarıyız. Tek bayrak altında toplanmışız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Tek vatanız, tek devletiz.

Biz insanı severken yaradılanı Yaradan’dan ötürü severiz. İnsanlar arasında bir ayrıma asla gitmeyiz. Dolayısıyla Kürt benim kardeşimdir, Türk de benim kardeşimdir. Laz da, Çerkes de, Abaza da, Gürcü de, Boşnak da, Roman da bütün bunlar benim kardeşimdir.

Böyle bir iktidarı Türkiye yaşamamıştır. Bu ülkede farklı bir etnik unsura ‘kardeşim’ diyen bir başbakan gelmemiştir. Bu benimle başlamıştır. Bizim değer yargılarımızın içerisinde bu var. Ben bunu farklı bir yere çekemem. Bizi yaratan Allah, böyle yarattı. Böyle bir ayrımı asla aramızda yapamayız.
Dikkat ederseniz Türkiye’de şu anda benim Kürt vatandaşlarım arasında yaptırdığımız kamuoyu araştırmalarında da şunu görüyoruz ki en yüksek oranda sevilen, oy alan parti, AK Parti. Diğerleri açık ara geriden geliyorlar. Niye? Ayrım yapmıyoruz da onun için.

Mesela Türkiye’de benim Kürt kökenli vatandaşlarımın yoğun olarak yaşadığı bölge, Güneydoğu Anadolu’dur. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımlar, bizim dönemimizde o bölgede yapılmıştır. Doğu Anadolu hakeza öyledir.
Eğer şu anda Güneydoğu Anadolu, terörle arasında mesafeyi -son bir senede ciddi manada koydu- koymuş olsaydı, bugün gerek küresel, gerek yerli özel sektör yatırımları Güneydoğu’da çok daha farklı bir şekilde olacaktı. Ama bunu koyamadığı için o bölge, istediğimiz yatırımları alamadı.

O bölgede devlet olarak altyapı yatırımlarını yapıyoruz. O bölgedeki yatırımlara çok ciddi teşvikler verdik. Bir numaralı teşvik, o bölgededir. Bunlara arazi tahsisinden tutunuz, vergi muafiyetine, enerji muafiyetine varıncaya kadar her türlü desteği verdik. Derdimiz şu, istiyoruz ki Güneydoğu’da sadece altyapısıyla değil, üst yatırımlarla da orada işsizliği giderme noktasında iyi adımlar atalım.

Ama buna rağmen iyi adımlar atıldı. Bizim oralarda duble yollarımız, tüneller bunların hepsi yapıldı.

Bütün bunların yanında havalimanları kimsenin aklına gelmezdi. Ama bugün Muş’ta, Ağrı’da, Kars’ta, Bingöl’de, Şırnak’ta havalimanı var. Hep bunlar yapıldı.

Şu anda Hakkâri’de havalimanı yapılıyor. Eğer orada müteahhitler tehdit edilmemiş olsaydı, biz şu anda Hakkâri Havalimanı’nı açmış olacaktık.
Bundan on sene önce bunlar konuşulamazdı. Oralarda havalimanı olacak, kimsenin aklına gelmezdi. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir miydi ya? Biz bunları yaptık.

Bu ülkede bu iktidar yolsuzlukları semtine uğratmadı, uğratmıyor. Başarılı bir şekilde inançla yolumuza devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 50 tane havalimanımız var. Bu havalimanlarıyla en uzak noktada oturan bir vatandaşımız, hava limanına yarım saat ile 45 dakika arasında ulaşabiliyor. Böyle bir noktaya geldik.”

Kaynak: Al Jazeera 

Bir cevap yazın