FHDD: Nehirden Denize Özgür Filistin

2013_0513_fhdd

Filistin halkının Büyük Felaket’i El Nakba, 65. Yıldönümünde, 15 Mayıs 2013 akşamı İstanbul’da bulunan İsrail konsolosluğu önünde yapılan bir eylemle anıldı. Eylemde ayrıca Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi süreci protesto edildi. 

Derneğimiz FHDD’nin çağrısıyla gerçekleşen eyleme Filistin Dostluk Derneği (Jaliyah) üyeleri ve Türkiye’de yaşayan bazı Filistinliler ile, Kudüs-Der, Antikapitalist Müslümanlar ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi üyeleri de destek verdi.

“Siyonizm yenilecek, Direnen Filistin kazanacak” pankartı arkasında kısa bir yürüyüşle başlayan eylemde “Nehirden Denize Özgür Filistin”, “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol”, “İlişkiler kesilsin, İsrail’e boykot”, “Tanklara karşı taş, özgür Filistin kazanacak”, “Birruh biddem nefdike ya Filistin” sloganları atıldı.

Daha sonra FHDD adına Dernek başkanı Selim Sezer basın açıklamasını okudu. Sezer’in açıklamasının ardından destekçi kurumların temsilcileri söz aldı. Jaliyah başkanı Filistinli Zeyad Dahliz, “Babalarımız bize yaşananları anlattı ki, unutulmasın. Biz de torunlarımıza, çocuklarımıza anlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu. “Filistin toprağının Filistin toprağıyla takası olmaz” diyen Dahliz, eninde sonunda Filistin’e geri döneceklerini söyledi.

Kudüs-Der adına söz alan Nurettin Şirin, İsrail’den gelecek özrü ve tazminatı kabul etmediklerini belirtti, “Bedel ödeyen halkımızdır, ancak Siyonistler AKP hükümetinden özür diliyor” dedi. Şirin, Arap monarşilerinin Filistin meselesindeki ikiyüzlü tutumunu vurguladı.

Arkasından, “Biz ezilenleri yeryüzünde iktidar kılmak istiyoruz” diyen Antikapitalist Müslümanlar dönem sözcüsü Sedat Doğan, Filistin özgürlük mücadelesinin bütün Müslümanların ve bütün ezilenlerin desteklemesi gereken haklı bir mücadele olduğuna dikkat çekti ve “Onların yanında yürümek boynumuzun borcudur” diye konuştu.

ESP PM üyesi Ziya Ulusoy da, “Biz mücadele etmeyi Filistinli dostlarımızdan öğrendik. Hangi inançtan, hangi ideolojiden olursak olalım, bizi Filistin birleştirdi” dedi ve “Filistin mutlaka özgürleşecek” diyerek sözlerini tamamladı.

Eylem sloganlarla son erdi.

FHDD adına okunan basın açıklamasının tam metni:

BASINA VE KAMUOYUNA

Bugün burada Filistin halkının “El Nakba”, yani “Felaket” olarak adlandırdığı, büyük sürgün ve katliamların başlangıcının 65. yıldönümünü anmak için toplandık.

Yirminci yüzyılın başlarından itibaren emperyalizmin Ortadoğu politikası doğrultusunda ve esas olarak İngiliz emperyalizminin vesayeti altında gerçekleşen Siyonist göçleri temelinde, 14 Mayıs 1948 tarihinde Filistin’in yarıdan fazlasının üzerinde “İsrail devleti”nin kuruluşu ilan edilmişti. Bu oluşumun kendisini “devlet” olarak ilan ettiği günün ertesi günü olan 15 Mayıs 1948’den itibaren yüzbinlerce Filistinli, yaşadıkları yerlerden silah zoruyla çıkarıldı. Binlercesi katledildi. Tel Aviv’in kendisine çizdiği sınırlar içinde yaşayan Filistinliler, en ağır ırkçı uygulamalara maruz kaldı. Takip eden 20 yıl içinde Siyonist işgal rejimi, Gazze, Batı Şeria ve Kudüs dâhil Filistin’in tamamını yuttu. 65 yıllık işgal süreci boyunca on binlerce Filistinli yok edilirken, 800 binden fazlası tutuklandı. Çevre ülkelerde en sefil koşullarda ve en temel haklardan yoksun şekilde mülteci hayatı yaşayan Filistinlilerin sayısı ise, nüfus artışlarıyla birlikte 5 milyonu buldu.

Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin Filistin’e getirmeye çalıştığı sözde “barış” ve “iki devletli çözüm” planı, Filistinlileri başta topraklarına geri dönüş hakkı olmak üzere en temel haklarından vazgeçmiş bir şekilde, ülkelerinin dörtte üçünün işgal edilmesini kabul etmeye zorlamaya çalışıyor.

ABD, kendi bölgesel planları doğrultusunda, Mavi Marmara katliamından bu yana diplomatik düzeyde ilişkileri bozulan Türkiye ve İsrail’in de ilişkileri hızla normalleştirmesini istiyor. Obama’nın zorlamasıyla Netanyahu’nun istemeye istemeye de olsa Türkiye’den sözde “özür” dilemesi bu doğrultuda atılan bir adımdı. Ne var ki telefon yoluyla gelen bu “özür”, hiçbir resmi anlam taşımadığı gibi, Mavi Marmara saldırısının bedelini ödeyenin Türkiye devleti değil, Türkiye halkı ve Gazze ablukasını delmek üzere yola çıkan onlarca farklı milliyetten Filistin dostu olduğu düşünüldüğünde, bu “özrün” herhangi bir anlam taşımadığı anlaşılacaktır.

Sahte “özür”le birlikte başlayan Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi süreci her bakımdan tehlikelidir. Zaten ikili ekonomik bağlar hiçbir zaman kesilmediği gibi, diplomatik ilişkilerin de yeniden başlaması, İsrail’in Filistin halkına ve tüm bölge halklarına karşı işlediği suçlara ortaklık etmek anlamını taşıyacaktır. Obama’nın da tam desteğini arkasına alan İsrail’in son süreçte bölge çapındaki saldırganlığı arttırmaya başladığı aşikârdır. Geçtiğimiz hafta İsrail’in Şam’a düzenlediği hava saldırılarının amacının, Suriye savaşını uzatmak, derinleştirmek ve yaymak olduğu bellidir.

Bizler, Suriye’nin iç ihtilafının tarafı değiliz. Ancak emperyalizmin ve Siyonizm’in saldırıları karşısında elbette Suriye halklarından yana tarafız. Filistinliler de dâhil olmak üzere bölgedeki bütün unsurları etkileyen bu çatışmanın derhal sonlandırılmasını ve müzakere sürecinin başlamasını istiyoruz.

Bu vesileyle, Türkiye’yi bu savaşın daha fazla içine çekmek için yapıldığı besbelli olan Reyhanlı katliamını da kınıyor ve yakınlarını yitirenlerin acısını paylaşıyoruz.

Bölgede bütün kartların yeniden dizildiği bu süreçte, halkların ortak düşmanı olan İsrail’in topyekun boykot edilmesi, Filistin’in ve halkların gerçek dostlarının en temel görevidir. Bu doğrultuda diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi bir yana, ekonomik ve askeri ilişkilerin de tümden kesilmesini talep ediyoruz. Filistin sorununda Amerikan sahte barışını reddederek, gerçek barışın Siyonizm’in ortadan kalkmasıyla geleceğini söylüyor ve başkenti Kudüs olan, mültecilerin geri döndüğü, Akdeniz’den Ürdün Nehri’ne, laik, demokratik, özgür Filistin Devleti kuruluncaya kadar Filistin halkının mücadelesini destekleyeceğimizi ilan ediyoruz.

Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun Siyonizm!

İlişkiler kesilsin, İsrail’e boykot!

Filistin ve bölge halkları yalnız değildir!

Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği (FHDD)

 

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir