YÖK’ten 12 Eylül ruhunu aratmayan değişiklik!

2013_1012_yok
12 eylül zihniyetinin üniversiteler üzerindeki tahakküm aracı olan YÖK, kuruluş yıldönümüyle aynı tarihlerde, disiplin yönetmeliğinde bir değişiklik yaptı. Değişiklikler darbe döneminin ruhunu aratmayan cinstendi!
YÖK’ün son yönetmelik değişikliği ile öğrencilerin suçları kesinleşmeden okuldan uzaklaştırılması mümkün kılınıyor, konusu ne olursa olsun bildiri dağıtmak ya da afiş asmak bile suç sayılıyor. Mazlumder, konuyla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

“ÖNLEYİCİ UZAKLAŞTIRMA” KABUL EDİLEMEZ

    Ceza yargılamasının en temel ilkelerinden birisi, hakkında atılı suçlama adil bir yargılama ile kesinleşinceye kadar zan altında bulunan şahsın masum sayılması ve buna göre muamele edilmesidir. Ancak esef ile öğrenmiş bulunmaktayız ki, özgürlükleri zan ile kısıtlayan, hakları keyfi muamele ile yok edebilecek bir yönetmelik değişikliği yapıldı. 7 Kasım 2013 tarihli ve 28814 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile özgür düşüncenin yeri olması gereken Üniversitelerde, kanaatimizce muhalif siyasi kanaatteki öğrencilere dönük keyfi muamele ve mağduriyetlerin önü açılmaya çalışılmaktadır. Yapılacak keyfi soruşturmalar sonucu henüz disiplin kurallarına aykırı hareket ettikleri konusunda kesin bir karar alınmayan öğrenciler hakkında üniversiteden uzaklaştırma uygulanabilecektir. Soruşturmanın kendisini bir cezalandırma haline getirecek böylesi “önleyici uzaklaştırma”yı kabul etmek mümkün değildir.

   Yine bu yönetmelik ile bildiri dağıtmak ta suç sayılmaktadır. Yasakları asıl kabul eden, yapılacak insani her fiil için se kutsal devlet veya kurumlarından izin almayı şart koşan böylesi bir anlayışı da kabul etmek mümkün değildir. Düşünceyi ifade hürriyeti, sözlü ifadeleri kapsadığı gibi, yazılı olarak bunları ifadeyi, bildiriye dönüştürüp dağıtmayı da kapsar. İçeriği suç ise zaten C.Savcıları gereğini yapacaktır. Değilse, bildiri dağıtmanın kendisini disiplin suçu saymanın evrensel insan hakları, Avrupa İnsan Hakları içtihatları nazara alındığında hukuki ve ahlaki bir dayanağı yoktur. Şiddet çağrısı, hakaret ve tehdit olmadıkça, düşüncelerin açıklanması kısıtlanamaz.

   Güvenliği önceleyen ancak bireyin temel insani haklarını ise hiçe sayan bu yönetmelik aciliyetle değiştirilmeli, kaldırılmalıdır.

Kamuoyuna arz ederiz.

                                                                       Mehmet Arif Koçer

                                                                     MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı

Bir cevap yazın