Suriye’de kriz ve dram 2. yılında

Suriye’deki gerilim tam iki yıl önce bugün, 15 Mart 2011’de güney kenti Dera’da başladı. Bir duvara rejim karşıtı sloganlar yazan 15 öğrenci gözaltına alınmıştı; çocuklara tırnakları sökülerek işkence yapıldığı iddia ediliyordu. Muhalifler, 15 Mart’ı ‘öfke günü’ ilan ederek sokağa döküldü. Çeşitli kentlerdeki protestolar haftalar sürdü. Suriye, 1980’lerden bu yana böyle bir ayaklanmaya tanıklık etmemişti.

Devlet Başkanı Beşşar Esad çeşitli reformlar açıklasa da birçoğu kağıt üzerinde kaldı. İsyan kısa sürede silahlı ayaklanmaya ve iç savaşa dönüştü.

Barışçıl gösterilere şiddetle karşılık verilmesi üzerine silahlanan muhalifler hâlâ savaşıyor.

70 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ülkede rejimin ayrım gözetmeksizin giriştiği katliam sebebiyle bilanço her geçen gün kabarıyor. Beş milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalırken, bunların 1,1 milyonu komşu ülkelerde sığınmacı konumunda.

Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), rejime bağlı ordu birliklerinin muhaliflerin yoğun olduğu bölgelere düzenlediği saldırılarda dün 96 kişinin öldüğünü bildirdi.

SNHR, ordu birliklerinin hava destekli saldırılarında başkent Şam’ın banliyölerinde 32, Humus’ta 22, Dera’da 12, Halep’te 9, Rakka’da 7, Haseke ve Hama’da 4’er, Kuneytra ve İdlib’te 2’şer, Deyru’z Zor ve Lazkiye’de birer olmak üzere 96 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Bu arada, Suriye Genel Devrim Konseyi, Özgür Suriye Ordusu ve düzenli ordu arasında Şam başta olmak üzere, Halep, Dera, Deyru’z Zor, Humus ve İdlib’te şiddetli çatışmalar yaşandığını aktardı.

Geçen hafta itibariyle 1 milyon Suriyeli çevre ülkelerde kayıt altına alındı, 2 milyondan fazla kişi Suriye’de yerlerinden oldu. BM, 4 milyondan fazla Suriyeli’nin de Suriye içinde yardıma muhtaç halde yaşadığını söyledi.

KONUŞAN VERİLER

– İki yılda en az 70 bin kişi hayatını kaybetti.

– UNICEF’e göre, 2 milyondan fazla çocuk şiddetten etkilendi.

– Yaklaşık 3 milyon bina yerle bir oldu.

– Temiz suya ulaşım imkanı üçte iki oranında azaldı.

– Her beş okuldan biri hasar gördü ya da barınak olarak kullanılmaya başlandı.

– 22 milyonluk nüfusun yaklaşık 4 milyonu yerinden yurdundan oldu.

– Bu kişilerin 1.1 milyondan fazlası komşu ülkelere sığındı.

– Türkiye, Ürdün, Irak ve Lübnan’da 17 sığınmacı kampı kuruldu.

– Resmi istatistiklere göre, 2 milyar dolar değerinde tarihi eser ülke dışına kaçırıldı.

Çözüm için ne yapıldı?

ANNAN PLANI: En somut planı, BM’nin eski Suriye temsilcisi Kofi Annan hazırladı. Ancak altı maddelik planla 14 Nisan 2012’de devreye giren ateşkes, 25 Mayıs’taki Hula katliamı sonucu bitti. Annan 2 Ağustos’ta istifa etti. Yerine El Ahdar El İbrahimi getirildi.

SURİYE’NİN DOSTLARI GRUBU: BU uluslararası grup, ilk toplantısını şubatta Tunus’ta yaptı. Nisanda İstanbul’da, temmuzda Paris’te toplandı. Muhalifler, tek temsilci olarak tanınma hedefine Fas toplantısında ulaştı. Grup, Şam’ın en önemli müttefikleri İran ve Rusya’nın katılmaması nedeniyle çözüm sürecinde tartışmalı hale geldi.

CENEVRE MUTABAKATI: 30 Haziran 2012’de, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkeler İsviçre’de muhaliflerle rejim temsilcilerinden oluşacak geçiş hükümeti için anlaştı. Rusya önkoşul dayatılmasını reddedince, Esad’a “git” çağrısı yapılmadı. Rusya hala barış için Cenevre Planı’na işaret ediyor. ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı John Kerry önceki gün bu planı andı.

Kaynak: Dünya Bülteni

 

Bir cevap yazın