TARIM İŞÇİLERİNİN YAŞAM MÜCADELESİ

Sayılarının on bini bulduğu belirtilen mevsimlik işçiler, genelde tarla başlarında kurdukları çadırlarda barınıyorlar. Yanlarında getirdikleri çocukları ile elektriksiz ve susuz çadırlarda kalan aileler, Adana’nın sıcağından bunaldıklarını, çocuklarının da kaldıkları sağlıksız ortamdan dolayı tifo, brucella, sarılık ve sıtma gibi hastalıklarla karşı karşıya olduklarını belirtiyorlar.

Yüreğir kaymakamlığının kendilerine Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Sosyal Hayatlarını İyileştirme Projesi (METİP) kapsamında tuvalet ve ortak alan çadırı kurduğunu ancak bunun dışında hiçbir destek görmediklerini belirten mevsimlik tarım işçilerinden İsmail Demir, “Biz çalışmak için ailece Urfa’dan Adana’ya geldik. 25 TL yevmiye ile patates soğan işlerinde çalışıyoruz. Kendi imkânlarımızla kurduğumuz çadırlarda yatıp kalkıyoruz. Kaymakamlık tarafından kaldığımız çadırların yanına çok amaçlı seyyar çadır ile tuvalet kuruldu, çöp varilleri katıldı. Ancak burada su ve elektrik olmadığından çok sıkıntı çekiyoruz. Su ihtiyacımızı yanında çalıştığımız tarla sahipleri traktörlerle getirdikleri su depolarıyla sağlıyor. Bu su yetersiz olduğundan elbiselerimizi ve temizlik ihtiyaçlarımızı kanal suyu ile sağlıyoruz. Yağmur yağdığında da çadırlarımız su altında kalıyor. “dedi.

Ömürlerinin çadırlarda geçtiğini belirten Demir ve ailesi, biz yılın sadece üç ayını memleketimiz olan Urfa’da geçiriyoruz. Diğer dokuz ay boyunca Çukurova’ya geliyoruz. Ayrıca fındık zamanı Karadeniz’e ya da Ankara’ya soğana gidiyoruz. Sabah gün doğmadan kalkıp işimize gidiyor akşam yorgun çadırlara dönüyoruz. Çalışma saatlerimiz belli değil. Bu kadar çok çalışmamıza rağmen çoğu zaman hakkımızı dahi alamıyoruz. İşverenler paramızı sezon sonuna kadar geciktiriyorlar. Bir de bu çalışma ve ilden ile gezmemizden dolayı çocuklarımız okula gidemiyor.” şeklinde durumlarını özetledi. Demir, her şeye rağmen yine de hallerine şükrettiklerini söyledi.

Kaynak: Ayhan Kaya, M. Emin Öcüt – İLKHA

Bir cevap yazın