Ali İsmail Korkmaz’ın Failleri Bulunmalı, PVSK değişmelidir

2013_0711-korkmaz

Eskişehir ilinde, 03.06.2013 tarihinde saat 02.00 civarında, Gezi protestoları dönüşünde evine giderken, üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz isimli eylemci, eski otogar civarında sivil polis olduğu iddia edilen 5-6 kişi tarafından acımasızca dövülerek hastanelik edildi.

Hemen sonrasında hastaneye giden gencimizin, Gezi Parkı olayları sebebiyle gözaltına alınma korkusundan dolayı, bu olaydan bahsetmediği, merdivenden düştüğünü söylediği anlaşılmaktadır. Ancak bir sonraki gün durumunun ağırlaşması üzerine, avukatı ile birlikte polis merkezine gelerek olaydan bahsedip suç duyurusunda bulunan Ali İsmail KORKMAZ, daha sonra da hayati tehlike tanısıyla hastaneye yatırılarak tedavi altına alınmış, sonuç alınamayarak, dün yaşamını kaybetmiştir.

Kendisine Allah’tan rahmet, acılı ailesine sabır diliyoruz.

Öncelikle acilen olay mahallini gören tüm kameraların toplanarak C.Savcılığına verildiği bilgisine binaen, delillerin karartılmamış olduğu ümidiyle, kayıtların aciliyetle incelenerek, şahısların kimliklerinin tespiti ve polis olup olmadıklarının, sivil polis iseler haklarında ne işlem yapıldığının kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz.

Doğrudan C.Savcılığına bağlı adli kolluk oluşturulmadığı müddetçe, darp edenler sivil polis iseler, aynı delilleri toplayıp gönderen resmi polislerin delilleri karartıp karartmadıkları konusundaki şüphenin daima zihinlerde canlı kalacağını da belirtmek istiyoruz.

Siyasi iradenin, Gezi olayları sonrasında, kayıtsız şartsız polisin arkasında olunduğunu belirtir, “polis görevini yaptı” “polis demokrasi sınavını iyi verdi” “başka ülkelerde polis silah ta kullanıyor” “polisimiz destan yazdı” gibi ifadeler, Polis vazife ve Selahiyet Kanunu’na göre, güç kullanma yetkisini elinde bulunduran polisi öyle motive etmektedir ki, bu polis aldığı bu motivasyon ile, İzmir’de üzerine polis yeleği giymeden sopalarla güç kullanabilmekte, numarası olmayan kasklar ile görev yapabilmekte, gaz bombalarını göstericilerin yüzüne karşı sıkabilmekte, “hizmette” sınır tanımayabilmektedir. Bu durum ise vatandaşlarımızın temel haklarının ağır şekilde ihlaline sebep olmaktadır.

Gezi olayları vesilesiyle, MAZLUMDER ve BARAN TURSUN VAKFI’nın birlikte yürüttüğü “DİKKAT POLİS GELİYOR!” kampanyası çerçevesinde 5 aydır devam eden ve yasa değişinceye kadar da devam edecek olan Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu’nun değişimine ilişkin kampanyamızın haklılığı ve aciliyeti ve değişiminin zorunlu olduğu bir kez ortaya çıkmıştır.

Aynı zamanda muhalif olan vatandaşlar da dâhil olarak, tüm yurttaşların can, mal ve namusunun devletin koruması altında olduğu, bunlara dönük özellikle polisten kaynaklanan bir hatanın sonuna kadar takip edileceği beyanının siyasi irade tarafından yapılması ve bilakis hukuka uyma noktasında polisin motive edilmesi gerekliliği de yine açığa çıkmıştır.

MAZLUMDER olarak; Ali İsmail Korkmaz olayı ve Gezi olayları ile ilgili tüm kamera ve video kayıtlarının ivedilikle incelenmesi, sorumluların tespiti ile haklarında gerekli işlemlerin yapılmasını, hukuk devletinde polis olmanın gereklerinin yapılmasını talep etmekteyiz.

M. Arif KOÇER

MAZLUMDER Genel Bşk. Yard.

Bir cevap yazın