İmad Muğniye’nin Şehadetinin 6. Yıldönümü!

2014-0211-imad-mugniye

Dünya, İmad Muğniye’yi 6 yıl önce tanıdı. CIA ve Mossad ise, onu 25 yıldır tanıyordu. Amerika ve İsrail hedeflerine yönelik sarsıcı eylemler gerçekleştiren İmad Muğniye, 25 yıldır CIA ve Mossad’ın öldürmek istediği bir isimdi.

İmad Muğniye, coğrafyasını avucunun içi gibi bildiği –nitekim İsrail ile Lübnan arasında çatışmaların ana merkezi olan Lübnan’ın Sur şehrinde Temmuz 1962’de doğmuştu. İmad Muğniye’nin ailesi çiftçiydi. 5 kişiden oluşan aile daha sonra -anne babası ve Cihat ile Fuat adındaki iki kardeşi- Beyrut’un güneyindeki Dahiye’ye taşındı. Muğniye ilköğretim ve lise eğitimini Lübnan okullarında tamamladı. Büyüyünce kısa bir süreliğine Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde okudu.

Muğniye’nin direniş hareketleriyle ilk teması henüz 15 yaşındayken, 1977 yılında gerçekleşti. Muğniye, Lübnanlı fikir ve aksiyon adamı Enis Nakkaş’ın yanına giderek askeri eğitim almak, İsrail’e karşı mücadele etmek istediğini bildirdi. Nakkaş o günlerde, Fetih Hareketi içerisinde mücadele etmekteydi.

1980’li yılların başında Muğniye’yi, Fetih hareketi içerisinde önemli görevlere getirildiğini görüyoruz. Öyle ki Ebu Ammar, Ebu Cihad ve Ebu İyad gibi Fetih liderlerini korumakla görevli olan Fetih hareketine bağlı Kuvvet 17’le çalışmaya başlamıştı.

Muğniye 1982 İsrail işgalinden sonra Beyrut’tan çıkmak zorunda kalan Fetih’ten ayrılarak, model aldığı şahıslardan birisi olan Dr. Mustafa Çamran ve İmam Musa Sadr önderliğinde kurulan Emel Hareketi içerisinde yer aldı. Bundan bir süre sonra Hizbullah’ın kurulmasıyla birlikte, Hizbullah kadroları içerisinde görev almaya başladı. Bu dönemde Fetih’in Lübnan’daki silahını Hizbullah ve Emel’in temsilcisi olarak Lübnan direnişine nakletme işine yardım etmişti.

Muğniye, 1982 ile 1985 yılları arasında, Hizbullah’ın ruhani lideri olan Muhammed Hüseyin Fadlullah’ı koruma görevini yürüttü. Daha sonra savaş meydanındaki planlamaları ve komuta etme alanındaki harikulade yeteneği sebebiyle Hizbullah’ın özel operasyonlarından sorumlu oldu.

Muğniye’nin askeri alandaki bu yeteneği, İranlı üst düzey liderlerin gözünden de kaçmamıştı. 80’lerin başlarında İran’a ilk gidişinde –o vakit 20 yaşlarındaydı- yüksek savaş yeteneğini gösterdi. Muğniye, İran devrimine tutkuyla bağlı diğer gençlerden birisi olmakla birlikte diğerlerinden farklı meziyetlere sahipti.

Amerikan kaynakları Muğniye’yi İran, Irak, Lübnan ve diğer bölgeler arasında gidip gelen, dünyada en çok Amerikalı öldüren kişi –bu 11 Eylül’den önce- olarak tanımlıyor.

25 Yıllık Kovalamaca

Muğniye, 25 yıldır 42 devlette, CIA ve Mossad ajanları tarafından aranmaktaydı. Geçen 25 yıl süre içerisinde Muğniye, gece gündüz demeden İsrail’e karşı tarihi zaferin kazanılması için çalıştı. Amerika, Muğniye’nin yeri hakkında bilgi verenlere 25 milyon dolar ödül vereceği ilan etti.

Meydandan geri çekilmedi ama gizlenmeyi de başardı. Kaynaklara göre Muğniye, sürekli olarak takipte olduğu için 1990 ve 1997 yıllarında, olmak üzere en az iki defa yüzüne cerrahi operasyon yaptırdı. Muğniye, Lübnan dışında rahatça dolaşabilmek için Lübnan, Suriye, İran ve Pakistan pasaportları kullandı.

