Sakarya 460. hafta: Barışın Yolu Özgür Kudüs’ten Geçer

2014_0705_sakarya-1

Sakarya Adalet Girişimi, İsrail’in Kudüs ve Gazze’de artan saldırılarını protesto ederken, İsrail’le her türlü siyasi, askeri ve ekonomik ilişkinin kesilmesini ve işgali destekleyen firmalara yönelik boykotun sürmesini istedi.

Sakarya’daki 460. hafta adalet ve özgürlükler eyleminde İsrail’in Kudüs ve Gazze’de son günlerde hız kazanan saldırıları protesto edildi. SAGİR (Sakarya Adalet Girişimi) adına Muharrem Demircan’ın okuduğu basın açıklamasında “Mübarek Ramazan ayına kavuşmuş olmanın sevinci, bir kez daha hüzne bulandı. Siyonist işgal altındaki Kudüs ve abluka altındaki Gazze, İsrail’in son terörist saldırılarıyla zor günler yaşıyor. 20 gün önce kaçırıldığı iddia edilen üç Yahudi yerleşimcinin öldürülmüş olarak bulunmasıyla birlikte işgal ordusu, geleneksel zorbalığına hız verdi. Son üç haftada 600’den fazla Filistinli sebepsiz yere gözaltına alındı. Daha acısı ise Kudüs’te 15 yaşındaki Muhammed Ebu Hudayr’ın üç Siyonist yerleşimci tarafından kaçırılıp, öldürülmesi oldu. Sabah namazına giderken Şa’fat Camisi’nin önünden kaçırılan Muhammed’in öldürülmeden önce çok fena şekilde işkenceye uğradığı ve daha sonra yakıldığı anlaşıldı.” dedi.

Filistinlilere yönelik uygulamalar karşısındaki kayıtsızlığı eleştiren SAGİR, “İşgalci askerlerin kaçırılması karşısında dünyayı ayağa kaldıran uluslararası güçler, Filistinli gencin kaçırılıp hunharca yakılması karşısında ise sessizliği ve geçiştirmeyi tercih etti. Böylece “uluslar arası toplum” denilen uydurmanın, zalimlerin dayanışmasından başka bir şey olmadığı yeniden anlaşıldı. Şunu iyi görmeliyiz ki; her şeyi İsrail’in güvenliğine endekslemiş “uluslar arası toplum” için, bu coğrafyada birbirine düşürdüğü halklardan kaç milyonun insanın öldüğünün hiçbir önemi yok! Yeter ki, küresel emperyalizmin bu ileri karakolu ayakta kalsın! Buna karşı Filistin halkının direniş etrafında kenetlenerek hepimize verdiği mesaj ise açık ve net: Bir olursak, hiç kimsenin gücü bizi korkutmaya yetmez! Sakarya Adalet Girişimi olarak, Filistin halkının bu mesajını selamlıyoruz! Dünyanın direnen tüm halklarının yanında olduğumuzu bir kez daha paylaşıyoruz.” dedi. Türkiye-İsrail arasındaki ekonomik ilişkilerin rekora gitmesinin eleştirildiği açıklamada, İsrail’le her türlü siyasi, askeri ve ekonomik ilişkinin kesilmesi, ülkemizdeki NATO üslerinin kapatılması ve füze kalkanının kapatılması çağrısı yapıldı.

Suriye, Irak, Mısır, Afrika ve Doğu Türkistan’daki Müslümanların durumuna değinilen basın açıklamasında, Mısır’daki darbe yönetiminin idam kararları ile Çin yönetiminin oruç ve teravih namazını yasaklaması protesto edildi. Türkiye’deki İslamcılığın öncü isimlerinden kabul edilen Sedat Yenigün’ün de anıldığı açıklama, Başbağlar Katliamı’nın 21. yıldönümü sebebiyle verilen şu mesajla son buldu: “Başbağlar katliamında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz. Faillerin hâlâ bulunup, cezalandırılmadığı bu hadise, Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşananlarla birlikte düşünüldüğünde; halkın arasına nasıl bir fitne tohumu atılmak istendiği daha iyi anlaşılmaktadır. Temennimiz, geçmişin bu acı tecrübelerinden ortak dersler çıkarılması ve bugün de aynı tezgahı kurmak isteyenlere geçit verilmemesidir. Bunun için birbirimizin acısını paylaşmak, anlamlı bir başlangıç olacaktır. Sakarya Adalet Girişimi olarak, Rabb’imizden herkesin adil, özgür ve haklarıyla birlikte barış ve kardeşlik içinde yaşadığı günleri görebilmeyi niyaz ediyoruz.”

