Ankara 360. hafta: Başörtüsü Allah’ın emridir!

Değerli basın mensupları, kıymetli dostlarımız. Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu’nun düzenlediği basın açıklamasına hoş geldiniz.

Platform olarak, hak ve özgürlüklerin önündeki tüm engeller kalkıncaya kadar mücâdelemizi devam ettireceğimizi, çeşitli defalar dile getirmiştik. Bugüne kadar maalesef, hak ve özgürlüklerin kullanılması yönünde, ciddi adımlar atılmamıştır. Dün, hiçbir kanuni yasak olmamasına rağmen, kız çocuklarımız başörtüsü sebebiyle üniversitelere sokulmuyordu. Yine başörtülü kamu görevlileri okullara, devlet dairelerine sokulmuyor, avukat hanımlar barolardan atılıyordu. Bugünkü gelinen noktada ise, bölünmüş parçalanmış bir özgürlüğün, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı bir genelge ile, adeta bir ulusa dağıtılıyormuş havası ile verildiğini görüyoruz. Evet, kızlarımız, sadece İmam Hatip Liselerine gidiyorsa başını örtebilecek, düz lise ve meslek okullarına gidiyorsa, başını açacaktır.

Bazı açıklamalarımızda dile getirdiğimiz gibi, şurası kesinlikle bilinmeli ki, İslâm’da ruhbanlık yoktur. Din adamı sınıfı ayırımı yapılamaz. İlahi tekliflerde bütün Müslümanlar eşittirler. Hacısı hocası diye bir ayrıcalık yoktur. Dolayısıyla başörtüsü emri karşısında bûluğ çağına gelmiş tüm kızlarımız aynı şekilde tesettüre girmek zorundadır. Bu onun hem sorumluluğu, hem de ifade özgürlüğü açısından en tabii hakkıdır. Bu hak, hiçbir gerekçe arkasına sığınılarak engellenemez. Bu böyle olduğu gibi, aynı şekilde kadın ayırımcılığı yapılarak, başörtüsü bahanesiyle “Kamusal Alan”, “Hizmet Alan – Hizmet Veren” gibi hukuki olmayan kavramlarla, örtülü hanımların çalışmasına da engel olunamaz.

Onun için diyoruz ki, başörtüsü Allah’ın emridir. Bunda asla pazarlık söz konusu olamaz.

Onun için diyoruz ki, “Bölünmüş Parçalanmış Özgürlüklere Hayır!”

Onun için diyoruz ki, başörtüsü bahanesiyle öğrenim ve çalışma hakkını gasbedip, kadın ayırımcılığı yapan tüm yasakçı zihniyetlere hayır!

Ve, bu hakların sonuna kadar savunucusu olacağımızı bir kez daha tekrarlıyor, üniversite öncesi, üniversite hayatı ve mezun olduktan sonra hizmet alanlarında çalışma ve inancını ifade etme hakkının hukuki statü kazanmasına kadar da bu konuyu kamuoyunun gündemine taşımaya devam edeceğimizi buradan ilan ediyoruz.

“Darbe Hukuku Değişmeli” diyen, öteden beri Türkiye’de bir başörtüsü sorunu olduğu ve buna ilgisiz kalamayacaklarını dile getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, bugüne kadar bu konuda her hangi bir somut adım atmamıştır. Üstüne üstlük CHP Tekirdağ Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Önay Taşdelen’in Twitir hesabından başörtülülere “Nankör Köpek” demesi karşısında hâla sessizliğini korumaktadır. Kendisinden başörtülülerden özür dilemesini ve adı geçen şahsı partiden ihraç etmesini bekliyoruz. Önay Taşdelen’i ise, insanların inançlarına saygılı ve ötekine tahammülü olmaya dâvet ederken, sergilediği çağdışı tutumu sebebiyle de buradan kınıyoruz.

Diğer yandan, dünyanın hâla seyirci kaldığı, Suriye dramına, hattâ ondan öte katliamına değinmek istiyoruz. Açıklanan istatistiklere göre Suriye’de Esed güçleri 15 Mart 2011’den buyana düzenlediği operasyonlarda 41 bin 129’u sivil 5 bin 47’si Özgür Suriye Ordusu asker olmak üzere 46 bin 176 kişi hayatını kabetmiştir. Esed güçleri camileri, hastaneleri, ekmek fırınlarını bombalıyor, zehirli gaz ve kimyasal silahlar kullanarak masum insanları, yaşlı – genç, kadın – erkek, çoluk – çocuk demeden katlediyor. İnsanlar ekmek, mazot, benzin, elektrik sıkıntısı çekiyor, ısınma ve sağlık sorunları had safhaya gelmiş durumda. Dolayısıyla Suriye’ye ilgisiz kalmayalım, ulaştırabileceğimiz her türlü yardımları SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI aracılığıyla ulaştıralım

Bütün insanların akıl, nesil, can, mal ve din emniyetlerinin sağlandığı bir dünyada buluşmak temennisiyle katılımlarınız için teşekkür ederiz.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA

İsmail AYDAR

VAHDET VAKFI 

Bir cevap yazın