Erken değil geçmiş olsun

Bazı seçimler erken olabilir fakat bazı seçimler için çok geç kalındı artık. Hangi seçimin erken, hangisinin geç olduğu meselesi ise merkeze neye aldığınıza göre şekilleniyor. Derdi oy olan, meselesi partisine oy vermekle sınırlı kalan için önümüzde erken, hatta baskın bir seçim var. Davasını bunun ötesinde tanımlayanlardan kimileri içinse bazı seçimler için vakit geçti. Merkeze alınan […]

Çok yaşa Tramp Reyiz!

“Dün, dündür; bugün de bugün!” Böyle demiş sağ siyasetin bir dönem en popüler lideri Süleyman Demirel. Söylediği, geçmişte olanın geçmişte kalması; bugünün yeni bir gün olması mıydı? Geçmişe takılarak bugünü ıskalamamak mıydı? O böyle söylediğinde bağlam bu değildi. Maksat, dün söylediğiyle bugün yaptığı arasındaki tutarsızlığın üstünü örtmekti. Dünde kalan sözlerin, verilmiş vaatlerin; bugünün icraatlarını bağlamadığıydı. […]

Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar

28 Şubat’ın bir yıl dönüme daha geldik, geçtik; yirminci kez. Üstelik bu yıl, 28 Şubat soğuğu, 15 Temmuz sıcağıyla birlikte yaşandı. Darbelere “bir daha asla” denilen bir ülkedeydik, yine bir darbe kalkışmasına şahit olduk. Kader mi? Değil, düzen. Bu 28 Şubat da, herkes kendi darbeler tarihini okudu ama darbenin bu coğrafyanın kaderiymiş gibi algılanmasına yol […]

‘Evet-Hayır’ın ötesindeki mesele

Sözleri çarpıtılıp, maksadı saklanıp, anlamı bağlamından kopartılarak şahsına dönük bir linç kampanyası başlatılan merhum Hrant Dink, o dönemki hislerini şöyle anlatmıştı: “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.  Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet, biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” […]

Yerler ve gökler ancak adalet üzerinde durur

Allah Resulü’nün şöyle buyurduğu rivayet edilir. “Yerler ve gökler ancak adalet üzerinde durur.” Mezkûr hadisin farklı rivayetleri bulunmakla birlikte, mesajın özü değişmez. O mesaj ki, aynı zamanda tevhid dini İslam’ın temellerine işaret eder; adalet. Yerlerin ve göklerin adalet üzerinde durması, yeryüzü ve gökyüzü arasındaki hayatiyetin varlığını nasıl muhafaza etmemiz gerektiğinin de izahıdır; adalet ile. Bu […]

Hz. Ömer’e kılıç çekmek

Önce, hepimizin bildiği iki hikâyeyi yeniden anlatarak başlayacağım yazıya. Adalet duygusuyla ve adalet merkezli uygulamalarıyla iyi bilinen Hz. Ömer, bir gün hutbe verirken, haziruna sorar: “Eğer ben günün birinde eğrilirsem siz ne yaparsınız?” Dinleyenlerden biri ayağa kalkar ve şöyle cevap verir: “Seni kılıçlarımızla doğrultmasını biliriz!” Hz. Ömer, aldığı bu cevap üzerine şükrederek “Allah’ım, Sana hamd […]

Ne çok ölüyoruz; niye?

Zor günlerden geçiyoruz. Geçmesine geçiyoruz da, zor geçmeyen günümüz zaten oldu mu; insan bunu düşünmeden edemiyor. Bu memlekette “birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymadığımız” bir dönem yaşandı mı; insan bunu sorgulamadan edemiyor. O halde belki de niye bu günler hep zor geçiyor, buna kafa yormakta fayda var. Anadolu geniş bir coğrafya. Anadolu’da […]

28 Şubat’ı Hatırlamak

Dün, rahmetli Necmettin Erbakan’ın 5. vefat yıldönümü idi. Cenazesi de 5 yıl önce bugün kaldırılmıştı. Bugün ise aynı zamanda 28 Şubat darbe sürecinin 19. yıldönümü. Tarihsel açıdan sembolik bir çakışma gerçekten. Sanıyorum bugün, bol bol 28 Şubat hikâyeleri dinleyeceğiz. 28 Şubat’ın neden darbe süreci olarak anıldığına dair yaşanmışlıkları hatırlayacağız. O yüzden, 28 Şubat’ta neler olduğuyla […]

7 Haziran’ın Gösterdiği, 1 Kasım’ın Çözemediği Kriz

  7 Haziran, Türkiye’deki siyasal ve toplumsal parçalanmışlığın parlamenter siyasetin ötesinde, bir sistem krizine dönüştüğünü göstermişti. 1 Kasım ise sistemin girdiği krizin derinliğini açığa çıkarıyor. Meseleyi siyasal iktidarın yönetimiyle sınırlandıranlar için yöneticilerin seçimi konusundaki belirsizliğin giderilmiş olması yeterlidir. Bu yeterlilik, mevcut şartların siyasi, iktisadi yahut sosyolojik açıdan sürdürülebilir sayıldığı koşullarda kendi çözümlerini beraberinde getirebilir. 7 […]

Hep Birlikte Kaybetmeden Önceki Eşikteyiz

Kaotik bir dönemden geçiyoruz. Her yerden çatışmaların, ölümlerin haberlerini alıyoruz. Her sabah, “acaba bugün neyle karşılaşacağız” kaygısıyla uyanıyoruz. Her akşam, “yarına bizi bundan beter bir şey mi bekliyor” endişesiyle yatıyoruz. Ne gününde, ne de gecesinde hayır göremediğimiz zamanlar… Yine de “Allah sonumuzu hayreylesin” diyoruz. İyimser olmak istiyoruz çünkü iyiliğe, esenliğe muhtacız. Ama görmemiz gereken bir […]