Açıklamanın ardından İsrail bayrağı yakılarak “Özgür Kudüs, İsrailsiz bir dünya”, “Katil İsrail, Ortadoğu’dan defol” sloganları atıldı.
460. hafta basın açıklaması

Barışın ve Esenliğin Yolu Kudüs’ün Özgürlüğünden Geçer

Değerli basın mensupları, duyarlı Sakarya halkı;

Mübarek Ramazan ayına kavuşmuş olmanın sevinci, bir kez daha hüzne bulandı. Siyonist işgal altındaki Kudüs ve abluka altındaki Gazze, İsrail’in son terörist saldırılarıyla zor günler yaşıyor.

20 gün önce kaçırıldığı iddia edilen üç Yahudi yerleşimcinin öldürülmüş olarak bulunmasıyla birlikte işgal ordusu, geleneksel zorbalığına hız verdi. Yerleşimcilerin kimler tarafından kaçırıldığı ve öldürüldüğü bilinmiyor. Lakin işgal güçleri, ilk andan itibaren bunu bir bahaneye çevirerek Filistin halkına yönelik zulüm politikalarını peş peşe uygulamaya başladı.
Son üç haftada 600’den fazla Filistinli sebepsiz yere gözaltına alındı. Şüpheli diye aranan evler yakıldı, yıkıldı. Tarım arazileri talan edildi. Gazze’ye düzenlenen yoğun hava saldırısında onlarca insan yaralandı, bir o kadarı da evsiz kaldı.

Daha acısı ise Kudüs’te 15 yaşındaki Muhammed Ebu Hudayr’ın üç Siyonist yerleşimci tarafından kaçırılıp, öldürülmesi oldu. Sabah namazına giderken Şa’fat Camisi’nin önünden kaçırılan Muhammed’in öldürülmeden önce çok fena şekilde işkenceye uğradığı ve daha sonra yakıldığı anlaşıldı.

İşgalci askerlerin kaçırılması karşısında dünyayı ayağa kaldıran uluslararası güçler, Filistinli gencin kaçırılıp hunharca yakılması karşısında ise sessizliği ve geçiştirmeyi tercih etti. Böylece “uluslar arası toplum” denilen uydurmanın, zalimlerin dayanışmasından başka bir şey olmadığı yeniden anlaşıldı.

Şunu iyi görmeliyiz ki; her şeyi İsrail’in güvenliğine endekslemiş “uluslar arası toplum” için, bu coğrafyada birbirine düşürdüğü halklardan kaç milyonun insanın öldüğünün hiçbir önemi yok! Yeter ki, küresel emperyalizmin bu ileri karakolu ayakta kalsın! Yeter ki, bölgeyi ateşe veren politikaların taşeronluğunu yapan siyonist rejim yıkılmasın! Bunun için her yanımızda savaş var, kargaşa var, mezhepçilik fitnesi var!

Siyonist düşman her ne yaparsa yapsın, Filistin halkının direniş etrafında kenetlenerek hepimize verdiği mesaj ise açık ve net: Bir olursak, hiç kimsenin gücü bizi korkutmaya yetmez! Tek bir yumruk gibi olursak, ne tehditler ne de bombalar bizi yıldırabilir! Birlikte direnirsek, kurtuluş elbet yakındır!

Sakarya Adalet Girişimi olarak, Filistin halkının bu mesajını selamlıyoruz! Dünyanın direnen tüm halklarının yanında olduğumuzu bir kez daha paylaşıyoruz. Ve bir kez daha vurgulamak istiyoruz ki; Kudüs’ün özgürlüğü, ümmetin özgürlüğüdür! Siyonist işgal sürdükçe bölgemizden acının, fitnenin ve gözyaşının eksik kalmayacaktır. Mescid-i Aksa’da yedisinden yetmişine her etnik gruptan, her mezhepten Müslümanlar, kardeşçe ve özgürce secdeye gitmeden, ne Ortadoğu’ya ne de dünyaya barış ve esenlik gelebilir!

