Ankara’da 359. hafta başörtüsü eylemi

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformunun düzenlemiş olduğu 359. hafta basın açıklamasına hoş geldiniz.

İçinde yaşadığımız ülkede halkın büyük bir çoğunluğunu Müslüman nüfusun oluşturuyor olmasına karşın; devlet ve devletin resmi ideolojisi müntesiplerince İslam’ın ibad-i rükünleri üzerinden yıllar boyu Müslümanlara yapılan baskı hız kesmeksizin sürdürüle gelmiştir.

Son dönemde yapılan mevzii çalışmalarla inanca dair baskılarda kısmi yumuşama olmuşsa da özellikle başörtüsü, namaz ve sakal konusunda Müslümanlar hala baskı ve yasaklamalarla karşı karşıya kalmaktadırlar.

Özellikle kılık kıyafet yönetmeliği adı altında öğrencilere ve kamu çalışanlarına yapılan başörtüsü ve sakal dayatması hala aşılması zor bir engel olarak Müslüman kitlelerin önünde durmaktadır.

Basında son günlerde yer alan haberlerde çeşitli derecelerdeki eğitim kurumları ve kimi resmi kuruluşlardaki mescit problemi hala çok büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Namazın, İslam’ın en önemli ve vakit sınırlandırması olan rükünlerinden biri olması sebebiyle bu sorun ertelemeye mahal bırakılmaksızın derhal halledilmelidir.

T.C. anayasası ve tarafı olunan uluslar arası anlaşmalar gereği sözde güvence altına alınan din ve vicdan hürriyeti ve bu duruma bağlı olarak ibadet etmek isteyen kişilerin önündeki engellerin kaldırılması gerektiği halde, kurum içerisinde kendilerine idari yetki verilen kişilerin ideolojik ve keyfi tutumları neticesinde insanlar ibadet edebilecekleri mekanlardan yoksun bırakılmaktadırlar.

İnsanların rahat bir şekilde ibadet edebilmeleri için devlet gereken tedbirleri derhal almalı, okullar başta olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlarda ibadet alanları oluşturulmalıdır. İdeolojik saplantı içerisinde keyfi tutum ve davranış sergileyen, insanların ibadetlerine engel olan kişiler hakkında gerekli cezai yaptırımlar uygulamaya konulmalıdır.

Yozgat ili Sorgun ilçesi imam hatip okulunda cereyan eden ve basına yansıyan haberlerde bazı öğretmenlerin öğrencilere “ Bu okula üniversite okumak için gelinmez, Fatiha okumak için gelinir. ”, “ Buradan mezun olanlar ya ev hanımı ya da imam olur ” , “Neden matematik çözüyorsunuz? Siz Fen Lisesi öğrencisi misiniz?” , “Bu kadar yüksek puanla neden bu okula geldin? ” diyerek psikolojik baskı oluşturduğu yada ders işlemeyerek dersleri boykot ettikleri bilgisi yer almaktadır.

Fenni ve dini ilimleri aynı anda alarak inançlı, ahlaklı ve ilmi donanıma sahip bir gençlik vücuda getirmek için kurulmuş olan imam hatip okulları öğrencilerinin bir kısım öğretmenleri tarafından psikolojik yıldırma harekatı ile okullarından ve almış oldukları eğitimden soğutulmaya çalışılması bilinçli bir ideolojik çalışmadır. İçine düştükleri ideolojik körlükle çağdaşlık ve gelişmişlik adına insanlara zulmetmeyi kendisine görev bilmiş insanların varlığı mütedeyyin kesimi tehdit etmektedir.

Buradan milli eğitim bakanına sesleniyoruz: Görevi, atandığı okullarda kendi branşında ders vermek olan ve devletten bunun karşılığında maaş alan bu malum zihniyetteki öğretmenler görevlerini ideolojilerinden dolayı ifa etmekten imtina ediyor ise bir an önce bu kişiler görevden alınmalıdır. Kimsenin, özellikle de görevi öğrencilere ilim öğretmek olan ve bu yolla para kazanan bu şahısların çocukların eğitim haklarını ellerinden almak hakkı ve haddi değildir. Bu anayasal bir suçtur ve her suç gibi bununda bir cezai müeyyideye tabi tutulması gerekmektedir.

Bu olay, her fırsatta yaygara koparıp mahalle baskısı yapılıyor yalanı ile gündemi meşgul eden kesim gerçek yüzünü bir kere daha gün yüzüne çıkarmıştır.

Yapmış oldukları zulmü arkalarındaki medya gücü ile perdelemeyi beceren bu zalim taifeye diyoruz ki; İslam bu topraklara Kemalizm ve laiklik gibi sonradan monte edilmedi, her türlü baskı ve dayatmalarınıza karşın İslam bu toplumun damarlarına kadar sirayet etmiştir.

Bin yıldan fazla bir zamandır insanların özgürce gerçekleştirdikleri ibadetlerin ve inanç sisteminin önüne ideolojik saplantılarınızla geçmeyi asla başaramayacaksınız. İdeolojinizle bu toplum arasında kan uyuşmazlığı vardır.

Müslüman halktan vergilerini alan devlet mekanizması artık dinini yaşamak isteyen Müslümanların haklarını derhal iade etmelidir.

Zulüm sürdüğü müddetçe zulmü ve zalimi deşifre etmeye ve onlarla mücadele etmeye devam edeceğiz.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA

İHH ANKARA YÖNETİM KURULU ÜYESİ

Serkan CODAL

Bir cevap yazın