Çözüm Süreci raporu: Kritik eşiğe gelindi

2012_1202_komisyon

Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, “Geldiğimiz kritik eşikte Türkiye ya büyük devlet gibi davranarak bu meselesini çözecek ya da çok daha büyük sorunlarla yüz yüze kalacaktır” denildi

Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanı Naci Bostancı, komisyon üyesi milletvekilleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında hazırladıkları raporu açıkladı.

Bu komisyonun bütün sorunları çözecek kapasitede olmadığını kaydeden Bostancı, kurallar çerçevesinde bir çalışma yaptıklarını bildirdi. İlk toplantılarda literatüre ilişkin hayli sert tartışmalar yaşandığını ancak zamanla konuştukça, anlaşılabileceğinin görüldüğüne dikkati çeken Bostancı, “Barış, kanın dökülmemesi ve her türlü çatışmadan daha iyidir, daha hayırlıdır. Elbette her konuda anlaşamazdık ama şu konuda mutabıkız; çözüm süreci mutlak surette, her türlü gölgeleme girişimlerine, kışkırtıcılığa, meydan okumaya rağmen mutlak surette yürütülmesi gereken bir süreçtir. Bu millet artık kan istemiyor. Kim ve siyasi görüşü ne olursa olsun, insanlar artık genç bedenler için mezar kazmak istemiyor” dedi.

HİÇ BİR RAPOR BİTMEZ

Bostancı, bu raporun eksiklikleri ve tartışılabilecek yönleri olabileceğini anlatarak, “Elbette hiç bir rapor bitmez, tıpkı romanların bitmediği gibi. Ümit ederiz ki önümüzdeki süreçte yeni çalışmalar yapılsın” dedi.

“Soruna ad konulmamış” eleştirisinin yapıldığını anımsatan Bostancı, “Latinlerin bir sözü vardır. ‘Tanımlamak tehlikelidir.’ Nasıl tanımlarsanız tanımlayın itirazlar olacaktır. Bu itirazı dile getiren çevre ‘Kürt sorunu’ ifadesini uygun bulduğunu söylüyor. Ama buna da itiraz eden aynı çevreden başka insanlar var, ‘Kürtler sorun mu da Kürt sorunu diyorsunuz?’ diyorlar” şeklinde konuştu.

Naci Bostancı, rapora göre korucuların sayısının arttığı eleştirisinin yapıldığını belirterek, ancak rapora göre 2002’den 2013’e kadar korucu sayısının 58 binden 48 bine indiğinin görüleceğini söyledi. Karakol sayısının da eleştirildiğini ifade eden Bostancı, karakol sayısının son 10 yılda bin 41’den 850’e indiğini vurguladı.

Soruları da yanıtlayan Bostancı, “90 yıllık bir arşiv çalışmasından bahsediliyor. Asimilasyona yönelik bir şeyler gördünüz mü?” sorusuna, “Bütün ulus devletler yutma ve kusma eyleminde bulunurlar. Kusma nüfus mübadelesidir, yutma da asimilasyondur. Türkiye ulus devleti olarak kuruldu. Kürtlere yönelik bir asimilasyon yaklaşımı, baskı, sürgün yaklaşımı vardı. Dersim olayı malum” karşılığını verdi.

“Genel af tartışması” ile ilgili bir soru üzerine Bostancı, “Vakti gelmemiş sözler etmek siyasette uygun değildir” dedi.

Kaynak: Dünya Bülteni

Bir cevap yazın