Muğniye, güvenlik gerekçesiyle, basın karşısına çıkmamayı, tercih etmekteydi. Hatta, fotoğraf da çektirmezdi. Bundan ötürü Muğniye’yi arayan CIA ve Mossad ajanlarının elinde, 24 yaşındayken çektirdiği fotoğraf bulunmaktaydı.

Adeta karda yürüdü ama izini belli etmedi. Muğniye’nin karda yürümesi ama izini belli ettirmemesinden ötürü “Tilki”, “Gölge adam” gibi isimlerle anılır olmuştu.

Birçok defa kaçırma ve suikast çalışmasından kurtulmayı başardı. Bunlardan birinde kıl payı ölümden döndü. Bir defasında normal bir yolcu uçağıyla Hartum’dan Lübnan’a gittiği ve uçağın bir Arap ülkesi havaalanında durduğu haberi Arap ve Batılı güvenlik teşkilatlarına gelince onu tutuklamaya çalıştılar ama Muğniye tutuklanmaktan kıl payı kurtuldu çünkü bilgi birkaç dakika geç gelmişti.

2000 yılında, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesiyle sonuçlanan tarihi zaferin arkasındaki isim, İmad Muğniye’ydi. Fakat, o “Zaferi kazanan komutan, benim diyerek” basın karşısına çıkmadı.

2000 yılında elde edilen zaferden sonra Lübnan direnişini daha büyük savaşa hazırladı. Temmuz 2006’da Muğniye’nin beklediği savaş gelip çatmıştı. 33 gün süresince Hizbullah savaşçılarını yönlendiren, savaşın yöneten ve nihayetinde zaferi kazanan komutan yine İmad Muğniye oldu.

Muğniye, 2006’daki savaştan sonra da köşesine çekilmedi. İsrail’in intikam alacağının farkında olan Muğniye, Temmuz savaşındaki zaaf noktalarının giderilmesi için çalışmalarını sürdürmeye devam etti.

Güvenlik sorunundan ötürü Lübnan dışına çıkmaması isteniyordu. Fakat o, direnişi İsrail karşısında daha güçlü konuma getirmek için, Lübnan dışına çıkmaktan endişe hissetmedi.

İmad Muğniye Şehid Oldu

Geçen 25 yılın ardından, iki zaferin komutanı İmad Muğniye, 13 Şubat 2008’de çok sevdiği Hz. Rukeye’nin kabrini ziyaret ettikten ve matem gecesine katıldıktan sonra Suriye’nin başkenti Şam’da uğradığı suikastle şehid edildi. Muğniye, kendi aracının arkasına parkeden bir araca yerleştirilen bombanın patlatılması neticesinde şehid olduğu öğrenildi.

Muğniye’ye yakın kaynaklara göre Muğniye suikasti, Amerika, Avrupa, İsrail ve Arap istihbaratının koordineli çalışması neticesinde gerçekleşti. CIA’nın kontrolünde bir Avrupa ülkesinde araca bomba yerleştirildi. Arap istihbaratı, Muğniye’nin bulunduğu mekanı bildirdi. Mossad’a da bombayı patlatmak düştü.

Imad’ın şehadetiyle birlikte Muğniye ailesi, evlatlarının üçüncüsünü de İsrail’e karşı mücadelede şehid vermiş oldu. İmad’ın Cihad ve Fuad adlı kardeşleri de daha önceden şehid olmuşlardı.

İmad, 11 Haziran 1984’te, Fadlullah’ı koruma görevini devrettiği kardeşi Cihad’ı kaybetti. Cihad, Fadlullah’ı hedef alan İsrail saldırısı sırasında şehid oldu. Fadlullah ise bu saldırıdan yara almadan kurtulmayı başardı. Cihad şehid olduğu sırada, 28 yaşındaydı.

İmad’ın diğer kardeşi Fuad ise 21 Aralık 1994’de şehid oldu. Bu saldırıda esasında hedefte, İmad vardı. Mossad ajanı Ahmed Hallak’tan şüphelenen İmad, Hallak’la randevulaşmasına rağmen buluşma yerine gitmedi. Hallak’ın hazırladığı bomba düzeneği, kardeş Fuad’ı vurdu. Fuad, 31 yaşındayken şehid oldu. Bu saldırıdan iki yıl sonra Hallak, Muğniye tarafından yakalandı ve idam edildi.

Kaynak: İsra Haber

Bir cevap yazın