Ankara’da direniş 257. haftasında

27.11.2012 tarih ve 28480 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan, “MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA BAĞLI OKUL ÖĞRENCİLERİNİN KILIK VE KIYAFETLERİNE DAİR YÖNETMELİK” maalesef, Batı normlarına göre hazırlanmış ve Müslüman halkımızın inanç, örf ve adetleri göz önüne alınmadan, yine bir yığın sorunlar yumağını büyütecek bir uygulama olarak gündeme sunulmuştur. Defalarca dile getirildiği üzere başörtüsü ile alakalı kanuni hiçbir yasaklama yoktur. Böyle olmasına rağmen, keyfi yönetmeliklerle kızlarımızın eğitim hakları ile baş örtülü hanımların çalışma haklarının engellendiği çağ dışı uygulamalara, Bakanlar Kurulu Kararı ile bir yenisi daha eklenerek yine bir anayasal suç işlenmiştir. Eğitim ve çalışma hakkının hiçbir şekilde engellenemeyeceği hukuki metinlerde yer alırken, inanç ve ifade özgürlüğü konularında Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne imza atan Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin, bu imzaya sahip çıkmaları gerektiğini hatırlatırız.

Yönetmeliğin Batı normlarına göre hazırlandığını ifade etmiştik, evet, bu yönetmelik, adeta Batı’daki Ruhban okulları mantığı ile hazırlanmıştır. Müslüman olan halka, İmam-Hatip Okullarına giderseniz başınızı kapatabilirsiniz, ya da diğer okullarda sadece Kur’an-ı Kerim dersinde başını kapatabilirsin diğer zamanlarda başını açacaksın denilerek, adeta bir Ruhban sınıfı oluşturulmaya çalışılmaktadır.

28 Şubatçıları yargılayıp, hesap sormaya kalkışın hükümet yetkilileri ile Milli Eğitim Bakanı’na şunu hatırlatmak isteriz: 28 Şubatçılar, keyfi uygulamalar ile fiili başörtüsü yasağı getirmişlerdi. Sizler ise bu fiili yasağı uygulamak isteyecek olanlara, “öğrenciler okul içinde başı açık olarak bulunur” diye bir yönetmelik yayımlayarak, gerekçeli bir zemin hazırlamış oldunuz. Kanunsuz ve hukuki dayanağı olamayan bir yasağı yazılı metin haline getirerek inanç ve ifade özgürlüğü, eğitim özgürlüğü adına tarihe kara bir leke sürdünüz. Zulüm ile âbâd olunmaz. 28 Şubatçılar zulümleri sebebiyle halkın tepkisini üzerlerine çekmiş ve gereken derslerini almıştı. Aynı yolu takip eden sizlerin de aynı akıbete düşmemeniz için halkın inançları ile kılık ve kıyafetiyle oynamamanızı sadece okullarda değil, çalışma ve sosyal alanlarda da inanç ve ifade özgürlüğünün önünü açmanızı tavsiye ederiz.

Müslüman halkımızın bu konudaki beklenti ve taleplerini hiçe sayan, adeta onunla alay eden bu çağdışı yönetmelik bir an önce yürürlükten kaldırılmalıdır. Daha düne kadar mecburi temel eğitim diye dayatılan, “Haydi Kızlar Okula” denilerek teşvik edilen eğitime başörtüsü ile katılmak isteyen kızlarımızın kimi idareci ve öğretmenlerin baskısına maruz kaldığı, ayrı bir yerde tek başına bir sınıfa oturtularak tecrit edildiği, başka okullara sürgün edildiği, hatta dövüldüğü haberleri basına yansımıştı. Öyle görülüyor ki bu yönetmelik bu baskı ve zulümleri meşrûlaştıracaktır. Bu tür uygulamaların artmasından endişe ediyoruz ve muhtemel olaylar karşısında Savcıların teyakkuz halinde olmalarını, failler hakkında kanunî işlemler başlatılması için de halkımızdan, suç duyurusunda bulunmalarını istiyoruz.

Bütün insanların akıl, nesil, can, mal ve din emniyetlerinin sağlandığı bir dünyada buluşmak temennisiyle katılımlarınız için teşekkür ederiz.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA

MUHİTTİN ÖZDEMİR

VAHDET VAKFI

Bir cevap yazın