Ne yazık ki bu gerçek, hâlâ yeterince idrak edilebilmiş değil! Yoksa, Mavi Marmara’nın hesabı sorulmamışken, siyonist saldırganlık sürerken, Türkiye-İsrail arasındaki ekonomik ilişkiler rekora doğru koşar mıydı?

Sakarya Adalet Girişimi olarak siyonist rejimle her türlü siyasi, askeri ve ekonomik ilişkinin kesilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Siyonist konsoloslukların, elçiliklerin kapatılmasını; bu korsan rejimi korumak üzere ülkemize konuşlandırılan NATO üslerinin ve füze kalkanının kaldırılmasını talep ediyoruz.

Halkımızdan ise her türlü siyonist firmaya ve markaya karşı duyarlı davranmasını bekliyoruz. Unutulmasın ki, boykot etmeden aldığınız her ürün, Kudüs’te kardeşlerimize sıkılmış bir kurşunun, Gazze’ye atılan bir bombanın faturasını ödemektedir! Gelin, bu vebale ortak olmayın!

2014_0708_sakarya-2

Değerli dostlar,

İsterdik ki, on bir ayın ardından kavuştuğumuz şu mübarek günlerin sevincini doyasıya yaşayabilelim! Lakin dünyanın farklı coğrafyalarından peş peşe gelen kara haberler alırken bu ne kadar mümkün olabilir ki?

Suriye’de yanan ateş Irak’a sıçramış vaziyette… Mısır’da ise birinci yılını geride bırakan darbe rejimi yüzlerce insanı idama mahkûm etti. Darbe karşıtı gösterilerde iki günde 5 kişi daha hayatını kaybetti.

26 Afrika ülkesinde açlık ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Çin yönetimi ise Doğu Türkistan’da kamu çalışanlarına, öğretmenlere ve öğrencilere oruç tutmayı, teravih namazı kılması yasaklıyor!

O halde soralım: Dünyanın tüm zalimleri, zorbaları zulüm politikalarında birleşirken, yeryüzünün mazlumlarının ayrışması kime hizmet etmektedir? Dini, etnik ya da mezhebi çatışmaları körükleyenlerin tuzağına düşmek, özlemini duyduğumuz barış ve esenliğe bizi nasıl ulaştırabilir?

Sakarya Adalet Girişimi olarak, herkesi hak, adalet ve özgürlükler konusunda birleşmeye, dayanışmaya ve direnişe davet ediyoruz. Kur’an ayı Ramazan vesilesiyle, Allah’ın ayetlerine kulak vermeye çağırıyoruz. Ancak o zaman kurtuluşa erebiliriz.

Basın açıklamamıza, bundan tam 21 yıl önce Başbağlar katliamında hayatını kaybedenleri rahmetle anarak son vermek istiyoruz. Faillerin hâlâ bulunup, cezalandırılmadığı bu hadise, Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşananlarla birlikte düşünüldüğünde; halkın arasına nasıl bir fitne tohumu atılmak istendiği daha iyi anlaşılmaktadır. Temennimiz, geçmişin bu acı tecrübelerinden ortak dersler çıkarılması ve bugün de aynı tezgahı kurmak isteyenlere geçit verilmemesidir. Bunun için birbirimizin acısını paylaşmak, anlamlı bir başlangıç olacaktır.

Bugün ayrıca, Türkiye’deki İslami mücadele geleneğinin öncü isimlerinden, gönlünü bütün genişliğiyle açarak insanları kazanmaya çalışan Sedat Yenigün’ün şehadet yıldönümü. Kendisini rahmetle anıyoruz.

Sakarya Adalet Girişimi olarak, Rabb’imizden herkesin adil, özgür ve haklarıyla birlikte barış ve kardeşlik içinde yaşadığı günleri görebilmeyi niyaz ediyoruz.

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ

 

Bir cevap yazın